Başkalarının yanlışlarından öğrenmeliyiz. Hepsini kendimiz yapacak kadar bol zamanımız yok. Grucho Marx [Paylaş]
E-mail: Şifre: Facebook ile bağlan Üye ol | Şifremi Unuttum
Türkiye Şiir Platformu
ANASAYFA ŞİİRLER Edebiyat Defteri YAZILAR Edebiyat Defteri FORUM Edebiyat Defteri ETKİNLİKLER Edebiyat Defteri NEDİR? Edebiyat Defteri Kitap KİTAP  Edebiyat Defteri Tv TİVİ Edebiyat Defteri Sesli Şiirler MÜZİK Edebiyat Defteri BLOG Edebiyat Defteri Atölyeler ATÖLYE  Edebiyat Defteri BİCÜMLE Edebiyat Defteri ARAMA Edebiyat Defteri İLETİŞİM

NİLGÜN MARMARA'YA MEKTUPLAR -1-

NİLGÜN MARMARA'YA MEKTUPLAR -1-



‘’Sonra buradan giderdim bir hiç için.’’(Nilgün Marmara)

Sarkıtın gizeminde saklıyım bir de aşkın merhalesinde.

D/okuduğum satırlara yabancı çoğu gölge: adı üstünde: gölge.

Bir mersiye niteliğinde, üstünü kapatıyorum düşlerimin yoksa üşengeç mevsim üşütür dizelerimi.

Tenimde var kaygı ve titrimde yoksa tininde aymazlığın dokunulmazlığı mı saklı muteber yalanların?

Ölüm nakşeden dizi dizi incelerden ayrı bir sağanağım ben: adı üstünde: sağanak.

İklimi refüze eden salkım saçak bir bulutum ve unutulduğuma dair her yalancı şarkı.

Sıfatlar var izimi süren.

Sıfatlar var izini sürdüğüm.

Şafak var aslında afaki deyip de işin içinden çıkamadığım ve sırıtkan muhbirler var her nasılsa Tanrı’ya uzak ve yabancı.

İmler tehdit ederken tedirginliğimi bağışlıyor yüce Yaratan: biliyorum, biliyorum işte. Kıyamet öncesi küçük bir tören düzenliyorum içimdeki melekelere.

Aşktan hicap eden bir insan ırkı var doluşan koridorlarda ve geçit vermeyen yolları kesen kindar ve kirli yürekler var. Adı: yürek ama nemalandığı yediği yürekle ahkâm kestiği ısrarcı bir yokluk.

Varlığın hicvine baş koyuyorum ve hiçliğin sarmalında bir veda hutbesi dillendiriyorum haddim olmayarak umarım Tanrı affeder beni.

Sonlanması gereken bir şeyler var ve de yolunda gitmeyen ve doğanın örtüsü de kirlendi ve altındaki toprak unutkan ve dargın.

Ekilmeyi bekleyen yürekler var, sonsuza kadar nadasa kalmış bu yüzden çocuklar ölüyor ve bebekler anne karnında şiddetle tanışık.

Zamanın da örtüsü pek bir dalgalı ve haftaya başlamadan ay sonlanıyor; ay başlamadan da sene.

Seneler ekiyoruz aklımızca ve yeni seneyi coşkuyla karşılıyoruz oysaki eski senede saklı ölülerimiz ve bitmeyen acılarımız derken faz iziyle büyüyor acı denizi ve lenduha sanrılarla bulutlar kirleniyor bu sefer ve gökyüzü de yetmiyor kirletiyoruz birbirimizi.

Sevgi, demeye korkuyor insan ve sevmeye de yine sevmeden duramıyor kimi iklim hala geçiş hakkı tanımamışken bir sonraki mevsime.

İnsanlar yol vermiyor birbirine.

Biriken bir şeyler var ve de nutku tutulan sonra birbirini suçluyor herkes ve ölüm baş rolde ve bir adım ötesi zulüm yüklenmiş beyitler şiirleri öldürüyor aslında mazlumun yüreği linç ediliyor.

Kelamın beratı mı yoksa ya da kalemin?

Haznesinde saklı umutla yola çıkan şafak ve şafağı atan pervasız gece.

‘’Oysa ne kadar kendinden emin gece! Gören bir yetişkin… sürekli yenileyen ve yenilenen, ölümü unutmadan yaşama tutkun dinginliği genleştirerek her an duyumsata…’’ (Nilgün Marmara)

Aşkın hacmine sığmıyor yalanlar ve yalan sevdalar, metazori âşıklar.

Kirlenen bedenler ve lanetli çoğu insan aslında masum doğan ama masumiyetini bir avazda sonlandıran.

Hadislerin eşliğinde ve de hadiselerin… yine de akıllanmıyoruz.

Akil yürekler atıfta bulunuyor ihtirasın ayak sesine kulak kabartan şehvetin güncesi karalanıyor sakilce.

Ümidin terlediği.

Aşkın bazen yokladığı.

Ve içtimada iç ses yine dış sesin asla kesilmediği ve bir orta yolun da bulunamadığı.

Aşkın da körebesi ve sobelenen sanrılar.

Diyetini ödüyoruz ne de olsa ve diyemediğiz ne ise sonlandırıyoruz ve izin veriyoruz birilerinin hayatının sonlanmasına.

Ruhun şad olsun, sevgili Nilgün Marmara.

Aynı semtin çocukları ve aynı okulun bahçesinde koştuğumuz ve bir yabancı olduğuna da inanmadığım yüreğin ve ruhun rahat etsin mekânında.

Sahip çıkamadığımız çok şey var ve sahip çıkılmaktan da ümidi kestiğimiz.

Son olsun dileğimle ne de olsa bahşedilen hayatlar bize bir emanetidir Yaratanın.

Sevgimle.

Yeniden görüşeceğiz ve tanışacağız da bir gün.






Etiketler: sayfam ,


10 Nisan 2019 Çarşamba 23:38:08


"Bir mersiye niteliğinde, üstünü kapatıyorum düşlerimin yoksa üşengeç mevsim üşütür dizelerimi."

Her satır güzel olsa da bu satirlari ayrı bi sevdim.

Tükenmeyen kaleminiz çok güzel.

Sevgiler


    [ Cevap yaz ]    

Gülüm Çamlısoy  | Gülüm Çamlısoy
10 Nisan 2019 Çarşamba 20:45:23



Düzene dahil olmak mı düzensiz addedilen kim duygunun eşliğinde bir hitabe ile yola düştüğümüz?

Düzenek belki de tekerrür eden geçmişin yarınlardaki iz düşümü.

İhanet eden bizler miyiz yoksa kendimize kısacık hayatın her an'ından ve her anı'dan nasiplendiğimiz?

Bu kısacık zaman zarfında ne desek de boş aslında ne de olsa arkamızdan göz yaşı dökecek az insan var ve de unutulmaya mahkumuz yine de yine de...

Unutulmamak ve sevgiyi de umudu da daim kılmak adına mücadelemiz beyhude addedilse de çoğu zaman...

Yüreğime iyi gelen güzelliklere müteşekkirim.

Gülümsemek hala çok olası.

Mevsim dahi henüz rüştünü ispat etmemişken...


    [ Cevap yaz ]    

10 Nisan 2019 Çarşamba 19:09:07


Diyezler ve dehlizler;
Sanrılar ve gerçekler;
Elemle benzeşen hazan
Sazanların mekânı tanıdık bir seyir
Ve tüm saflığı ile inanan aciz bir kul.


Gülüm Çamlısoy

Dizeleri kırbaçlayan şiirler..


    [ Cevap yaz ]    

10 Nisan 2019 Çarşamba 18:41:54


Ne güzeldir vuslata kanat çırpmak.. Hüzünlendim.


    [ Cevap yaz ]    

10 Nisan 2019 Çarşamba 18:30:37


Gülüm kardeşime tebrikler

Gönül imbiğinden ne güzel bir mektup

Devamını bekleriz.

Mutlu akşamlar kardeşim


    [ Cevap yaz ]    




NİLGÜN MARMARA'YA MEKTUPLAR -1- başlıklı yazıya eleştiri yazabilmeniz için üye olmalısınız.

Üye değilseniz üye olmak için tıklayın.


Bilgi
Yayınlanma Tarihi:
10.4.2019 17:18:59
Toplam 5 yorum yapıldı
450 çoğul gösterim
295 tekil gösterim