1
Yorum
1
Beğeni
5,0
Puan
1180
Okunma

Bir yâre düştüm ki ısırgan otu;
Bahçeyi bilmiyor bağı bilmiyor…
Burnumdan getirdi emdiğim sütü;
Dumanı bilmiyor dağı bilmiyor…
Yeter de kaş çatıp karşında durur;
Zalimin yüzünden damağım kurur;
Elinde sopası acımaz vurur;
Ölüyü bilmiyor sağı bilmiyor…
Paçalar ıslanmış ayaklar çamur;
Sultanım tahtından veriyor emir;
Belime vurunca büküldü demir;
Solunu bilmiyor sağı bilmiyor…
Sürmeler gözlerde kalem kaşında;
İnci gezer otuziki dişinde;
Hiç yemek yemedim sofra başında;
Şekeri bilmiyor yağı bilmiyor…
Sabah hiç dokunmam görmem yüzünü;
Bi kalk desem kan bürüyor gözünü;
Sabah - akşam hiç sakınmaz sözünü;
Zamanı bilmiyor çağı bilmiyor…
Birazdan içerden gelecek komut;
Hamsi levrek olur, çupra palamut;
Öğrenir diyorum boşuna umut;
Denizi bilmiyor ağı bilmiyor…
Ali ALTINLI – 26/01/2012
Saat: 20:33
5.0
100% (1)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.