0
Yorum
1
Beğeni
0,0
Puan
23
Okunma
Gece, toprağın üstüne ince bir tül gibi serildiğinde,
Sessizlik en derin zikre durur odamda.
Ne harfin yükü kalır dilde, ne kelamın ağırlığı;
Sadece kalbin atışı kalır, bir de her şeyi kuşatan O sonsuz rahmet.
Gözlerimi kaparım;
Dünyanın gürültüsü, kaygıları, telaşları birer birer dökülür sonbahar yaprakları gibi.
Ruhum, zamansız bir aydınlığın eşiğinde bekler,
Bir damla nur düşer avuçlarıma;
Hiçbir aynanın yansıtamayacağı kadar saf,
Hiçbir gözün tarif edemeyeceği kadar berrak ve derin.
Dualar yükselir semaya, dilsiz ve dudaksız,
Rüzgârın kanadına takılmadan, fırtınaya tutulmadan.
Bilirim ki duyulur en gizli ahlar, en sessiz yakarışlar bile.
Karanlık gecede süzülen ak bir niyet gibi,
Göklerin kapısı aralanır ansızın.
Ne dünya makamı ister ruhum, ne de gelip geçici sevdaları;
Bir tek huzur, bir tek O’nun rızası yeter göğsümdeki daralmaya.
Secdeye değdiğinde alın,
Toprakla gökyüzü birleşir adeta tek bir noktada.
O an ne geçmişin gölgesi kalır ne geleceğin endişesi,
Yalnızca Sonsuz Varlık ve O’na sığınan garip bir kul.
Kelimeler tükenir, heceler serbest kalır zincirlerinden;
Aşk ile yanan bir kandil gibi eritir benliği,
İçimdeki o karanlık, kuytu köşeler bir bir aydınlanır.
Bir nefes çekersin ciğerlerine,
İçinde Bismillah’ın ferahlığı,
Ruhunda nurdan bir köprünün sarsılmaz dengesi.
Görünmeyen bir rahmet eli dokunur sanki yalnızlığına,
Güzel kokulu bir serinlik yayılır gönül bahçene.
Anlarsın ki kimsesiz değilsin bu koca âlemde;
Dağlar, taşlar, yapraklar O’nu tesbih ederken,
Sen de O’nun sevgisiyle yürürsün bu fani yolda.
Bırakırsın kendini zamanın ötesindeki o akışa,
Ne bir hesap kalır geride, ne de bir pişmanlık.
Sadece samimi bir niyaz,
Sadece sonsuz bir teslimiyet...
Hasan Duman
Balıkesir
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.