3
Yorum
8
Beğeni
5,0
Puan
98
Okunma

Huzurundayım huzurun, kolaçan ettiğim kadar içimi, çalkalandığımın da zikridir sözcüklerimin vuku bulan fikri.
Delişmen bir ırmağım ben kendine ket vuran
Zihniyetlerden ötürü yolunu ve umudunu kim ise kasıp kavuran
Çöl çiçeğiyim en çok dikenlerinden mustarip
Gecesefasıyım, sefasını süremediğim gündüzün
Edasına yenik düşüp de örselendiğim evrenin çekidüzen vereyim diye
Uğraştığım her günü küle çeviren
Bir gül olmanın ise hem neresi kötü
Kendine batmadıktan sonra dikeni
Evreler evrende hüküm süren
Bazen atan devreler zihnime peşkeş çeken
Ve edimler bir sağ bir soldan giden
Nihayetinde kendisi ile çelişen
Mevsimin muadiliyim ve evet, yaz çocuğu olsam bile
Aşkın hazana aşkım Eylül’e.
Acının da müdaviyim
Âşık olduğum kadar aşkın dibine
Vurmuş bir gözyaşı feryadı
Çıkmışken ayyuka her fısıltı her inilti
Vardiyalı bir ömrün perde arkası
Bulabilmek ümidiyle en çok da kendini
Yeri geldi mi?
Kendine muhalif
Sözsüz ırksız bir hüznün iki yakasına
Eşlik eden yakuttan gözlerinde ümidin
Sadece ve sadece yeşersin
Diye gönülden geçenleri zikreden
Dervişin fikrine denk düşen
Belki de delişmen rüzgârın
Kanadına ilişen
Yavru bir serçe gibi
Kendi yaşında can veren
Kâh bir çiy tanesi
Kâh çiğnendiği kadar da yüreğin sırça köşkü ve hanesi
Göğe çalım atan bir kar tanesi misal
En çok da sevdiklerine zarar vermeden
Hiçliğine âşık bir derviş gibi
Tekil hanesinde yüreğin
Bir tohum gibi aşkla yeşeren
Ölümün vecizesi
Hayatın son sahnesi
Oysaki daha yeni gelmiştim hayata diyebilmenin
O vakur ve içten seslenişi
Sadece ve sadece sevgi ile iyileşen
Yalnızlığın tek reçetesi
Kalemin de içinde kalan ukdesi…
5.0
100% (7)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.