ERKAN ÇELİKOL
159 şiiri ve 54 yazısı kayıtlı Takip Et

Kurtarılmış gölge




Adam (Hasan)
Ana karakter: 25/30 Yaşlarında zayıf, orta boylu, temiz yüzlü esmer.
Adamın Karısı: 22/26 Yaşlarında kısa boylu, zayıf, esmer ve doğulu tipte bir ev kadını.
Mehmet: 35/40 Yaşlarda, hafif kilolu, bıyıklı, köylü kurnazı, fabrika işçisi.
Muavin: 20/25 Yaşlarda, hilal bıyıklı, milliyetçi görünüşlü, sempatik, zayıf ve esmer.
Minibüs Şoförü: 40/45 Yaşlarda, esmer, göbekli, kirli sakalı olan milliyetçi görünüşlü.
Kadın Yolcu: Modern görünüşlü, 30/35 Yaşlarda, kilolu, bakımlı, kumral ya da sarı boyalı saçları olan ev kadını.
Çocuk: 8/9 Yaşlarda, sevimli, beyaz tenli, zeki görünüşlü masum yüzlü bir çocuk.
Yolcu: 30/35 Yaşlarda, devrimci bıyığı olan, solcu görünüşlü, zayıf, orta boylu, düzgün konuşan işçi.
1. Polis: 30/35 Yaşlarda, zayıf, itici bir tip.
2. Polis: 35/40 Yaşlarda orta boylu, orta kilolu, itici bir tip.
3. Polis: 40/45 Yaşlarda orta boylu, orta kilolu, itici bir tip.
Şoför: 30/35 Yaşlarda orta boylu, orta kilolu, itici bir tip.
FGR: Minibüs yolcuları, Fabrika işçileri, Devrimci görünüşlü sendikacılar.

Zaman: 1980 Sabah
Mekân: Bir gecekondu yatak odası
Terlik giyerken, bardağa çay dökülürken, sobada ısınan kıyafetler yakın görülür.

Sahne: 1/1 – Gün / İç

Adam uyumaktadır, saat sesi uyanmaya yakın yükselir. Saat zil çalar ve adam uyanır. Terliklerini çıplak ayak giyer banyoya gider. Oda soğuktur, karısı salonda kahvaltı hazırlar. Soba yanmaktadır, kadın adama havlu uzatır ve çayını koyar. Adam kurulanır, karısı ısınsın diye kıyafetlerini sobanın arkasına koymuştur. Adam giyinir, çoraplardan biri deliktir, aceleyle çaydan bir, iki yudum alır. Kadın kahvaltı yemeden çıkacağını anlayınca telaşlanır. Yerinden kalkmak isterken adam eliyle otur işareti yapar.

Adam Geç kaldım…
Kadın Bir, iki lokma yeseydin…

Adam umursamaz ve kapının arkasına asılı yeşil parkasını giyer, ayakkabılarını giyer çıkar. Kapıda donar resim.

Sahne: 2/1 – Gün / Dış

Zaman: Sabah
Mekân: Sokak - Meydan – Yol kenarı
Gazete alırken, kuyrukta beklerken, minibüse binerken yakın görürüz.

Adam minibüse binmek için sokaktan ana yola doğru yürümektedir, meydana, kalabalığa gelir, önce uzaktan yürürken görürüz. Bir büfeye yaklaşır, gazete alır. Gazete alırken yakın görürüz. Yürümeye devam eder, yol üzerinde minibüs bekleyen diğer insanları görürüz. Adam kuyruğa girer, diğerleriyle birlikte beklemeye başlar. Minibüs gelir, durur, minibüse doluşurlar, insanları arkalarından görürüz. Kapı kapanır ve minibüs hareket eder, ilerler kadrajdan çıkar.

Sahne: 2/3 – Gün / Minibüs içi

Zaman: Sabah
Mekân: Minibüs içi

Adam ayaktadır, minibüs kalabalık, kısık sesli arabesk müzik çalar. Biraz ilerledikten sonra şoför gaza bastıkça aracın motor sesi yükselir. Şoför ilerideki polisi görünce birden yat diye bağırır ve herkes çöker. Fotoğraf kararır, aracın motor sesleri ile makine sesleri birbirine girer.

Sahne: 3/1 – Gün / Fabrika içi

Zaman: Öğlen saatleri 12/1 gibi
Mekân: Büyük bir yedek parça atölyesi
Makinenin çalışması ve adamın ellerini yakın görürüz.

Makinenin çalışmasını görürüz, bu seri ve ritimli hareket bir metal parçayı işler, birkaç saniye sonra kadraj açılır, önce elleri sonrada yavaş; yavaş adamın tamamını görüntüye alırız. Adam çalışmaya devam eder. Tavır sürekli yapılan bir işin tekrarıdır. Adamda makine gibi otomatikleşmiş seri ve ritimli çalışır. Kadraj açılmaya devam eder ve onlarca kişinin aynı ritimle ve tempoyla çalıştığını görürüz. Birkaç saniye sonra yemek zili çalar. Makineler aynı anda kapanır. Herkes aynı yöne yürüyerek kadrajdan çıkar.

Sahne: 3/2 – Gün / Yemekhane içi

Zaman: Öğle yemeği saati 1/2 gibi
Mekân: Fabrikanın yemekhanesi
Tabldot yakın, konuşma yakın

Yemekhane genel görünüş, yemek alanların düzenli kuyruğu, masalardaki düzenli yemek yeme ve masalardan birinin yemeğine yakın. Kötü bir sulu yemek içinde isteksiz bir çatal çevirme, eller adamın elleri. Görüntü makine başındaki açıyla yakın bir fotoğraf. Arkada yemekhane uğultusu ve çatal kaşık sesleri var.

Mehmet Aç değimlisin?
Adam İştahım kaçtı…
Mehmet Eeee… Yengenin yemeklerine benzemez tabi.
Adam Mehmet’le aynı masada karşılıklı yemek yemektedir. Repliğin sonunda gülerken kadraj açılır.

Adam Doğru, senin iştahın yerinde maşallah…
Mehmet Yiyeceksin aslanım, yemeden olurmu hiç… Sen yiyeceksin, kendine bakacaksın ki hasta olmayasın. Sen hasta olursan kim çalışır?
Adam Doğru…
Mehmet Şu masadakileri görüyor musun?

Adam gösterdiği masaya bakar…

Adam Evet…
Mehmet Bakmalan, ne öyle dik, dik bakıyorsun…
Adam Ne oldu ki?
Mehmet Hepsi komünist onların, sendika kuracaklarmış…
Adam Eeee…
Mehmet Sendika diyorum oğlum, işleri yok ortalığı karıştıracaklar senin anlayacağın. Hak, hukuk olayları yani…
Adam Banane, ne yaparlarsa yapsınlar…
Mehmet Nasıl Banane lan, bunlar yarın öbür gün grev, mırev diye tutturdu mu görsen o zaman.
Adam Sigara içeceğim ben…

Der ayağa kalkar, Mehmet kolunu tutar, kendisine doğru çekip.

Mehmet Yanına yanaşıp konuşmaya kalkarlarsa uzak dur, diklenmede öyle, ben anlamam o işlerden ama sizden yanayım de…
Adam Tamam, tamam…

Der ve çıkar Mehmet gösterdiği masadakilerden biriyle göz, göze gelir. Adamın çok sert baktığını görünce gülümser, onlara doğru repliğini söyleyerek çıkar.

Mehmet Afiyet olsun kardeşler…

Sahne: 3/3 – Gün / Fabrika önü dış

Zaman: Öğle yemeği saati 1/2 gibi
Mekân: Fabrikanın kapı önü

İşçiler sigara içerler genel görürüz. Zil çalar ve hepsi içeri girer…

Sahne: 4/1 – Akşamüstü / Adamın evi dış

Evi dışarıdan genel görürüz, bacadan duman çıkmaktadır. Pencereye odaklanır evin içine gireriz. Kadın yemek hazırlamaktadır. Havanın karardığını fark eder ve lambayı yakar. Lamba yanar ekran kararır.

Sahne: 5/1 – Akşam / Fabrika önü dış

Zaman: Akşam iş çıkışı saati 6/6:30 gibi
Mekân: Fabrikanın kapı önü

İşçiler dağılmaktadır, telaş içerisinde herkes otobüse minibüse yetişme çabasındadır. Önce kalabalığı bütün görürüz ve çıkış kapısına kadar adamı izleriz. Kapı önünden herkes gider, yalnız Mehmet kalır. Çıkış kapısının arkasından kapı önünde duran Mehmet’i tersten görürüz. Mehmet kapı önünde bekler biri gelip Mehmet’e gazeteye sarılı bir paket verir. Mehmet paketi alır ve iki ayrı yöne doğru uzaklaşırlar. Karanlık iyice belirginleşir…

Sahne: 6/1 – Akşam / Yol üzeri

Zaman: Akşam eve dönüş saati 7/7:30 gibi
Mekân: Yol üzeri

Kalabalık bir grup minibüs beklemektedir, adam da orta sıralarda bir yerdedir. Minibüs gelir, kapı açılır, muavin iner yolcuları almaya başlar. Adam binmiştir, araç dolunca binmek isteyen yolcuyu durdurur.

Muavin Hop… Beyler tamam, ayakta yolcu yok, bu saatte olmaz…

Yolcular homurdanır, vücut hareketleri ile memnuniyetsizliklerini anlarız. Minibüs hareket eder, kadrajdan çıkar.

Sahne: 6/2 – Akşam / Minibüs içi

Zaman: Akşam eve dönüş saati 7/7:30 gibi
Mekân: Minibüs içi

Kısık sesli arabesk müzik çalmaktadır, muavin ücretleri toplar.

Muavin Devam et… Evet, beyler ücretleri alalım, ücretler bozuk olsun bir zahmet…

Bir kadının yanında çocuk oturmaktadır. Yolcular ücretlerini uzatırlar muavine. Para alışverişi olurken…

Kadın Bir kişi alırmısın…
Muavin Abla çocuk oturuyor…
Kadın Boş diye oturdu canım, alırım ben onu kucağıma…
Çocuk Banane, ben oturmam kucağına…
Kadın Aaa… Ayıp oğlum, bak başkaları oturacak oraya.
Çocuk Banane, başka yere otursunlar, ben kalkmam…
Kadın Tamam kardeş, kusura bakma, sen iki kişi al oradan…

Muavin kadına para üstünü uzatır…

Muavin Buyur abla, çocuk senden dişli çıktı valla…
Çocuk Dişim çıktı benim…

Şoför ilerideki çevirmeyi görür, yavaşlar…

Şoför Hayda…
Muavin Ne oldu abi…
Şoför Yine çevirme…
Muavin Evet, beyler kimlik kontrolü, on dakika mola…

Yolcular homurdanır, yinemi, bu kaçıncı, bu saatte, eve geç kaldık gibi cümlelerle rabarba… Minibüs durur, kapıyı dışarıdan polis açar.

Polis Kimlik kontrolü, herkes kimliğini çıkarsın…
Muavin Evet, beyler duydunuz memur beyi, acele edelim biraz, kimlikler…

Herkes kimliğini muavine verir, muavin araçtan iner ve memurların yanına gider. Kimlikleri polise verir, polis bir kaçına baktıktan sonra muavinle birlikte araca geri döner. Elindeki kimliğe bakarak adama…

1. Polis Sen nerelisin?
Adam Ben mi?
1. Polis Sen, sen evet…
Adam Dersim’liyim komiserim…
1. Polis Gel…

Polis tam geriye dönmek üzereyken durur ve bir kişi daha seçer.

1. Polis Sende gel…
Yolcu Ne oldu ki komiserim, bir durumu var?
1. Polis İnin aşağıya…

Polis muavine diğer kimlikleri teslim eder.

1. Polis Siz devam edin…

Adam ve diğer yolcu araçtan iner, polis bekleyen ekip aracına binmelerini işaret eder. Ne olduğunu anlayamamış bir şekilde şaşkınlıkla araca binerler. Muavin kapıyı çeker, minibüs hareket eder.

Çocuk Anne polis o amcaları tutukladı mı?
Kadın Bilmiyorum oğlum…

Çocuğun şaşkınlığı, diğer insanlardaki korku ve tedirginlik, muavinin yüzünde küçük ama memnun bir tebessüm vardır. Çocuğun gözünden muavinin yüzündeki bıyık altı gülüşü yakalarız ve o gülüşte donarız…

Sahne: 7/1 – Gece / Adamın evi dış

Evi dışarıdan genel görürüz, bacadan duman çıkmaz soba sönmüştür. Pencereye odaklanır evin içine gireriz. Kadın kocasını beklerken divanda uyuyakalmıştır. Duvardaki saat gece yarısı 12:30 göstermektedir. Kadın birden uyanır, saate bakar, lambayı söndürür ve gelip pencere önünde beklemeye başlar. Kadının gözünden dışarıda bir sokak köpeğini görürüz.

Sahne: 8/1 – Gece / Karakol iç

Polis adamı ve diğer yolcuyu hücreye götürürken başka bir poliste Mehmet’i götürmektedir. Birbirlerini görünce durup konuşurlar. Adam Mehmet’i de orada görünce çok şaşırır, konuşacak gibi olur ama Mehmet işaretle susmasını söyler.

2. Polis Döndün mü?
1. Polis Şimdi geldim bende, şunları atayım bir çay içeriz…
2. Polis Çayda içeriz yabancı sigarada…
1. Polis O… Sigaracımı bu?
2. Polis İki karton Marlboro yakaladım üzerinde. Ama satmıyormuş, içiyormuş… Değimli lan…

İki poliste güler, 2. polis Mehmet’in ensesine vurur.
Mehmet Valla abi…
2. Polis Ulan insan bukadar tiryaki olurmu? Yazık değimli senin o ciğerlerine.
1. Polis Millet içmeye sigara bulamıyor, sen kartonla mı taşıyorsun sigarayı…
Mehmet Abi…
2. Polis Sus…

Der, sert bir tokat atar Mehmet’e.

2. Polis Sıçtırtma abine, abiymiş, ulan bunlar komünistlerden daha zararlı be… Dur sen dur, şu çayımı içip geleyim dinleyeceğim ben seni.
1. Polis Yürüyün…

Der ve adamla yolcuyu götürür. 2. Polis Mehmet’i iteler, arkalarında bulunan hücreye doğru. Hücrenin duvarında Allah yok, peygamber izne gitti yazılıdır. Kapıyı açar Mehmet’e…

2. Polis Geç…

Kapıyı kapatır.

2. Polis Otur dinlen, istirahat et, o bir tane kotçu var, onu da alacağım… İbneler sizi…

Der çıkar, Mehmet’i korkmuş, aşağılanmış ifadesiyle görürüz. Duvardaki yazı okunabilmektedir.

Sahne: 8/2 – Gece / Karakol iç

Adam ve diğer yolcu hücrede beklemektedir. 3. Polis oradan geçerken onları görür, durur ve kapıyı açıp girer. Diğer yolcuya sorar.

3. Polis Ne yaptın lan sen?
Yolcu Hiç bir şey komiserim…
3. Polis Bir şey yapmadın da seni niye aldık içeri ulan…

3. Polis bağırarak repliğini söyler ve yolcuya vurmaya başlar. Konuşma ilerledikçe sertleşir ve hayli yıpratır yolcuyu.

3. Polis Niye aldık ulan seni, niye… He… Dalgamı geçiyorsun sen bizimle, niye yaptın ulan, suç olduğunu bilmiyor musun hayvan.
Yolcu Komiserim vallaha bir şey yapmadım…
3. Polis Bak hala konuşuyor…
Yolcu Komiserim vallahi billahi bir şey yapmadım, kimlik sordular, sonra gel dediler geldim. Niye geldiğimi bile bilmiyorum daha.
3. Polis Ulan ibne… Senden mi öğreneceğiz işimizi, biz boşu boşuna mı getirdik seni buraya. Bir boklar yemesen ne işin olur içerde. Hayvan oğlu hayvan, biz suçsuz insanlarımı tutukluyoruz, bir suç işlemesen burada ne işin olur, it…

Yolcu hayli yıpranmıştır, adam köşede korkudan sadece sıranın ona da geleceğini düşünmektedir. Yolcu dayanamaz, yere düşer. Polis vurmaya devam eder.

3. Polis Kalk lan ayağa, kalk… Bu düştüm, yaralandım ayağını yermiyim ulan ben. Senin gibi kaç iti dövüyorum ben ibne… Daha yeni başladık, kalk ulan kalk… Nereye ayılıp bayılıyorsun hemen…
Yolcu Komiserim vallaha…

Yolcu bitap düşmüştür, zorlanarak konuşur.

3. Polis Oğlum ekmek yemiyor musun sen, bu ne lan hemen karı gibi yerlere yayıldın.
Yolcu Komiserim…
3. Polis Lan bak gencecik adamsın, yazık günah değimli kendini de yoruyorsun beni de. Anlat güzel, güzel ne bok yediysen. Bak bu söyleyecek şimdi her şeyi, dimi lan…

Adam çok korkmuştur, köşeye iyice pısmıştır. Kafasıyla çaresizlik içerisinde polisi onaylar.

3. Polis Lan oğlum kalk, kalk… Bu böyle olmayacak, aşağıda seni ayakta tutacak aparatlarımız var. Bak inelim oraya dimdik olursun, çakı gibi… Kalk, kalk…

Yolcuyu alıp aşağıya iner, adam yerde çaresiz oturur. Gözleri yere bakmaktadır, önce 1. ve 2. polisin amorsundan adamı görürüz. Daha sonra iki polisin adama doğru yansıyan dev, uzun gölgesini. Polisler kadrajdan çıkar, sadece adamın üzerine doğru ilerleyen gölgeleri ve adamı görürüz. Gölgeler adamın üzerine düşer. Adamın gözünden polislerin ayaklarını görürüz. Ayaklardan yukarıya doğru polisleri tararız, yüzlerinde donar ve iğrenç bakışı görürüz.

2. Polis Komünistmisin lan sen?
1. Polis Hele sor, sor nereliymiş?

Adam korku ve dehşetle bakar yüzlerine.

2. Polis Kalk lan ayağa…

Adam yavaşça kalkar, her an bir darbe alabileceğini bilmektedir.

2. Polis Nerelisin lan sen?
Adam Tunceli…
1. Polis Adın mı değişti lan senin memleketin, akşam ne demiştin.

Der 1. polis vurur adama.

Adam Komiserim dilim sütçü kusura bakmayın, ağız alışkanlığı.
2. Polis Senin ağzına sıçarım ibne…

2. Polis adama vurmaya başlar.

1. Polis Sen utanmıyor musun lan yavşak beni yalancı çıkarmaya.
2. Polis Örgütçü lan bu, belli bu konuşmaz hemen. Önce dövelim, sonra sorarız, baktık yine konuşmuyor alırız aşağıya.
1. Polis Lan senin ananı…

Der ve vurmaya başlar, 2. poliste katılır ona. Hayli yıpratacak şekilde döverler adamı. Adam hiç sesini çıkartmaz çünkü anlamıştır bir faydası olmayacağını. Bunun sadece polislerin daha çok öfkelenmesine neden olacağını biliyordur. İyice dövülürken fotoğraf donar, kararır.

Sahne: 8/3 Gece / Karakol iç

Adam ağzı burnu kan içinde yerde yatmaktadır, iki polis hücrenin önünde yemek yerler. Sandalyede karşılıklı oturmuş birbirleri ile sohbet ediyorlardır. Kuş bakışı yerde yatan adamı görürüz, ayakkabılarının bağının alındığını anlarız. Adam kımıldamadan yatmaktadır, polislere döneriz onlar için olağan bir durumdur. Keyifle ekmek arası döner yerler, yemek yerken köpek hırlamasına benzer sesler çıkartırlar. Yüzlerini yakın görürüz.

1. Polis Dönerin üzerine bir sigara içeriz dimi…
2. Polis İçeriz anasını satayım, yoruldum ben, kollarım ağrıdı valla…
1. Polis Benimde, ulan nasıl bir irade var bunlarda, vur, vur bir şey olmuyor. Okadar dayağı ben yesem varya bir ay yataktan kalkamam.
2. Polis Lan oğlum ne olacak bunlara, hiç bir şey olmaz. Köyde büyüyor bu ibneler, onların yiyip içtiğini sen ben yesek bize de bir şey olmaz.
1. Polis He… Birde memnun değiller…

Yemekleri biter polislerin, sabah olmak üzeredir, ağızlarını silip kalkarlar.

2. Polis O… Saat baya olmuş, napalım bunu.
1. Polis İfadesini alıp salacağız ne yapalım başka.

2. Polis kapıyı açar, tekmeyle dürter.

2. Polis Şit… Kalk lan, otel mi burası, kalksana lan, çok mu sevdin…

İki polis de güler…

1. Polis Uyuyorsa bozma keyfini…
2. Polis Kalksana lan…

Adam yavaşça uyanır, zor hareket etmektedir.

2. Polis Kalk lan, kalk… Sabah oldu oğlum uyan…
1. Polis Ben götürüp ifadesini alayım…
2. Polis He… Sen götür, al ifadesini bu ibnenin.

İki polis de güler… Adam kalkar, 1. polis kolundan tutar çıkarlar.

Sahne: 8/4 Gece / Karakol iç ofis

1. Polis daktilonun başında kafasından bir ifade yazar. Adam kapının önünde ayakta güçlükle durmaya çalışıyordur.

1. Polis Herhangi bir sağlık sorunum bulunmamaktadır, kimlik kontrolüm yapıldıktan sonra sorunsuz bir şekilde salıverildim. Al… Oku, imzala…

Adam kâğıdı alır, okumak üzereyken.

1. Polis İmzalasana lan, senimi bekleyeceğiz burada…

Adam imzalar, onuru kırılmıştır bu nedenle bu sahnede polisle hiç göz göze gelmeden oynar. İfadesini polise verir.

1. Polis Haydi geçmiş olsun…
Adam Hı…

Anlamsızca bakmaktadır.

1. Polis Git…

Adam anlayamamıştır ve anlamsızca bakmaya devam eder.

1. Polis Lan yürü git, serbestsin işte…

Adam çıkar, kapıda kararırız.

Sahne: 8/5 Gece / Karakol dış

Kapıdan çıkarken görürüz, zar zor yürümeye çalışır. Sabah olmak üzeredir, etrafına bakınır ve bir araç bulamayacağını anlar. Tüm yolu o halde yürüyerek dönmek zorundadır. Yürüyerek kadrajdan çıkar.

Sahne: 9/1 Sabah hava aydınlanmaya başlamış yol kenarı dış

Adam evine doğru yürümektedir, acı çektiği çok bellidir. Bir araba onu görür ve yavaşlar. Şoför içeriden adama doğru seslenir.

Şoför Hayırdır birader iyimisin…

Adam hiç konuşmadan elleriyle halim ortada gibi bir hareket yapar.

Şoför Bu saatte araba geçmez, ne tarafa gidiyorsun.
Adam Bir mayısa…
Şoför İyi atla dört yola kadar bırakayım, gerisini yürürsün.
Adam Sağ ol kardeş…

Der ve arabaya biner. Araba ilerler, kadrajdan çıkar.

Sahne: 9/2 Sabah hava aydınlanmaya başlamış araba iç

Şoför Ne bu halin, kavgamı ettin yoksa…
Adam Hiç sorma… Daha doğrusu ne sen sor ne de ben söyleyeyim.
Şoför Dikkatli olmak lazım, bu saatlerde dışarısı tehlikeli, iti var kopuğu var.
Adam Onu doğru söyledin işte, işten çıktım eve dönüyordum.
Şoför Eee…
Adam Dolmuştaydım, çevirme yaptılar…
Şoför Evet ortalık karışık…
Adam Verdim kimliği, hiçbir sebep yokken beni aldılar içeriye…
Şoför Hım…
Adam İşte durum ortada…
Şoför Geçmiş olsun…
Adam Ulan ben bu polis milletinin varya, anasını…

Şoför frene basar, hemen sağa yanaşır.

Adam Ne oldu, niye durduk?

Şoför arabadan hızlıca iner, adamın yan camına polis kimliğini dayar. Adamın gözünden kimliği görürüz, sonra polisin gözünden adamın yüzünü. Adamı karga tulumba çıkarır arabadan ve dövmeye başlar.

Şoför Ulan ibne… Sen kimin anasına sövüyorsun, Komünistmisin lan sen…

Adamı fena halde döver, adamın sesleri arasında kararır.

Sahne: 10/1 Gün ev iç

Aradan yaklaşık bir hafta geçmiş adam iyileşmiştir, yüzünde çok küçük birkaç iz kalmıştır. Adam uyumaktadır, saat sesi uyanmaya yakın yükselir. Saat zil çalar ve adam uyanır. Terliklerini çıplak ayak giyer.

Sahne: 10/2 Gün dış

Adam minibüse binmek için sokaktan ana yola doğru yürümektedir, meydana, kalabalığa gelir, önce uzaktan yürürken görürüz. Bir büfeye yaklaşır, gazete alır. Gazete alırken yakın görürüz. Gazetenin ön sayfasında birlikte alındığı diğer yolcunun ölü cesedinin bulunduğu haberi vardır. Habere zum yapar kararırız.

Beğen

ERKAN ÇELİKOL
Kayıt Tarihi:15 Aralık 2011 Perşembe 03:13:36

KURTARıLMıŞ GÖLGE YAZISI'NA YORUM YAP
"Kurtarılmış Gölge " başlıklı yazı ile ilgili
düşüncelerinizi ve eleştirilerinizi diğer okuyucular ile paylaşın.


YORUMLAR
glenay
15 Aralık 2011 Perşembe 23:42:29
O günleri yaşayan biri olarak okudum yazınızı.O günler bizde alışkanlık yaptı , kimliksiz dolaşmaz olduk . Otobüs , dolmuş durdurulur , yüzünü ,halini tavrını beğenmediklerini araçtan indirirlerdi .

tebrikler, çok gerçekti ..

3 cevap yazılmış Cevap Yaz


ERKAN ÇELİKOL 15 Aralık 2011 Perşembe 23:44:24
Gerçeğe dönüştürenleri kutlmaka gerekir asıl, kolay değil onca insanın yaşamını cehenneme çevirmek :)) Teşekkür ederim değer verip okuduğunuz için :)))
glenay 16 Aralık 2011 Cuma 00:17:29
Bu günlerde inşaallah eski günlere dönmez .Çünkü durum hiç iç açıcı
değil.
ERKAN ÇELİKOL 17 Aralık 2011 Cumartesi 22:39:09
Ne zaman oldu ki :))))

Okuduğunuz yorum yazar tarafından etkili yorum olarak seçilmiştir.
Kemnur
15 Aralık 2011 Perşembe 07:01:40
bu kısa merajın adı ne olsun biliyor musun? "İMDAAAT...POLİİİS..." Saygıyla...

4 cevap yazılmış Cevap Yaz


ERKAN ÇELİKOL 15 Aralık 2011 Perşembe 21:40:12
:))) Bu kısa film senaryosu aslında bunun uzun metrajını yazmayı planlıyorum :) Bu bir ön hazırlık olacak benim için, ama ismi gerçekten sevdim :) İzniniz olursa kullanmayı düşünüyorum :))
Kemnur 16 Aralık 2011 Cuma 02:15:02
yazmak iyi olur da, filmi çekecek bir yapımcı, çekilse oynatacak salonu nerede bulmayı düşünüyorsunuz? ABD olabilir, orada bu tip filmlere devlet karışmıyor...Türkiye'de işiniz zor. Cemaate hörmetler... İsimi, dayak atılan o kadıncağızın görüntüleri üzerine facebookta kullanmıştım, "155-polis imdat'ın adı değişsin 155-İmdaat polis olsun" diye yazmıştım...Herhalde paylaşım rekoru kırmıştır... İSİM TAMAMEN SİZİNDİR elbetTe...SAYGIYLA
ERKAN ÇELİKOL 17 Aralık 2011 Cumartesi 02:38:06
İsim için teşekkür ederim öncelikle... Diğer kısma gelince... Hiç bir fikrin, düşüncenin salağı ve kölesi olmadım ömrümce. Ve bildiğimden de hiç vazgeçmedim. Benim ki yap at denize biri bulursa ne mutlu , kimse bulamazsa da belki birgün bulur diye umut olur. :))) Bunca yıldır Tiyatro yapıyorum, onlardan bir farkı yok aslında bununda, varamasak da yolunda öldük deriz :)))) Saygılar...
Kemnur 17 Aralık 2011 Cumartesi 03:14:11
tiyatro yaptığınızı öğrenmek hoşuma gitti...Aynı işi yapan iki evlat babsıyım ben de ve onları çok seviyorum...saygıyla
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Edebiyatdefteri.com'u kullanarak Çerez Politikamızı kabul etmiş sayılırsınız.