0
Yorum
2
Beğeni
0,0
Puan
37
Okunma

Aşkın son hamlesi her zaman aynıdır:
Gitmesine izin vermek.
İstisnası yok.
Peşinden koşmayacaksın,
Sevdiğine ikna etmeye çalışmayacaksın,
Kendini anlatmak için uzun uzun mesajlar yazmayacaksın,
Bunları geçmişte daha önce defalarca yaptın değil mi?
Yaptın tabii ki.
Peki bir faydası oldu mu?
Yoksa daha da kötüye mi gitti?
Daha kötüye gitti değil mi?
Nerden biliyorsun diye sorma,
Biliyorum işte.
Sadece bırakacaksın.
Çünkü birini kalmaya zorluyorsan, orada artık aşktan çok bağımlılık vardır.
Ve bağımlılık insanı içeriden çürütür.
Gerçek sevgi, ikna edilmeye ihtiyaç duymaz.
Gerçekten isteyen insan, kendi isteğiyle kalır.
Bazen insanlar daha fazla savaştıkça sevgilerini ve sadakatlerini kanıtladıklarını sanırlar.
Oysa bazı savaşları kazanmak değil,
kaybetmek gerekir.
Yapılması gereken tek şey, istenmediğini sessizce kabullenmektir.
Biliyorum bunu kabul etmek acıdır.
Ama insanın kendine olan saygısını, bir başkasının kararına rağmen koruyabilmesi çok daha değerlidir.
Çünkü saygının bittiği yerde aşk, zamanla aşağılanmaya dönüşür.
Aşağılanma ise insanı içerden çürütür.
Bu yüzden gitmesine izin vermek yenilgi değildir.
Zorunluluktur.
Şöyle düşün:
seni gerçekten isteseydi,
seni gerçekten sevseydi,
seni kaybetmeyi bu kadar kolay göze alamazdı.
Bu kadar basit.
O gün geldiğinde paniğe kapılma.
Uzun vedalar yazma.
Drama yapma.
İkna etmeye çalışma.
Kendini anlatıp durma.
Bunları defalarca yaptın zaten, daha kötü oldu.
Ve en önemlisi, bir insanın seni tekrar tekrar ayrılıkla tehdit etmesine izin verme.
Kendi kendini kapının dışına çıkar.
Kendini kapının önüne koy ve kapıyı da arkandan sessizce kapat.
Ve bir daha da açma o kapıyı
Duygularının savurduğu yerde değil, karakterinin durduğu yerde karar ver.
Çünkü bazen insanın kendine verebileceği en büyük söz şudur:
“Beni hayatında istemeyeni, kendime rağmen istemeyeceğim.”
“Benimle mutlu olmayana, istediği gibi başkalarıyla mutlu olma şansını tanıyacağım.”
Sonra iyileş.
İyileşmek, onu unutmak değildir.
Onun yokluğunda da hayatının eksik olmadığını öğrenmektir.
Onu özlediğinde kendine gerçeği hatırlat:
Seni seçmedi.
Seninle kalmak istemedi.
Seninle kurduğu hayatı sürdürmek istemedi.
Seninle mutlu olmadığını ve başkaları ile daha mutlu bir hayat istediğini söyledi.
Bunu kabullenmek canını yakabilir.
Ama bazı gerçekler zaten insanı yakarak iyileştirir.
Bundan sonra sınırlarını bilen, sana saygı duyan ve seni gerçekten seçen insanlara yakın dur.
Çünkü doğru insan sevgisini sürekli sorgulatmaz.
Seni her tartışmada ayrılıkla tehdit etmez.
Sınırlarını sürekli test etmez.
Sana kendini her an vazgeçilebilecek biri gibi hissettirmez.
Birisini bırakmanın en hızlı yolu, bazen kendine karşı acımasızca dürüst olmaktır.
Yazan
Korhan KÜLÇE
10/09/2026
Saat: 01:00
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.