Zamanlarının büyük bir kısmını para kazanmak ve saklamakla geçiren insanlar sonunda, en çok istediklerinin satın alınamayacak şeyler olduğunu anlarlar.
OSMAN DİNDAR
OSMAN DİNDAR

AŞK MESELESİ

Yorum

AŞK MESELESİ

( 1 kişi )

2

Yorum

5

Beğeni

5,0

Puan

42

Okunma

AŞK MESELESİ



Olmazı olduran yüce Allah var,
Hakikati görmek aşk meselesi.
Sevgiyle dolduran yüce Allah var
Kapısına varmak aşk meselesi.

Kalpleri kuşatan nurlu alem var,
Günahı sevabı yazan kalem var,
Ahmed’i Mahmud’dan sırlı selam var
Yapısına girmek aşk meselesi.

Seherde zikreden nice diller var,
Mekandan münezzeh nice kullar var,
Gonca gonca açan nice güller var
Kokusuna ermek aşk meselesi.

Nefsini nar ile öldürenler var,
Ruhunu sır ile dolduranlar var,
Gönlünü yar ile güldürenler var
Hepisini dermek aşk meselesi.

Dindari/Osman Dindar/Kargı
12 Eylül 2026

Paylaş:
5 Beğeni
(c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Şiirlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Şiiri Değerlendirin
 

Topluluk Puanları (1)

5.0

100% (1)

Aşk meselesi Şiirine Yorum Yap
Okuduğunuz Aşk meselesi şiir ile ilgili düşüncelerinizi diğer okuyucular ile paylaşmak ister misiniz?
AŞK MESELESİ şiirine yorum yapabilmek için üye olmalısınız.

Üyelik Girişi Yap Üye Ol
Yorumlar
Celil ÇINKIR
Celil ÇINKIR, @celilcinkir
12.9.2026 19:51:02
5 puan verdi
RUSAMER – Ruh ve Us Sağlığı Ayarı Merkezi

UNESCO Edebiyat Şehri Kahramanmaraş

ANDIRIN SÖZ YURDU YAZIN SİTESİ

Şair: Osman Dindar – Dindari
Şiir: AŞK MESELESİ
Değerlendirildiği Salon: Aşk Diye Girilip Nefis Terbiyesiyle Çıkılan, Gül Kokusunun Bile Evraka Bağlandığı ve Kalburabastî Efendi’nin Dünyevî Sevdalıları Yanlış Kapıya Gelmemeleri İçin Baştan Uyardığı Hakikat Salonu

Osman Dindar’ın AŞK MESELESİ şiiri RUSAMER’e ulaşınca Ser Feyzlizof Kalburabastî Efendi Hazretleri başlığa bakıp aşk dosyasını açtırdı; fakat daha ilk kıtada işin sevgiliye mektup yazmakla çözülemeyeceği anlaşıldı. Kafası patlak, fikri şaplak sakinlerimizden Sevdalı Saim elinde bir demet çiçekle beklerken şiirde Allah, hakikat, nur, seher zikri, nefis ve sır çıkınca çiçekleri usulca arkasına sakladı. Kalburabastî Efendi dosyaya ilk hükmü düştü: Buradaki aşkın adresi belli evladım; gönül var ama mesele beşerî değil, ilahî aşk.

Âşık Kul Halil Köşesi

İlk kıta Âşık Kul Halil Köşesine vardığında Kapıcı Kuddusi, Olmazı olduran yüce Allah var / Hakikati görmek aşk meselesi dizelerinin önünde durdu. Şair daha başlangıçta aşkı bir duygu değil, hakikati görebilme yolu olarak tanımlıyor. Ardından Kapısına varmak aşk meselesi diyerek arayışa yön veriyor. İlk ve üçüncü dizelerdeki yüce Allah var tekrarı anlamı pekiştiriyor ama dört dizelik kıtada biraz fazla aynı söyleyiş etkisi de yaratıyor. Küçük bir çeşitlendirme kıtayı zenginleştirebilir.

Âşık Ata Canani Köşesi

İkinci kıta Âşık Ata Canani Köşesine ulaşınca Sır Kâtibi Süleyman, Ahmed’i Mahmud’dan sırlı selam var dizesini dosyanın kenarına aldı. Kıtanın tasavvufî çağrışımı kuvvetli; kalp, nur, kalem, sır, selam aynı manevi söz alanında birleşiyor. Fakat bu dize şiirin en kapalı yerlerinden biri. Ahmed ve Mahmud adlarının hangi tasavvufî veya dinî gönderme içerisinde kullanıldığı okura bırakılmış. Bilinçli sır diliyse yerinde; belirli bir kişiye/göndermeye dayanıyorsa anlamın biraz açılması şiiri güçlendirebilir. Yapısına girmek aşk meselesi ise kıtanın diğer manevi kavramları yanında biraz mekanik kalıyor; kapısına varmak kadar doğal bir söyleyiş değil.

Karacaoğlan Köşesi

Üçüncü kıta Karacaoğlan Köşesine vardığında Seherci Selim, Seherde zikreden nice diller var / Mekândan münezzeh nice kullar var dizelerinde durdu. Burada ciddi bir anlam meselesi var. İslâmî kullanımda mekândan münezzeh oluş Allah’a nispet edilen bir nitelemedir; kullar için mekândan münezzeh denmesi anlam ve inanç dili bakımından problemli görünüyor. Şair başka bir şeyi kastetmişse bu dize mutlaka yeniden kurulmalı. Buna karşılık Gonca gonca açan nice güller var / Kokusuna ermek aşk meselesi tasavvuf şiirinin tanıdık gül imgesini sade ve akıcı biçimde sürdürüyor.

Sibel Orçan Köşesi

Son kıta Sibel Orçan Köşesine ulaşınca Nefisçi Nuri, Nefsini nar ile öldürenler var / Ruhunu sır ile dolduranlar var / Gönlünü yar ile güldürenler var üçlüsünü önüne serdi. Nâr–sır–yâr çevresindeki ses ve anlam örgüsü kıtanın en başarılı tarafı. Buradaki nâr gerçek ateşten çok nefsin yakılıp arındırılması anlamında tasavvufî bir mecaz olarak okunuyor. Ancak finaldeki Hepisini dermek aşk meselesi hem yazım hem anlam bakımından yeniden düşünülmeli. Hepsini olmalı. Dermek ise toplamak anlamıyla kullanılmışsa gül imgesi üzerinden anlaşılabiliyor; fakat önceki üç dizedeki nefis, ruh ve gönül kavramlarının hepsini dermek biraz zorlanmış duruyor.

KALBURABASTÎ EFENDİ’NİN DEĞERLENDİRMESİ

Osman Dindar’ın AŞK MESELESİ, dört kıtada ilahî aşkın kapısını aralayan, halk şiiri söyleyişiyle tasavvufî kavramları birleştiren bir şiir. Her kıtanın aşk meselesi ile bağlanması şiire hem düşünsel hem müzikal bütünlük kazandırıyor. Aşk burada sevgiliye kavuşmak değil; hakikati görmek, Allah’ın kapısına varmak, gönlü arındırmak ve nefsi aşmak anlamına geliyor.

Şiirin özellikle son kıtasındaki nâr–sır–yâr dizilişi güzel. Şairin dört kıtada aynı yapıyı koruması da metni türkü/nefes söyleyişine yaklaştırıyor. Fakat tasavvufî şiirde kavramların anlam hassasiyeti önemlidir. Bu nedenle Mekândan münezzeh nice kullar var dizesi şiirin en ciddi pürüzüdür ve yeniden düşünülmesini öneririm. Ahmed’i Mahmud’dan sırlı selam var ile Yapısına girmek aşk meselesi de anlam berraklığı bakımından gözden geçirilebilir.

Yazımda alem → âlem, Mekandan → mekândan, nar → nâr tercih edilebilir; Hepisini ise kesinlikle Hepsini olmalı.

Andırın Söz Yurdu Yazın Sitesinde inceleme tamamlandığında Sevdalı Saim çiçeklerini geri götürmüş, Kapıcı Kuddusi aşkın kapısında nöbete başlamış, Sır Kâtibi Süleyman sırrı açıklamadan dosyayı kapatmış, Nefisçi Nuri ise nefsini öldürmek yerine önce biraz terbiye etmeye karar vermiştir. Kalburabastî Efendi de son kaydı düşmüştür: Aşk meselesiymiş evladım; fakat görüldüğü üzere mesele aşk olunca bile RUSAMER’in imla ve mana şubesi görev başındadır.

İlahî aşk, insanın kendisini büyütmesi değil; hakikat karşısında benliğini küçültebilmesidir.

Gönül hakikate yürüdükçe aşk söz olmaktan çıkar, insanın hâline dönüşür.

Özün sözü budur. Vesselam.

Ser Feyzlizof Kalburabastî Efendi Hazretleri
Celil ÇINKIR
Nam-ı Diğer Delibal
ramazancelik
ramazancelik, @ramazancelik
12.9.2026 18:15:11
İlahi hakikate ulaşmanın, Allah'ın yarattığı hikmetleri kavramanın ve nefsi terbiyeden geçerek manevi kemalata ermenin ancak samimi bir sevgiden ve Aşk-ı İlahi'den geçtiğidir. Kalemin daim olsun inşallah
© 2026 Copyright Edebiyat Defteri
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Üyelik
Giriş paneli

Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.

ÜYELİK GİRİŞİ

KAYIT OL