asker55
246 şiiri ve 12 yazısı kayıtlı Takip Et

Ş a k a



Ş A K A

Hayatında ilk kez denizi görüyordu.Rumelihisarı’na gidecekti;Üsküdar iskelesinden binersin vapura diye tembihlemişlerdi.Siyah üniformalı memurlar,demir parmaklıklar ,
bu ne biçim bekleme salonuydu ,hapsane gibiydi.
Kocaman bir vapur yanaştı,en son girenler arasındaydı.Vişne çürüğü koltuklar kanepelervardı içeride.Salon ağzına kadar efendi dolu olsa bile girecekti ,o dudakları kıraz kırmızısı ,yanakları Malatya kayısısı
yeşil yeşil gülen hanımlar ile yanyana oturacaktı .Sahanlıkta ortalık bir yerde durmuş,denizi seyrediyordu.Beyaz kuşlar konup-üstüne oturuyorlardı mavi suların.Sağ eliyle sol gözünü sildi,dikkatlice baktı,yanılmıyordu ,ördek değildi bunlar,bundan emindi.Dikati dağıldı dağıldı çünkü ,başka bir iskeleye yanaşıyordu bu bu kez vapur.
Kısa boylu,şişman ,üstelik kocaman başı vardı mamal kılıklı herifin,elindeki bavulunun köşesini hissetti tam da diz kapağının üstünde,acısından gözleri yaşardı birden.Bu kendini beğenmiş insan seli içinde,küçük bir çakıl taşı gibiydi,O gitmiyor ,gitmekte istemiyordu,
ama,aralarına almış sürükleyip götrüyorlardı işte.
Herkes bir yer bulmuş,o yine ayakta kalmıştı.Cesaretini toplayıp dalıverdi içeriye.
Burnunun dibinde duruyordu işte ,o al yanaklı...lavanta kokulu güzel kadınlar.
Gençti,yirmisini henüz sürüyordu,bir doksan boyu vardı,perde de bile göremezdi
kadınlar böylesine yakışıklısını bir erkeğin.
Ah ! bu dişiler yok mu ,diye geçirdi içinden,birşeyler kıpırdadı göğüs kafesinin altın
da,hafiften başı döndü birden.Kapıya yakın kanepelerden birinin kıyıcığına ilişiverdi.
Üç saniye geçmemişti ki,üç kişi geldi ,sonra da birer-ikişer birçokları..Aralarında öylesine sıkışıp kalmıştı,Bavulun dizkapağındakiacıyı çoktan unutturmuştu ,bitişiğinde oturan o afet-i devran’ın dolgun kalçasının ateşin sıcaklığı.Bacak bacak üstüne atmıştı,dizleri o biçim güzeldi işte...yüzünü döndürdüğünde ,nefesi düpe-düz şehvet kokuyordu üstelik.
Başı dönüyor,alev...alev yanıyordu yüzüDiz kapağının acısı geçmişti,,şimdi de aklı
bu güzelin orasındaydı.Gür kaşlarının altındaki o siyah gözlerini ,bir türlü onlardan ayıramıyordu.
Umarım sizi rahatsız etmiyorumdur sizi,diye fısıldadı kulağına oğlanın kafir
kız.Ne münasebet ..diyecek oldu ,sonra da ,yolculuk bu lütfen siz üzülmeyin şek
linde cevapladı.Çok efendice bir laf etmişti doğrusu.Kız yeşil...yeşil güldü içine baka
rak o siyah gözlerin...Umurunda değildi gayri bu koca İstanbul,Rumelihisarı,bu insanlar,
bu vapur.Satıver anasını cümlesinin diyesi geldi içinden,sonra da ,Bedir Rahmi Eyüpoğ
lu’nun bir şiirinin son satırı " Görüp-göreceğin rahmet budur..." Hem neden ayağına gelen bu nefis kısmeti tepsin ki..Başını bir kez daha ondan yana çevirdi,uzunca bakti
hayırrr kaçırılacak bir parça değildi.Hem de ,Allahın her gecesi,başını yastığa koyduğunda ,gelen buydu ve yanılmıyordu.Umurunda değildi,gayri İstanbui,Rumelihisaı
ve de Nazire teyze...Vapur iskeleye yanaştı,ortalık iyiden kararmıştı,üstelik bardaktan boşanırcasına yağmur da yağıyordu.
. Bir süre yan-yana yürüdüler tek kelime etmeden.Kız , "kocamla tanışmanızı çok isterdim ..." dedi birden ,dişi...dişi gülerek...evinin bahçe kapısı önünde...
Neden sonra oğlan, Vaniköyde yapa-yalnızdı.Hamal kılıklı berdüş birini yakalamış,
buradan " Rumelihisarına otobüs gidermi ...?" diye soruyordu. Adamın ağzı rakı kokuyordu...

Beğen

asker55
Kayıt Tarihi:27 Şubat 2013 Çarşamba 00:51:42

Ş A K A YAZISI'NA YORUM YAP
" Ş A K A" başlıklı yazı ile ilgili
düşüncelerinizi ve eleştirilerinizi diğer okuyucular ile paylaşın.


YORUMLAR
BEHİYE GÜNNAZ CAN
31 Mart 2013 Pazar 02:03:48
Kapılmış gelmiş bir kere İstanbul seline yada başka bir dünyaya merhaba demiş. İşi zor olacak en zor sınavınıda en peşin vermiş. Böylesi bir farklılığın farkındalığına varana kadar ömrü bitecek . Garibanın.

Cevap Yaz

Okuduğunuz yorum yazar tarafından etkili yorum olarak seçilmiştir.
Latife57
27 Şubat 2013 Çarşamba 17:59:38
Yasanmamis arzularin, sevdalarin, yasanmamis güzelliklerin gölgesine siginip üsüdügünü hissetmektense, yasanacak asklara yelken acmak gerekir diye düsünüyorum...
Feyz alarak okudum..
Duygu derinligini ve anlam yüklü gercekleri bize aktaran bu öykü icin tesekkür ediyor, saygilar sunuyorum.

2 cevap yazılmış Cevap Yaz


asker55 27 Şubat 2013 Çarşamba 21:59:45
Yolu gurbet'e düşmeyegörsün garip kişinin, hele bir de ilk kez trene biniyor,denizi ilk defea görüyorsa eğer,suya "tersinden dalan şaşkın ördek"
misali,nerede-ne yapacağını bilemez olur. Yaşanılası güzellikleri, yaşamayı o mu istemiştir ki..?
Güzel ve de anlamlı yorumunuz için ,fazla söze ne gerek. ÖKuru bir teşekkürde yetersiz.Emeğimi onurlandırdığınızı söylemem sanırım yeterli..Sevgi ...saygılar.
Not: Askeri Lise öğrencilik yıllarımda yazdığım öykülerin ilk'lerindendir.
İstanbulda yayınlanan,"Yeditepe" isimli ,Edebiyat San'at Dergisinde yeralmıştı.
"Varak-ı mühr-ü vafayı ,kim okur kim dinler... " şimdilerde.

Latife57 27 Şubat 2013 Çarşamba 23:25:24

güle güs ettiremez bos yere bülbül inler,
varak-i mihr-ü vefayi kim okur kim dinler....

(kami mehmet efendi)


fatma eren
27 Şubat 2013 Çarşamba 17:50:31
Çok hoştu.



1 cevap yazılmış Cevap Yaz


asker55 27 Şubat 2013 Çarşamba 22:04:40
Beğeniniz için teşekkür eder saygılarımı sunarım.Sevgiyle sağlıcakla kalınız .İyi geceler efendim.
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Edebiyatdefteri.com'u kullanarak Çerez Politikamızı kabul etmiş sayılırsınız.