Gerçeği her zaman savun, anlayan olmasa bile vicdanına karşı hesap vermekten kurtulursun. (Herbert George Wells) [Paylaş]
E-mail: Şifre: Facebook ile bağlan Üye ol | Şifremi Unuttum
Türkiye Şiir Platformu
ANASAYFA ŞİİRLER Edebiyat Defteri YAZILAR Edebiyat Defteri FORUM Edebiyat Defteri ETKİNLİKLER Edebiyat Defteri NEDİR? Edebiyat Defteri Kitap KİTAP  Edebiyat Defteri Tv TİVİ Edebiyat Defteri Sesli Şiirler MÜZİK Edebiyat Defteri BLOG Edebiyat Defteri Atölyeler ATÖLYE  Edebiyat Defteri BİCÜMLE Edebiyat Defteri ARAMA Edebiyat Defteri İLETİŞİM

Kanserle Yaşam-ll

Kanserle Yaşam-ll

......

Hastane gölgesinde kutlanan yirmibeşinci yaş günü on gün arayla geçirdiğim iki ameliyat, boğazımdan zorlukla çıkan bir ses, içimde yarım yamalak umut ve gözlerimde baharla çıkışıyorum doktoruma "Hocam neyse durumum artık söyleyin ben büyüdüm" ki on yaş birden yaşlanmış hissediyorum kendimi. Herkes bana sürekli radikal hasta diyor ne demekse anlamıyorum. Doktorum diyor ki "Üç tür troid kanserinden biri ancak metastas yapmış lenflerine atmış ve şah damarına yapışmış oldukça zor bir ameliyat geçirdin şükür hayattasın bir süre daha bizimlesin, bu süre bir üç beş derken uzuyor da uzuyor. Hastanede nöbet tutan asker edasıyla "Hocam ne zaman terhis oluyorum" diyorum gülüyorlar ne terhisi kız biraz daha burdasın. İlerleyen günlerde herhalde kendimi mahkum gibi hissediyorum ki "Hocam ne zaman tahliye oluyorum" diye soruyorum yine gülüyorlar biraz daha burdasın derken bir ayı dolduruyorum ve nihayet bir türlü aklıma gelmeyen o kelime güneş gibi doğuyor hayatıma ve taburcu oluyorum :)

Boynumda on santimlik derin bir kesik yüzde yetmişbeşi kayıp bir ses nihayet bitiyor hastane çilesi. Taburcu olurken doktorum beni sıkı sıkı öğütlüyor "Sen koskocaman bir ameliyat geçirdin toparlanmana bak, hastalığın hakkında kimseyle konuşma yapılacak yorumlara aldırma seni üzmelerine izin verme diyor. Anlamıyorum tabi ben doktorumun bana ne demek istediğini.

Bir aylık zorlu bir diyetin sonunda ve henüz öyle fazla kimseyle görüşme konuşma fırsatı bulamadan kendimi bu sefer Nükleer Tıbbın kurşun kaplı bir odasında buluyorum. Radyoaktif tedavi diyorlar bir madde vereceklermiş neyse artık ilaç bile demiyorlar maddeyi veriyorlar penceresi olmayan bir odada ve beni orda kaderimle başbaşa bırakıp kaçıyorlar. Zararlıymış bu madde radyasyon yayıyormuş. Üç gün boyunca kusuyorum bütün iç organlarım dışarı çıkıyor adeta. Akabinde on günde evde kapalı kalıyorum. Ve nihayet çilem bitiyor.

Toparlanma sürecim uzun sürüyor. Işıl ışıl yüzüm gidiyor yerine soluk bir beniz düşük bir omuz yorgun bir beden. Soruyorlar troid ameliyatı diyorum neden bir türlü toparlanamadın o çok basit bir ameliyat kanseri bile öldürmüyor ne var ki diyorlar diyorlar diyorlar. "Hocam bu çok basit bir hastalıkmış ben niye bu kadar acı çekiyorum niye bir türlü iyileşemiyorum" diyorum doktorum azarlıyor beni "Kızım ben sana demedim mi insanlarla hastalığını tartışma diye" . Ama hayran olmamak mümkün değil bizim insanımız gerçekten herşeyi biliyor hastaysan doktor, bina yapıyorsan müteahhit, hemşire, asker, polis... Ben diyorum hala büyüyemedim küçüğüm yaşadığım hastalığı bile bilmiyorum.

Pozitif düşün başına pozitif şeyler gelsin diyorlar oysa ben karamsar değilim biraz gerçekçiyim o kadar. İyi madem diyorum zaten çok az içtiğim sigarayı bırakıyorum reçetede asla yazmayan umursamazlığı koyuyorum cebime üç ayda bir rutin olmak üzere altı ayda bir tüm vücut taraması pet cihazı derken hiç aksatmıyorum kontrollerimi. Böyle böyle derken dört yıl geçiyor. Su gibi akmış olsa da çokta kolay geçmiyor aslında.

Yaşım da yirmidokuz olmuş bu arada bir hayli yaşlanmış hissediyorum :) Bir gün bir lise arkadaşımla karşılaşıyorum yıllar sonra olan bu karşılaşma öyle mutlu ediyor ki beni. Sen ne iş yapıyorsun ben ne iş yapıyorum diye muhabbet ederken "Doktor oldum doğuda görev yapıyordum ancak sağlık nedeniyle tayin oldum yeni geldim" diyor. Hastalığını sorunca "Meme kanseri birini aldılar belki diğerini de alma durumları var ha bu arada menapoza girdim artık evlilik hayal o olsa bile çocuk maalesef" diyor o anda göğsümde çok keskin bir acı hissediyorum doktorumu arıyorum böyle böyle bir ağrı var göğsümde hocam diyorum, bu yüksek riskli hasta radikal hasta diyerek apar topar yatırıyorlar beni hastaneye.

Onbeş gün boyunca biyopsiydi petdi oydu buydu derken yaşım uygun olmamasına rağmen riski göze alamayıp mamografiye de sokuyorlar. En sonunda kötü haberi veriyorlar. Hastalığın nüksetmiş vücudun başka yerinde yok ancak boynun tamamını açmak durumundayız kulak arkaları da dahil bu sekiz ila dokuz saatlik bir ameliyat git kendini psikolojik olarak hazırla çok zor bir süreç seni bekliyor dediler.

İkiz kulelerin devrildiği güne denk gelen 11 Eylül de espriler yaparak yatıyorum hastaneye yine sarı saçlı kızım diye seviyor annem saçlarımı ve yine acıyla uğurluyor beni ameliyata ama bu sefer saklayamıyor gözyaşlarını korkuyor çünkü bende korkuyorum. Ameliyattan çıktığımda annemler beni tanımıyorlar yüzüm bilgisayar ekranı büyüklüğünde şişmiş sonrasında bana öyle tarif ediyorlar... Onlar tanınmayacak haldeki bana kireç gibi bir yüzle bakarken ve hıçkırarak ağlarken ben içimden daha çok eylüller göreceğim diyorum ve Allah’ın bana hediyesi dördüncü hayatıma merhaba diyorum...


Devam edecek...






Hangi tür kanser olursa olsun bu hastalıkla yolu kesişen tüm hastalara şifa diliyorum. Yorumlarıyla desteğini esirgemeyen tüm kalem dostlarıma teşekkürlerimle...










Etiketler: sayfam ,

 « Önceki 10 eleştiri   1   2   3   4   Sonraki 10 eleştiri » 

levent taner  | levent taner
9 Kasım 2018 Cuma 16:03:18


Sayfanın en zarif, pırıl pırıl hanımefendi insanlarından, değerli kalem

Tekrar Allah'tan şifa dilerim Serpil hanım

Saygı ve selamlarımla...





    [ Cevap yaz ]    

26 Ekim 2018 Cuma 00:34:36


Geçmiş olsun. Allah tüm hastalara şifa versin.


    [ Cevap yaz ]    

18 Ekim 2018 Perşembe 23:43:11


Yaşama, sevdiklerine dört elle sarılıp umudunu yitirmeyen, sevgi dolu yüreğinle, vefanla, azminle hep yarınları cebinde taşıdın Engin yüreklim, Kardeşim, Mavişim. Seni ilk gördüğümde o masmavi gözlerine bakmış, ruhuna ordan ulaşmış, yüreğine değmiş, daha yakından tanımıştım. Sana her daim inanmış, seni sende ziyaret etmiş, mücadelene tanık olmuştum. Sen yaşamı, yaşam da seni kucaklıyor diye düşünmüş, çok kez duaların ulaşacağını düşünmüş varlığına şükretmiştim.
Yine can-o gönülden maşallah diyor, Şafi ve Baki olana emanet ediyor, seni seviyorum....

Şu an İstanbuldayım 3 günlüğüne ve ilk defa cep telefonundan deftere girebildim...🙋🏻🌺♥


    [ Cevap yaz ]    

Billur T. Phelps  | Billur T.Phelps
18 Ekim 2018 Perşembe 19:43:10



Zor bir yol... Ama yürünemez, katlanılmaz değil, aynı yoldan yürüyen biri olarak umudumu hiç yitirmedim. Neden ben demedim. Atlattım sayılır, kontrollerimi de ihmal etmiyorum çünkü bunu yaşayan herkes 5 yıl süreyle bitti dense de kontrol da kalmak zorunda.

Çok geçmiş olsun, Sevgiler,


    [ Cevap yaz ]    

18 Ekim 2018 Perşembe 15:21:48


"her şeyi biraz, ama bir şeyi en iyi bil" derler ama uygulama bunun tersiymiş gibi "her şeyi en iyi, bir şeyi biraz" bilir durumumuz var genel olarak. genel olarak diyorum çünkü ben bu tür durumlarda ne diyeceğini bilemeyenler grubunda kalıyorum. diyecek bir şey olsa bile diyemez, kalırım öylece. üzülürüm çünkü.
allah'tan şifalar diliyorum. hikayenin devamı gelecek anladığım kadarıyla. o nedenle son durumu sormuyor, devamını bekliyorum...
sağlıcakla kalın.


    [ Cevap yaz ]    

ahmet şahin  | ahmet şahin
18 Ekim 2018 Perşembe 14:23:42


Hastalığa beynini,kalbini teslim etmediğin sürece mücadelende başarılı olursun..Sevmek ve sarılmak en büyük silahındır...Hayatı sevmek ve sevdiklerine sarılmak..daha önce bu duyguları yaşamış ve yaşayan yüzlercesini tanımış,onlara yol göstermiş biri olarak cesaretinizi kutluyorum..Ben şu an altı aylıklardanım..Yazınız kader arkadaşlarımıza yol göstersin,cesaret versin..sağlıklı,mutlu günler diliyorum..


    [ Cevap yaz ]    

Ahmet Zeytinci  | Ahmet  Zeytinci
18 Ekim 2018 Perşembe 12:32:54


Hüzünlü bir yazı baştan sona. Hayat geçip gidiyor zaman içinde bizden de bir şeyler alıp götürüyor. İçimizde ki inancı yitirmeden sıkı sıkıya tutunmak lazım hem hayata hem de dualar ile Yüce Yaradana ki her şey aslında onun dilemesi ve takdiri ile oluyor. Allah size ve bütün hastalarımıza şifa versin diyelim...


    [ Cevap yaz ]    

AYSE KAVAK  | AYSE  KAVAK
18 Ekim 2018 Perşembe 11:43:48


Selam ilk yazinizi daokumustum uzuntuden yorum yazamamistim Rabbim YA SAFI ismiyle sifa versin YA SABR ismiyle sabir her sabah kuran dinlerim , bunu okurken dinliyerek yaziyorum canim benim Rabbime emanetsiniz sizleri seviyoruz


    [ Cevap yaz ]    

Serap IRKÖRÜCÜ  | Serap  Irkörücü
18 Ekim 2018 Perşembe 10:00:16


Seri yazı olduğunu görünce hemen dönüp birincisini de okudum...

'Allah kaldırabilen kuluna verirmiş'... Bedenen ya da ruhen... hepsi aynı bence... Sizin mücadelenizi ve güçlülüğünüzü gördükçe yargıya saygım arttı...

Bu yaşanmışlıklar gözleyerek anlatıldığında başka, yaşayarak anlatıldığında başka bir tad bırakıyor okuyanda... Yaşayan daha 'dozunda' aktarıyor her şeyi...

Gücünüzün ve sağlığınızın devamını dilerken... serinin gerisini de bekliyorum...

Sevgilerimle...


    [ Cevap yaz ]    

18 Ekim 2018 Perşembe 01:13:08


direnmektir yaşamak bir umudun kazanılmış bir kavganın yazıyla vücut bulmuş hali hayran olunası güçlü olmak nasıldır okunası geçmiş olsun sayın yakamoz deniz ki geçmiş zaten
saygılarım ve esenlik dileklerimle


    [ Cevap yaz ]    


 « Önceki 10 eleştiri   1   2   3   4   Sonraki 10 eleştiri » 




Kanserle Yaşam-ll başlıklı yazıya eleştiri yazabilmeniz için üye olmalısınız.

Üye değilseniz üye olmak için tıklayın.



Günün Yazısı
Okuduğunuz yazı 18.10.2018 tarihinde günün yazısı olarak seçilmiştir.

Bilgi
Yayınlanma Tarihi:
17.10.2018 00:10:04
Toplam 31 yorum yapıldı
1168 çoğul gösterim
572 tekil gösterim


Edebiyatdefteri.com'u kullanarak Çerez Politikamızı kabul etmiş sayılırsınız.