6
Yorum
0
Beğeni
0,0
Puan
1458
Okunma
eski İstanbul neredesin?
gençliğimin İstanbul’u böylemiydin!.
taşın toprağın altın deyip geldiler
şaşırdılar! sen neymişsin İstanbul’um dediler
güzelin talihi çirkin olurmuş derler
güzelliğini tek tek soldurup
saçını başını yoldular
sırtına taşıyamayacağın yükü doldurup
kalabalıklar binalar altında
ezdiler be! ezdiler...
her gün sokaklarını kazdılar
köstebek yuvası yaptılar
çukurlarına düşenler
ya sakat kaldı ya mezara kondular..
mevsimlerin bile değişti
ne yağan yağmurun
ne de karın tadı kalmadı
diz boyu çamura daldık
su baskınlarına uğradık
zelzelenle savrulduk
üstten makyajını yaptılar
alt yapısız koydular...
dayanılmaz trafik kargaşanla
her bir cadde , sokağınla
çeşit çeşit insan manzaranla
asık suratlar mutsuz yaşamlarla
çığrından çıkmış sapıklarınla
televizyon kanalları İstanbul gecelerinde
kimin eli kimin cebinde
sinemaskop rezalet var
tüm bunlara özenen
binlerce gençliğim var..
artık sende yaşayamam
yordun beni başedemem
aklımı kaybetmeden
sağlığım yerindeyken
şehirli deli denmeden
pılımı pırtımı toplayıp
sana elveda diyeceğim..
Bahar Tülay Kıran 2006