(c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Şiirlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Halk şiirinin en keskin, en mert taşlama (satir) geleneğini buram buram taşıyan; devrin, insanların ve menfaat karşısında bükülen omurgaların acı bir bilançosudur bu mısralar. Paranın, makamın ve çıkarın kokusunu aldığı an meraya üşüşenler; dün "asla değişmem" deyip de ilk imtihanda bin kere şekil değiştirenler... Çıkar terazisinde kantarın topuzu kaçtığında, ne cömertliğin bir anlamı kalır ne de tutuculuğun; herkes aynı yozlaşmanın hamurunda karılır. En acısı da, "Hu" çekenlerin, maneviyatı dilinden düşürmeyenlerin kesenin ağzı açılınca dünyalık hırslara teslim olması; makam ve mevki uğruna doğru yoldan sapıp önüne gelene müdana etmesidir. Irk, köken, meşrep tanımayan bu genel çürüme karşısında; şairin o namuslu, o eğilmez kalemi, toplumsal hafızaya tokat gibi bir şerh düşer. Herkesin değiştiği, satıldığı ve başkalaştığı yerde, değişmeyen tek şey bu acı hakikatin kendisidir. Menfaat pazarlarında değişmeyenlere, samimiyetini ve ilk günkü saf halini koruyan o dik duruşlara dair: Meraya üşüşen tilkiyle çakal, Ne ilke bıraktı ne edep, sakal. Herkes değişsin, sen öylece kal; Doğruyu söyleyen hürdür her zaman...
“Değişti”, toplumsal yozlaşmayı ve insanların çıkar karşısında nasıl değişebildiğini taşlama diliyle anlatan bir şiir olmuş. “Köşeyi dönenler alıyor paye” ve “Doğru yol görünce sapar oldular” dizeleri özellikle dikkat çekiyor. Her kıtanın sonunda değişim vurgusunun farklı biçimlerde sürmesi şiire hem ritim hem de güçlü bir sitem havası katmış. Dili sert, yer yer mizahi ve düşündürücü; güncel insan hâllerine ayna tutan bir çalışma. Kaleminize sağlık.
Bu şiir; toplumsal yozlaşmayı, etik değerlerin yitirilişini ve çıkar ilişkilerini hicveden, mizahi ve eleştirel yönü son derece güçlü bir çağdaş toplumsal taşlama (satir) örneğidir. Melahat Çetinkaya, hece ölçüsünü ve Türkçenin zengin deyim aktarımlarını mükemmel bir ustalıkla kullanarak devrin ahlaki dönüşümünü gözler önüne sermiş.
Merhaba değerli dost, usta kalem Güzel şiir Kutluyorum yürekten, yalansız ve riyasız NİCE GÜZEL ŞİİRLERE YELKEN AÇMAN DİLEĞİMLE Şiirle kal, sevgiyle kal, dostça kal, sağlıkla ve hoşça kal
Toplumdaki ahlaki ve insani değerlerin zamanla bozulması, çıkar ve makam uğruna insanların ilkelerinden saparak yozlaşmasıdır.kalemin daim olsun inşallah
Melahat Hanım; her kıtasında toplumsal bir sızıyı, değerlerin nasıl eridiğini ve karakterlerin makam uğruna nasıl başkalaştığını adeta bir ayna gibi yüzümüze vurmuşsunuz. "Adam sandığımız herkes değişti" derken kurulan o vakur ve sarsıcı hüzün, şiirin sonuna kadar o güçlü hece ritmiyle tıkır tıkır işliyor. Kalabalıkların akıntıya kapılıp gittiği bu çağda, kalemiyle böyle bir haksızlığa karşı durup omurgayı savunan usta yüreğinize sağlık. Kaleminiz daim olsun.
Şair: Melahat Çetinkaya Şiir: DEĞİŞTİ Değerlendirildiği Salon: Yalana Zil Takıldığı, Ölçünün Dağa Kaçtığı, Tilkiyle Çakalın Sıraya Girdiği ve Kantarın Topuzunu Aramak İçin Arama Kurtarma Ekibi Kurulduğu Salon
Melahat Çetinkaya’nın Değişti şiiri RUSAMER’e gelir gelmez Ser Feyzlizof Kalburabastî Efendi Hazretleri insanlığın eski modeliyle yeni modelini karşılaştırmak istedi. Kafası patlak, fikri şaplak sakinlerimiz depoya koştu; eski modelin vicdanı, merhameti ve ölçüsü yerinde, yenisinin ise bazı parçaları kayıptı. Hikâyedeki parçaları kaybolmuş pazıl gibi insanlar düşüncesi şiirin kapısını açıyor; içeride yalakalık, çıkar, haksızlık, kayırmacılık ve makam tutkusu insan karakterindeki değişimin dosyasına birer birer giriyor.
Dadaloğlu Köşesinde kafası patlak, fikri şaplak sakinlerimizden Payeci Pala, Şimdi itibar hep ağaya beye / Yalakalık ise büyük sermaye / Köşeyi dönenler alıyor paye dizelerinde RUSAMER Borsa Salonunu açtı. İtibar, sermaye ve paye kelimeleri aynı ekonomik çağrışım çevresinde buluştuğu için kıta sağlam bir bütünlük taşıyor. Adam sandığımız herkes değişti ise hayal kırıklığını doğrudan vuruyor; yalnız herkes sözü taşlamanın hedefini gereğinden fazla genişletiyor. Pala yalakalığın sermayesini hesapladı, vergilendirilemeyecek kadar kayıt dışı çıkınca defteri kapattı.
Âşık Hüseyin Topal Köşesinde kafası patlak, fikri şaplak sakinlerimizden Minareci Murtaza, Süsleyerek zil takınca yalana / Kılıf bulduk minareyi çalana bölümünde minarenin kılıf ölçüsünü almaya kalktı. Halk dilindeki iki ayrı çağrışımı aynı taşlama alanına çekmek canlı bir mizah oluşturuyor. Uyanıklar katılınca talana ile eleştiri iyice sertleşiyor. Murtaza minareye kılıf bulamadı; yalanın zilini sökmeye çalışırken zilin çoktan makam kapısına asıldığını fark etti.
Kul Köşger – İsmail Köşger Köşesinde kafası patlak, fikri şaplak sakinlerimizden Ölçücü Ömer, Maymuncukla her kapıyı açınca / Ölçü firar edip dağa kaçınca dizelerinde cetveli bırakıp dağ aramasına çıktı. Ölçünün kişileştirilerek toplumdan kaçması şiirin en eğlenceli ve başarılı buluşlarından biri. Mesafe açıldı merkez değişti dizesi de fiziksel mesafeyi ahlaki merkezden uzaklaşmanın mecazına çeviriyor. Ömer ölçüyü dağda buldu; aşağı inmeye ikna edemeyince kendisi de yanında kaldı.
Aykız – Zahide Eskici Köşesinde kafası patlak, fikri şaplak sakinlerimizden Torpilci Turan, Malum amca dayı girdi araya / Tilkiler çakallar geçti sıraya bölümünde sıraya numaratör koydu. Akrabalık ve aracılık üzerinden yürüyen kayırmacılık eleştirisi açık; tilki ve çakal benzetmesi de halk taşlamasının tanıdık hayvan sembollerini kullanıyor. Ancak Değişmem diyenler bin kez değişti kıtanın asıl yumruğu; insanın ilkelerinden çıkar karşısında vazgeçmesini hedefliyor. Turan sıra numarası aldı, amcası araya girince kendisini birinci sırada buldu.
Ozan Diyari – Erdoğan Başıbüyük Köşesinde kafası patlak, fikri şaplak sakinlerimizden Kantarcı Kâmil, Kantarın topuzu hayli kaçınca / Eli selek şaştı nekes değişti dizelerinde kantarı söküp masaya yatırdı. Kantarın topuzunun kaçması ölçüsüzlüğü halk dilinden güçlü biçimde taşıyor; selek ile nekes de şiire eski ve yöresel söz varlığının tadını katıyor. Buna karşılık Hu çekenler kanatlanıp uçunca dizesinin hedefi daha kapalı ve farklı yorumlara açık. Kâmil topuzu buldu ama kantarın kimi tartacağı belli olmayınca mühür vurup çıktı.
Ozan Delibal – Celil Çınkır Köşesinde kafası patlak, fikri şaplak sakinlerimizden Makamcı Mahmut, son kıtada Makama mevkiye tapar oldular / Doğru yol görünce sapar oldular dizelerini görünce makam koltuğunu duvara sabitledi. İlk iki dize taşlamanın ana düşüncesini kuvvetle topluyor. Ancak Türk’ü Kürt’ü Laz’ı Çerkez değişti dizesi eleştiriyi etnik toplulukların tamamına yaydığı için şiirin önceki kıtalarda hedef aldığı belirli davranışlardan uzaklaşıp çok geniş bir genellemeye dönüşüyor. Mahmut değişenleri nüfus kütüğünden değil davranışlarından tespit etmenin daha güvenli olduğuna karar verdi.
KALBURABASTÎ EFENDİ’NİN DEĞERLENDİRMESİ
Değişti, çıkar karşısında değişen insanı halk söyleyişleri ve taşlama diliyle sorgulayan canlı bir şiir. Ölçünün dağa kaçması, kantarın topuzunun kaçması ve minareye kılıf aranması güçlü; şiirin zayıfladığı yerler ise eleştirinin belirli davranışlardan çıkıp herkesi veya toplulukların tamamını kapsayan genellemelere dönüştüğü dizeler.
Ser Feyzlizof Kalburabastî Efendi Hazretleri teftişi tamamladı: Ölçü dağda bulunmuş, kantarın topuzu kaçmış, minarenin kılıfı henüz dikilememiş, tilkiyle çakal sıraya girmiştir. Adam sandıklarımızın tamamını yeniden muayeneye çağırmak çok masraflı bulunduğundan RUSAMER Yönetimi bundan böyle insanların etiketlerine değil, icraatlarına bakılmasına karar vermiştir.
İnsan değişebilir; asıl mesele, değişirken hangi değerlerini yolda bıraktığıdır.
Kantarın topuzu kaçınca yalnız tartı bozulmaz; ağırla hafif de birbirine karışır.
Özün sözü budur. Vesselam.
Ser Feyzlizof Kalburabastî Efendi Hazretleri Celil ÇINKIR Nam-ı Diğer Delibal
Kesinlikle kimler değişmedi ki. Toplumsal yozlaşmaya işaret eden özenle kaleme alınmış harika bir şiir olmuş. Doğru söze ne denir ki? Kutluyorum. Kaleminiz daim ilhamınız bol olsun. Sonsuz saygılarımla.
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.
Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Ne paylaşacaksınız?
Şiir, yazı, kitap ya da ileti için hızlıca ilgili alana geçin.