ERKAN ÇELİKOL
159 şiiri ve 54 yazısı kayıtlı Takip Et

Samimiyetsizsiniz



SAMİMİYETSİZSİNİZ

Başbakan dün kardeşim dediği Esad a bu gün düşmanım diyebiliyor, siyaset biraz böyle bir şey. Çıkarların yarıştığı ve yalnızca kazanmayı hedef almış bir bakış açısıdır. Vaktiyle dün dündür bu gün bu gündür sözünden de anımsayacağımız gibi kaypak bir zemin üzerinde gezinen siyaset şu gerçeği unutturmamalı. HALKLARIN KARDEŞLİĞİ ESASTIR Dünya siyaseti çıkarlar üzerine kurulu olduğu için politikacıların kaypak tavırlarına bakıp masum halkların yaşadığı zulmü görmezden gelemeyiz. Buna Mısır’da ölenler de dahil, Afrika’da açlık savaşı verenler de, Libya’da, Afganistan’da, Irak’da, Suriye’de, Filistin’de, Balkan ülkelerinde, Rusya’da, Çin’de kısacası tüm Dünya da ve en çok da kendi ülkemizde GEZİ DİRENİŞİN de. Ben yalnızca bir insan olarak Mısır’da hiç tanımadığım bilmediğim insanların ölümlerine, yaralanmalarına üzülüyor ve bu aşağılık emperyalist oyunlara lanet ediyorum her gün. Asıl merak ettiğim ÖNEMLİ soru ise şudur... Binlerce insanımız GEZİ direnişi sırasında sokaklarda ölümcül bir şiddete maruz bırakılırken, üstelik bunların bir çoğu belki yan komşunuz, sınıf arkadaşınız yada yada aynı vapura bindiğiniz aynı havayı soluduğunuz insanlarken siz neredeydiniz? 5 Gencecik insan polisler tarafından katledilirken siz neredeydiniz? Yaşlı başlı insanlar (ki bayramda el öperiz hani biz) daha tüyü bitmemiş gencecik polisler tarafından dövülürken siz neredeydiniz? Kadınlar saçlarından sürüklenerek dövülür, taciz edilirken (ki siz inançlı insanlarsınız) neredeydiniz? Lideriniz olacak adam kibirden ölür, milyonlarca insana mahalle ağzıyla kafa tutup tehditler savururken (ki siz Mevlana’yı işitmiş, Yunus’u tanımış insanlarsınız) hoş görüyü ve tevazuyu bilirsiniz, neredeydiniz? Bir kaç ağaç kesilmesin diye çadırlarda uyumayı, kafalarına gaz kapsülü yemeyi, kurşun yemeyi, tazyikli su yemeyi, tacize uğramayı, asitli sularla yıkanmayı ve hepsinden önemlisi kendi değerleri için, onurları için dimdik ayakta durmayı ve de direnmeyi göze almış insanlar, kendi insanlarınız bu ülkenin İktidarı ve güvenlik güçleri tarafından zulme uğrarken NEREDEYDİNİZ? Şimdi kalkmış Mısır için, Filistin için onlar bizim Müslüman kardeşlerimiz, zulme uğruyorlar diye ahkam kesiyorsunuz, tepki veriyorsunuz öylemi... Siz SİMİMİYETSİZSİNİZ, inançlı ve Müslüman rolü oynayan YOBAZ larsınız, masum inançları siyasete dönüştürüp kirleten din düşmanlarısınız. Atatürk dindar ve inançlı insanlarla değil din istismarı yapan yobazlarla savaşmıştır. Siz bunu din düşmanlığı gibi lanse etseniz de toplumlar (ki bunu tarih yüzlerce kez kanıtlamıştır) gerilemez. Yavaş yada hızlı ilerler ama hep ilerlerler. İşte bu sebepten şunu da dip not olarak belirtmek isterim; bu gün ülkemizde yaşanan bu savaş emperyalistlerin kuklası olan siz yobazlar ve Atatürk Türkiye’sini ve Cumhuriyet değerlerini savunan gençler arasındadır.

Beğen

ERKAN ÇELİKOL
Kayıt Tarihi:19 Ağustos 2013 Pazartesi 15:05:17

SAMİMİYETSİZSİNİZ YAZISI'NA YORUM YAP
"SAMİMİYETSİZSİNİZ" başlıklı yazı ile ilgili
düşüncelerinizi ve eleştirilerinizi diğer okuyucular ile paylaşın.


YORUMLAR

Okuduğunuz yorum yazar tarafından etkili yorum olarak seçilmiştir.
Yankı Beste Çığlık
20 Ağustos 2013 Salı 11:45:51
Başta ne kadar güzel söylemişsiniz dünyadaki katliamlara üzüldüğünüzü.Biz -burda biz derken benim gibi düşünen başkaları da olduğuna inandığım için biz diyorum- de Gezi'deki haksızlığa uğrayan,TOMA larla tazyikli su ve biber gazıyla müdahale edilen masum insanlara ,orada gerçekten çevrecilik adına ve onurları için ,özgürlükleri için bulunanlara üzüldük.Fakat art niyetli olarak az önce saydığım insanların sırtından geçinip darbe yapma hayalleri kuran ,toplumu saflara ayırmak isteyen,çevreye zarar veren,kamu mallarına zarar veren,güvenlik güçlerini taşlayan,belediye araçlarını ve iş yerlerini kundaklayan,esnafın ekmeğiyle oynayanlara ise hiç üzülmedik.

Siyasete gelince başlayan bu toplumsal olayı kullanmak isteyen parti ve siyasetçileri de ibretle izledik.Başbakanın takındığı tutumun yanlış olduğu gibi ,muhalefet de takındığı tavırla masum hassasiyetlerin nasıl kullanılabileceğinin bir örneğini daha sergiledi bize.

Bu direnişin Batı'da ve diğer ülkelerde nasıl körüklendiğini ve nasıl bir iç savaş havası yaratılmaya çalışıldığını da gördük ve böylece emperyalizme kimin alet olduğunu da...

Peki şunu sormak da lazım sizin sorduğunuz sorudan esinlenerek.Türkiye'deki bu olaylar neticesinde karar alan mahlemeler,mektup yazan yıldızlar ve siz, neden Gezi'yi Mısır'ın üstünde tutmakta ısrarlısınız?Oradaki halk hareketi onurlu bir hareket değil mi,masum bir insanın bile ölmesi dünyayı ayağa kaldırmalı tabii ama biz "Pardon,bizim acımız büyük,5 kayıp verdik daha yeni." deyip kulak mı tıkayalım dünyanın diğer yerlerindeki vahşete,katliamlara???

Karşınızdakileri - hitap ettiğiniz grup kimse - dini kullanmakla suçlamışsınız,evet din kolay kullanılabilen bir şeydir.Fakat düşüncem şu ki insanların tüm hassasiyetleri kullanılabilir.Örneğin ülkemizde büyük bir kitleyi Atatürk'ü kullanarak kolayca kışkırtabilirsiniz -talihliyiz ki bir kesim de bu unsuru hiç önemsemez-
Hatta bu kitleyi bir grup hayalî "emperyalist güçler tarafından kullanılan yobazlar" ve kendileri arasında savaş olduğuna bile
inandırabilirsiniz yazık ki...



Yankı Beste Çığlık tarafından 8/20/2013 11:50:57 AM zamanında düzenlenmiştir.

Cevap Yaz
neneh.
20 Ağustos 2013 Salı 11:30:53
Evet...Samimiyetsiz...Çıkar dünyası olmuş artık dünyamız...Mısırdaki insanları düşünme olayı değil aslında...Darbe korkusunu tatmış olanların nefesleri genişe çıkınca dünyayı kurtaracaklarına inanıp kendilerini örnek bir mevkide görmekten kaynaklanıyor.Biz bu duruma düşmedik diye sevinç çığlıkları atılıyor.Aynı zamanda globalleşme sevdasına milli olan ne var ise atılıyor.Entegre olmak istedikleri yere çakılmak üzere olan bir medeniyetin peşi sıra koşanlar, kendi dinamiklerini unutan toplumlar bir gün ama mutlaka bir gün yer yüzünden silinmeye mahkumdur.Saygılar efendim...Sayenizde anlamlı bir yazı okumuş olduk.

Cevap Yaz
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Edebiyatdefteri.com'u kullanarak Çerez Politikamızı kabul etmiş sayılırsınız.