Şerefe hak kazanmak, ona sahip olmaktan daha değerlidir. THOMAS FULLER [Paylaş]
E-mail: Şifre: Facebook ile bağlan Üye ol | Şifremi Unuttum
Türkiye Şiir Platformu
ANASAYFA ŞİİRLER Edebiyat Defteri YAZILAR Edebiyat Defteri FORUM Edebiyat Defteri ETKİNLİKLER Edebiyat Defteri NEDİR? Edebiyat Defteri Kitap KİTAP  Edebiyat Defteri Tv TİVİ Edebiyat Defteri Sesli Şiirler MÜZİK Edebiyat Defteri BLOG Edebiyat Defteri Atölyeler ATÖLYE  Edebiyat Defteri BİCÜMLE Edebiyat Defteri ARAMA Edebiyat Defteri İLETİŞİM

Dilenci 2

Dilenci 2

.

Zaman zaman hepimizin karşısına dilenciler çıkmıştır. Kimileri topal, kör, dilsiz, sakat numarası yapar. Sara nöbeti geçiriyormuş gibi düşüp ağzından köpükler çıkaranı mı ararsınız, "Ağabeyçi Erzurum’dan yeni gelmişıh, iş bulamamışıh" diyeni mi..! “Bi dakkacılar” vardır; ya yakınını hastaneden çıkaramamış ya da bir yere gidecektir ama bilet parası yoktur.

Dilencilere para vermek, hele hele hepsine vermek gerekir mi? Ben pek vermemeye çalışıyorum. İhtiyacı olana yardım etmek elbette gerekir. Ama nasıl !! Ben sık sık şehir dışına çıkıyorum. Marketten ihtiyaç maddeleri alıyorum. Yol üstünde bir köye uğrayıp bu köyde fakir var mı diye sorup onlara veriyorum. Öyle bir çağdayız ki kimin gerçekten ihtiyacı var, kimin yok bilmek mümkün değil. Televizyonlarda falan görüyoruz. Zabıtalar dilencileri topluyor bazen. Görüyoruz ki sakat olan, kör olan, topal olanlar aslında sapasağlammış meğer.

İçlerinde gerçekten ihtiyaç sahibi olanlar var. Gerçek ihtiyaç sahipleri daha hederli. İstemekten utanıyorlar. Bazılarında hikmet de vardır. Boş değillerdir. Bu tür yaşanmışlıkları zaman zaman duyarız.

*

Ankara Bahçelievler’de yürüyerek gidiyorum; bir dilenci çıktı, para istedi. Vermeden yürüdüm. Arkamdan "Muhammed (S.A.V) aşkına !!" deyince zınk diye durdum, tepemden kaynar sular döküldü sanki. Döndüm verdim.

*

Konya Mimarlık’ta okuyoruz. Sene 1982-83 falan. Vakit ikindi ile akşam arası. 4-5 arkadaş Nalçacı’dan Alaattin’e yürüyerek gidiyoruz. Devlet Hastanesi’nin orada karşımıza bir dilenci çıktı. Meczup biri, üstü başı perişan. Yanımızdaki arkadaşlardan biri de Konya’nın yerlisi Osman Özyurt diye bir arkadaşımız (2009 Yılında rahmetli oldu. Allah rahmet eylesin, mekanı cennet olsun). Osman onu biliyormuş. Namı "Pir Ali" imiş.

Bu Pir Ali bize: "20 Lira vereceksiniz" dedi. "Yav etme eyleme biz öğrenciyiz. Hepimizin cebindekini toplasan 20 Lira yoktur belki. 3-5 lira verelim" dedikse de "Yok 20 Lira vereceksiniz" diyor, başka şey demiyor. Sonuçta veremedik. Yürüdük. Arkamızdan "İnşallah başınıza yağmur yağar" diye seslendi.. Öyle deyince hepimiz ister istemez havaya baktık. Hava açık, en küçük bulut bile yok. Gülümseyip devam ettik. 100-150 metre falan ya gittik ya gitmedik. Yav arkadaş bi yağmur yağdı, bi yağmur yağdı sanki kovayla boşaltılıyor.

Ya "Taş yağsın" deseydi?

Şimdi düşünüyorum da; biz o gün o parayı, o 20 Lirayı verebilseydik, acaba ne olurdu..?

Suat ZOBU
(Yaşanmışlıklardan)


.





Etiketler:


10 Ekim 2019 Perşembe 12:53:43


Sokakta dilenen kişilere para vermedim vermeyeceğim de...
Eğer sokakta dilenen bir çocukla yolum kesişirse,
ona da para vermiyorum vermiyorum.
Başka bir şey yapıyorum.

Tebrik ederim Suat Bey saygılarımla.


    [ Cevap yaz ]    

Serap IRKÖRÜCÜ  | Serap  Irkörücü
10 Ekim 2019 Perşembe 11:52:11


Prensip olara dilenenlere para vermiyorum. Rahmetli babam: "Gerçek fakir onurlu olur, isteyemez, onları bulun, yardım edin derdi." ben de bunu sürdürmeye çalışıyorum.

Bunun benzeri bir şeyi biz de yaşadık, ardından atlattığımız badireyi hep o anki paylaşımın etksine bağlamıştım.

Kim, nedir. bilemeyiz ki Suat Bey... Hani büyük şair demiş ya:

"Ne insanlar gördüm, üstünde elbise yok,
Ne elbiseler gördüm içind insan yok."

İşte onun gibi....

Saygılarımla....



    [ Cevap yaz ]    

10 Ekim 2019 Perşembe 01:16:23

Okuduğunuz yorum yazar tarafından etkili yorum olarak seçilmiştir.

Hayırdır inşallah...
Yazıların aldı başını gidiyor.
Gözümüz yok... Öyle olsun bakalım.

Yarın sabah ben de çarşıya gideceğim.
Yerinden hiç ayrılmayan bir dilenci tanıyorum.
O na sadaka vereceğim.
Bana ilham gelsin de bir yazı yazayım diye.
Ama sadakam tarifeli olacak.
5 lira verirsem çok okunacak.
10 lira verirsem yazım güne gelecek.
20 lira verirsem bir yayın evinden telefon gelecek.
Yazılarını kitaplaştıralım diye.

Yufka yürekli gardaşım benim...
Ne güzel yüreğin var senin?
Öptüm gözlerinden.




    [ Cevap yaz ]    




Dilenci 2 başlıklı yazıya eleştiri yazabilmeniz için üye olmalısınız.

Üye değilseniz üye olmak için tıklayın.


Bilgi
Yayınlanma Tarihi:
9.10.2019 20:55:51
Toplam 3 yorum yapıldı
140 çoğul gösterim
85 tekil gösterim


Edebiyatdefteri.com'u kullanarak Çerez Politikamızı kabul etmiş sayılırsınız.