Büyük olma yolundaki ilk adım, dürüst olmaktır. (S. Johnson) [Paylaş]
E-mail: Şifre: Facebook ile bağlan Üye ol | Şifremi Unuttum
Türkiye Şiir Platformu
ANASAYFA ŞİİRLER Edebiyat Defteri YAZILAR Edebiyat Defteri FORUM Edebiyat Defteri ETKİNLİKLER Edebiyat Defteri NEDİR? Edebiyat Defteri Kitap KİTAP  Edebiyat Defteri Tv TİVİ Edebiyat Defteri Sesli Şiirler MÜZİK Edebiyat Defteri BLOG Edebiyat Defteri Atölyeler ATÖLYE  Edebiyat Defteri BİCÜMLE Edebiyat Defteri ARAMA Edebiyat Defteri İLETİŞİM

BİR ADAM VE İSTANBUL

Not:Benim için İstanbul’a ait bir yazı niteliği de taşıdığı için,buraya da koymayı uygun buldum..."Öyküler" bölümünde de yer almaktadır...

“Yürümek sana…O,yılların indiği merdivenlerden,inmek...Ta kalbine…”

Bir adımla dışarı çıkmıştı.Bütün göreceklerini ve hatta gördüklerini,hep o adıma borçluydu. “Cesur olmak lazım hayatta,ölüme rağmen” diye bir söz,takılır kalırdı hep,sabahlara kadar düşündüğü odanın,en köşesinde duran askılığa.Şapkasının sağında,ceketinin solunda duruverirdi.Bu sözü nerden duyduğunu,nasıl bu kadar çok aklında kaldığını hiçbir zaman düşünmemişti.Ya vakti olmamıştı,ya da düşünmeyi hiç düşünmemişti.

Yürüdü.Nazlı adımlarla,insanlara karıştı.Her birine dikkatlice baktı.Kendisine benzeyen birini bulamadı.“Tek cesur benim galiba” diye düşündü.Çünkü ona benzeyen,sadece o kalmıştı şehirde.Hepsi yıllar önce terk etmişlerdi hayatı.Çoktan,inmişlerdi merdivenlerden.Karşısına çıkan,kara kuru satıcı çocuğa da,aynı cesaretle baktı.Çocuk ağlıyordu.Daha cesaretin anlamını bilmiyordu galiba.Bilse ağlamazdı.Bilse,çocuk olmazdı.Yanından geçerken,cesaretinin üç damlasını ona bıraktı.Çocuk ya,onları gözyaşları sandı.Ağlamasına devam etti.Yürüyordu o.Attığı ilk adım,peşinden geliyordu.Ne çok insan vardı şehirde.Ne çok yüz vardı yabancı.Devam etti,şehrin kalbine attığı adımlarına.Garip…O dışarı çıkınca,martılar sanki daha az ağlıyordu.Bu saatlerde dolaşmayı severdi şehri.Bu saatler,güneşin kendini daha iyi ifade ettiği saatleri ona göre.O sarıyı,kırmızıdan da,beyazdan da,maviden de çok severdi çünkü.Vapura bindi.Önce Eminönü’ne,ardından Beyoğlu’na,sonra da çıktıktan sonra,bir daha hatırlamayacağı bir kahveye girecekti.Ne güzeldi şu şehir.Nasıl ısıtıyordu insanın içini.Sarı iplerini denize düşüren güneş,ne güzel duruyordu Galata ile Eminönü arasında,dev bir altın gibi.Ne güzeldi şu,sırtından gökyüzüne,göğsünden,İstanbul’u izlemekten sarhoş olmuş gözlerine bağlanmış martılar.“Ne güzelsin İstanbul” diye mırıldandı.Bir martı kaptı o mırıltıyı.Aldı.Götürüp denize attı.İşte bu yüzden vapur,o baktıkça hafif hafif sallandı.

İstanbul vardı…O cesurdu…Ve kimse…Ama hiç kimse…Onu vapurundan,attığı o ilk adımdan ve gördüğü o ağlayan çocuktan,asla vazgeçiremezdi…





Etiketler:


29 Haziran 2010 Salı 08:41:42


Sevdim.:)


    [ Cevap yaz ]    

EzelSonan  | Ezel Sonan
22 Ocak 2009 Perşembe 01:23:26


“Yürümek sana…O,yılların indiği merdivenlerden,inmek...Ta kalbine…”

Harikaydı, etkileyici ve akıcı... Kutlarım...
Sevgiler ÖZ' den...


    [ Cevap yaz ]    

hamdi  | Hamdi Alp
8 Ekim 2007 Pazartesi 02:12:20


İnsan kendimni kaptırdımı yazmanın, yartmanın aşkına
işte böyle güzel şeyler karartıyor beyazlıkları.
Tüm beyazlar keşke böyle kirlense
yüreyine sağlık


    [ Cevap yaz ]    

Hüseyin Kekiç  | Hüseyin Kekiç
14 Şubat 2007 Çarşamba 23:27:47


Sevgili Erhan bey,

Güzel bir İstanbul yazısı.
Güçlü ve akıcı bir diliniz var.
...
Öykü bölümünde de okudum.
Ancak, bu yazı bu bölüme yakışmış.

Tebrikler, sevgiler


    [ Cevap yaz ]    




BİR ADAM VE İSTANBUL başlıklı yazıya eleştiri yazabilmeniz için üye olmalısınız.

Üye değilseniz üye olmak için tıklayın.


Bilgi
Yayınlanma Tarihi:
13.2.2007 19:57:38
Toplam 4 yorum yapıldı
1486 çoğul gösterim
1442 tekil gösterim


Edebiyatdefteri.com'u kullanarak Çerez Politikamızı kabul etmiş sayılırsınız.