Ayrılık sabahı onlar yüklerini denk yaparlarken, ben yüzüme ebucehil karpuzu sıkılmış gibi (gözyaşları dökerek ağlıyor) idim... İmriülkays [Paylaş]
E-mail: Şifre: Facebook ile bağlan Üye ol | Şifremi Unuttum
Türkiye Şiir Platformu
ANASAYFA ŞİİRLER Edebiyat Defteri YAZILAR Edebiyat Defteri FORUM Edebiyat Defteri ETKİNLİKLER Edebiyat Defteri NEDİR? Edebiyat Defteri Kitap KİTAP  Edebiyat Defteri Tv TİVİ Edebiyat Defteri Sesli Şiirler MÜZİK Edebiyat Defteri BLOG Edebiyat Defteri Atölyeler ATÖLYE  Edebiyat Defteri BİCÜMLE Edebiyat Defteri ARAMA Edebiyat Defteri İLETİŞİM

SEVMEK Mİ SEVİLMEK Mİ?

 SEVMEK Mİ SEVİLMEK Mİ?



Büyük şaire sormuşlar: “ Sevmek mi daha güzeldir, sevilmek mi? ” diye. ”Sevmek! ” demiş “Çünkü ne kadar sevildiğinden hiçbir zaman emin olamazsın! ”

Sevginin bütün ulviliğine rağmen ‘bencil bir duygu olduğunu düşünüyorum, bir şiirimde de işlemiştim bunu:

‘Sevgi,
İnsanın en büyük bencilliği,
Ama bencilliğin
En insancasıdır.’ diye.

Sevdiğimiz her şeyde ve herkeste ‘bize görelik’ en büyük kıstasımızdır. Bizim istediğimiz gibiyse severiz. Seçimlerimizin hepsi ona göredir.

Taraflıdır sevmek, hak etmek yoktur, sadece uygun görmek vardır. Bu uygunluk ‘en’ kapsamında mıdır? Bunu soramayız, tartışamayız bile. Sırf ‘bize göre’ olsun diye sevilmeye değer neler, kimler kenarda kalır. Öyle olunca sevgiyle yapılan tercihleri ‘ölçüştürmek’ de bir o kadar yanlış olur.

Bütün baskın özelliğine rağmen ‘verici insanlar’ sever. Birine ‘gönlünü vermek’ her an onu düşünmek, sanki onun için yaşamak ne büyük bir mutluluktur.

Sevilmeye gelince, hazıra konmak gibidir. Çoğu kez çaba bile sarf edilmez, hâtta sevilenin bazen haberi olmaz kendisine söylenmezse, o kadar edilgen bir duygudur. Keşke her zaman kıymeti bilinse!

Sevilmek ne büyük bir şanstır aslında, çünkü istemekle olmaz ki! Çoğunlukla kendiliğinden gelir, bulur sevileni, sarar, sarmalar, içine alır. Ayaklar yerden kesilir, değerli olduğu düşünülür. Sanki yalnız onun için yaratılmış ve yaşayan biri vardır artık dünyasında.

Oysa zamanla aradaki sevginin ‘şirazesi’ kayarsa, vaktiyle bu duygudan haberi bile olmayan sevgili, duygunun ve durumun ‘ahkâm keseni’ olabilir. Artık davul, sevenin boynunda; tokmak, sevilenin elindedir!

Bir gün o büyük sarmal seveni öyle bir içine alır ki, sevilenin değeri arttıkça sanki sevenin değeri azalır, küçülür, yok olur. Sevilmenin bedelini ödetir gibi davranılmaya başlanır. Kişi, ‘değerli olmayı ‘ kaldıramamışsa sevilmek ‘büyük’ sevmek ‘küçük’ değerdir artık onun için. Sadece almış, karşılığını verememiş ve seveni tüketmiştir. Bir gün bu büyük sevgide de biter!...

Sevilen bir gün bakar ki canlar acıyor. Taa yukarılardan bir yerlerden düşüvermiş ‘gümmm! ’ diye. Sevildiğinin kıymetini bilememiş ve ‘seveni’ kaybetmiştir!

Herkes sevilmeyi kaldıramaz, bu duyguyu taşıyamaz! Yok sayılan insanlar, ona bu duyguyu yaşatanı ‘var etmezler’. Bu anlaşıldığında da muhtemelen çok geç kalınmıştır.

Duygular nesnel değil ki! Onları onaramazsınız, ayrıldığı yerden yapıştıramazsınız, koptuğu yerden bağlayamazsınız!

Sonsuza kadar kalır bu iz...

Hani şair demiş ya: “ Dal rüzgarı affetse de kırılmıştır bir kere! ”

Ünlü Japon düşünür Masumi Toyotome sevgiyi üç çeşide ayırır:

EĞER SEVGİSİ:

Belli koşullar yerine getirilirse verilecek sevgidir. ‘şarta bağlıdır’. Yazar, nedeni ve şekli olarak bencil bulduğu bu sevginin istenilenlerin yerine getirilmesi için vaat olarak kullanıldığı görüşünde. Bu sayede karşılığında bir şeyler kazanmak amaçlanır.


Yazara göre evliliklerin pek çoğu ´eğer´ türü sevgi üzerine kurulduğu için çabuk yıkılıyor.
En saf olması gereken anne baba sevgisinde bile ´eğer´ türüne rastlanıyor.

ÇÜNKÜ SEVGİSİ:

İlk bakışta ‘eğer sevgisine’ tercih edilebilecek gibi görünen bu sevgi türünde sevilenin bazı değerleri ve sahip oldukları öne geçer, kişi geride bırakılır. Gün gelir bu değerler azalır ya da yok olursa onlara dayanarak ayakta duran sevgi de çöker. Bu açıdan bakınca ilk iki sevgi türünün birbirlerinden çok da farklı olmadıkları görülür. Asıl sevilen kişi değildir, yapacakları ya da sahip olduğu değerleridir.

Japon yazar: “Toplumlardaki sevgilerin çoğu ´çünkü´ türünde olup bu tür sevgiler kalıcılığı konusunda insanı hep kuşkuya düşürür.” diyor.

RAĞMEN SEVGİSİ

Bu sevgi türünde bir şeyler beklendiği için değil tam tersine bir şeyler eksik olmasına rağmen yürek, yürekten sevilir.

Japon yazar bu konuda fikrini belirtirken: “Bugün yaşadığımız toplumda herkesi doyuracak bu sevgiyi bulmak zor. Çünkü herkesin sevgiye ihtiyacı var. Kimsede başkasına verecek fazlası yok. Yakınımızda olan birinin bu sevgiyi bize vermesini bekleriz. Ama o da ayni şeyi başkasından beklemektedir.” der.

Romantizmin kusucusu Victor Hugo’nun 1831’de yazdığı Notre Dame’ın Kamburu romanının asil, yakışıklı, zengin delikanlı Esmeralda´ya çingene olmasına rağmen aşıktır, Esmeralda da Quasimodo´yu dünyanın en çirkin en korkunç kamburu olmasına rağmen sever.

Mecnun’un Leyla’ya olan aşkını ve kavuşamadıklarını duyan devrin padişahı Mecnun’u çağırtır ve ona yardımcı olmak istediğini söyler. Babasının kızı vermediğini öğrenince ‘bir de ben göreyim’ der. Kızların su aldığı çeşme başında gizlenerek beklerlerken padişahın gösterdiği her güzel kıza Mecnun ‘hayır o değil.’ der. En arkadaki zayıf, esmer kızı gösterip heyecanla: “Efendim, işte Leyla!” der. Padişah şaşkın: “Aman be evladım! Bu kız için mi çöllere düştün?” deyince Mecnun kırgın: “ Ama efendim, siz ona bir de benin gözümle bakın.” der.

Mecnun’un verdiği ders sevginin özünü anlatır:

GÜZEL OLAN SEVGİLİ DEĞİLDİR, SEVGİLİ OLAN GÜZELDİR!


Dünyadaki en büyük kıtlık “rağmen türü sevginin ” yeterince olmayışıdır.

Hayatınızda “rağmen” sevdiğiniz kaç kişi var?


Sevdiğinizin ve sevildiğinizin kıymetini bilin, sevgileriniz daim olsun.

SEVGİLERİMLE…


10.02.2019 Serap IRKÖRÜCÜ





Etiketler: sayfam ,

 « Önceki 10 eleştiri   1   2   3   Sonraki 10 eleştiri » 

16 Şubat 2019 Cumartesi 13:21:05


Benim için sevmek önemlidir,belki en bencilce olanı..Yalnız bu bakımdan bencil olmayı yeğlerim.Sevmektir insana mutluluk veren sevilmek gurur verir mutlaka, ama sevmek, mutluluk verir, hem de her şeye rağmen sevmek olanı..Çünkü ile eğer ile sevmek gerçek sevgi olamaz..Kalıcı olan ve hayata anlam katan "rağmen " sevmektir.. benim için tabi...

Güzel bir çalışma, yine bir konuda, sevgide düşündürdünüz ..Emeğinize yüreğinize sağlık sevgili öğretmenim..kutlarım ..


    [ Cevap yaz ]    

14 Şubat 2019 Perşembe 13:29:51


Ve küçük bir ilave daha;

seviyoruz sevilmek için,
ve sevilmek istiyoruz kendimizi sevmek için...


belki de ihtiyacımız olan önce kendimizi sevmek.


Sevgiler..



    [ Cevap yaz ]    

İbrahim Kavas  | İbrahim Kavas
13 Şubat 2019 Çarşamba 12:46:47


şairin dediği gibi tabi ki sevmek önemlidir. Çünkü; sevmek için emek gerekir. Yüreğinize sağlık.


    [ Cevap yaz ]    

13 Şubat 2019 Çarşamba 12:46:41




Sevmek, herşeye rağmen sevmek aslolan evet...

Birini tek taraflı sevmek hayranlıktır, kanımca. Aşk iki kişiliktir. İki insanın birbirine aynı hızla koşması, birbirine çekilmesi... Çekim gücü...

Diğer taraftan insanlar çocuk sahibi olurken, kendi devamları yaşasın diye çocuk sahibi olmak isterler... Bencillik...
Uzun uzun konuşulabilir...


Yazının içeriği çokça üzerine konuşulmuş, yazılmmış bir tema...

Eskimeyen, tazeliğini yitirmeyen sevgi... Üzerinden çokça konuşsak dahi sevgiyi yaşamak, yaşatmak mucizevi, mucize... Oysaki ne kadar insan doğasının ihtiyaç duyduğu bir duygu...


Severek okudum, teşekkürler...


    [ Cevap yaz ]    

Ahmet KARA  | Ahmet KARA
13 Şubat 2019 Çarşamba 12:11:28


"Yaratılanı Severim Yaratandan ötürü"
Yunus Emre ne güzel demiş.

Lise yıllarımda sevdiğim kız için hep idealist davranırdım. Onun sevgisine layık biri olmak için o kadar düzenli hareket ederdim ki, bazen yanlış bile anlaşılırdı. Çünkü benim aşk anlayışımda, aşk sevgi çok kutsal bir anlam ifade ederdi. Hani Fuzuli derya "el çok tabip yaramdan ben derdimle hoş em" bende, çile çekmeyi, sevgi için aşk için çok kutsal bulurdum ve önemserdim.
Sonuçta Allah'a şükür sevdiğimizi aldık. Ve mutluyuz.. Çektiklerimiz helal olsun yolunda...

Hocam;

Yazdıklarınız çok etkileyici bir çalışma. Bu vesile ile beni mazilerde gezdirdi. Sevgi dağlarımızda
çiçekler koktu gönül bağımızda sevgilerle...

Çok teşekkür ederim. Güzel emekleriniz feyiz dolu, ilham verici bir yazı...

Saygımla gönül dolusu selamlar Hocam.


    [ Cevap yaz ]    

Necati Kavlak  | Necati  Kavlak
12 Şubat 2019 Salı 21:01:50


Serap hocam, “sevmek mi sevilmek mi” başlığı altında kaleme aldığınız makalenizi keyifle okudum. Daha başlığı ilk okuduğumda, yeni nesil gençlik yeşil çam filmi gibi gelip geçti gözlerimin önünden.
Sonra Şıpsevdi filmi düştü perdeye. Ve sizin anlatmak istediğiniz sevmek ve sevilmek hayal mi?
diye sordum kendime.
Cevap verebildiniz mi derseniz, cevabım? İşareti.

Bir eğitimciye elinden çıktım diyen bir makale.
Kutlarım.
Saygılarımla


Necati Kavlak tarafından 2/12/2019 9:03:12 PM zamanında düzenlenmiştir.


    [ Cevap yaz ]    

12 Şubat 2019 Salı 16:21:48


Yazıyı okumak ayrı bir güzel konusu ve anlattıkları ayrı bir güzeldi. Sevmek sevilmek üzerine o kadar çok yazılabilir ki ama senin şiirinde yazdığın kısa dörtlük sevmek bencilliğin en insancıl hali ve en güzel hali bence. Sevmek ayrı bir güzel his veriyor insana sevilmek den ziyade. Bana göre sevgi hissi insanın kalbini iyileştiriyor. Huzur ve mutluluk veriyor. Sadece bir insanı değil, bir hayvanı, bir bitkiyi, denizi, gökyüzünü hatta bir şarkıyı. Sevince insan insan oluyor. Duygusuz bir insan her türlü merhametten her türlü histen uzak oluyor. Sevilmek değildir insanı insan yapan. Sevmektir. Sevene aittir her güzel şey. Bazen acı verse de güzel sevmeli insan. Şartsız koşulsuz sevmekten bahsedeler hep. Ben şartsız koşulsuz sevgi olduğunu düşünmüyorum. İlla birşeyler bekleniyor. Şartlar ve koşullar oluyor ister istemez. Şartsız koşulsuz sevgi beklememek gerekir. Sadece güzel bakıp saf ve temiz sevmeli. Kişiliğimizden insanlığımızdan kaybetmeden sevmeli. Sevgi en iyi ilaçtır insanlar için. Sevilince değil insan sevince iyileşir bence. Daha çok şey yazılabilir bu konu üstüne. Yazıya gelen yorumlarda ayrı bir anlamlıydı.
Bana göre günün yazısı seçilmeli. İçten sevgilerimi ve tebriklerimi bırakıyorum şaireme

Kalemin daim olsun


    [ Cevap yaz ]    

Aygün Deniz  | Günay Kocaaslan
12 Şubat 2019 Salı 16:10:07


Tüm yorumlara katılıyorum, bu güzel -güzel derken-sevgi sevmek kadar güzel ne vardır dünyada.Müslüm beyin yazdığı şiirde ki şu satırlar gibi :
Önce kendini, önce kendini, önce kendini...

Kendini seven kendisiyle barışık olan, her şeyi ve her kesi sever.Teşekkürler çok güzeldi.Saygılar.


    [ Cevap yaz ]    

Aygün Deniz  | Günay Kocaaslan
12 Şubat 2019 Salı 16:08:51


Tüm yorumlara katılıyorum, bu güzel -güzel derken-sevgi sevmek kadar güzel ne vardır dünyada.Müslüm beyin yazdığı şiirde ki şu satırlar gibi :
Önce kendini, önce kendini, önce kendini...

Kendini seven kendisiyle barışık olan, her şeyi ve her kesi sever.Teşekkürler çok güzeldi.Saygılar.

Aygün Deniz tarafından 2/12/2019 4:11:32 PM zamanında düzenlenmiştir.


    [ Cevap yaz ]    

12 Şubat 2019 Salı 15:25:08


Yaratıcıya duyulan sevgi bile hesaplı kitaplı aslında. Cennet var, daha kötüsü cehennem var... Ruhen arınmış birileri varsa onu bilemem tabi.

Tek gerçek evlat sevgisidir. Sonrası ve dahası hikayedir.

Sevgilerimle...


    [ Cevap yaz ]    


 « Önceki 10 eleştiri   1   2   3   Sonraki 10 eleştiri » 




SEVMEK Mİ SEVİLMEK Mİ? başlıklı yazıya eleştiri yazabilmeniz için üye olmalısınız.

Üye değilseniz üye olmak için tıklayın.


Bilgi
Yayınlanma Tarihi:
12.2.2019 00:08:18
Toplam 21 yorum yapıldı
423 çoğul gösterim
173 tekil gösterim