Her çocuk sanatçıdır. mühim olan büyüyünce de öyle kalabilmektir. pablo picasso
Barış Bayram KURT
Barış Bayram KURT

Gitme ne olur.

Yorum

Gitme ne olur.

( 1 kişi )

1

Yorum

2

Beğeni

5,0

Puan

36

Okunma

Gitme ne olur.

Sen şimdi kalkıp gidiyorsun…
Gitme ne olur.
Daha gecenin sabaha varmasına çok var,
daha söylemediğim binlerce sözüm var.
Daha gözlerine doya doya bakamadım,
daha ellerini ellerimde
son bir kez tutamadım.

Sen şimdi kalkıp gidiyorsun…
Sanki bir kapı kapanacak,
sanki bütün dünya susacak,
sanki ardından yalnız sen değil,
benim de yarınlarım gidecek.

Gitme ne olur…

Şu kapıyı yavaş kapat,
sesinden bile korkuyorum.
Çünkü her kapanan kapıda
biraz daha yalnız kalıyorum.
Ayak seslerin uzaklaştıkça
kalbimin sesi büyüyor içimde.

Gitme…

Biraz daha otur yanıma.
Hiçbir şey söyleme.
Sadece dur.
Sessizliğin bile güzel benim için.
Yeter ki gitme…

Bak, gururumu bir kenara bıraktım,
başımı eğdim önüne.
Senden ilk defa
kalmanı istiyorum böyle.

Ne olur gitme…

Ben güçlü görünürüm belki,
herkes beni dimdik sanır.
Ama sen bilirsin içimi…
Ben geceleri kimse görmeden
kaç defa dağıldım,
kaç defa adını söyleyip
duvarlara sarıldım.

Sen bilirsin…

Ben seni sadece sevmedim,
ben seni hayatımın içine yazdım.
Bir günümün sabahına,
gecemin sessizliğine,
duamın arasına,
kalbimin en derin yerine
adını koydum.

Şimdi sen kalkıp gidiyorsun…

Peki ben ne yapacağım?

Sabah olduğunda
sana “günaydın” demeden
nasıl uyanacağım?
Bir şarkı çaldığında
seni düşünmeden
nasıl dinleyeceğim?
Sokakta senin sevdiğin bir kokuyu duyduğumda
nasıl yürümeye devam edeceğim?

Bana bunu söyle…

İnsan sevdiğini kaybedince
nereye saklanır?

Hangi sokak unutturur seni?
Hangi şarkı susturur içimdeki sesini?
Hangi gece
senin yokluğundan daha karanlık olabilir?

Gitme ne olur…

Çünkü sen gidince
evin ışıkları yanacak belki,
ama içimde karanlık kalacak.

Çay yine demlenecek,
saat yine işleyecek,
insanlar yine gülecek,
şehir yine kalabalık olacak…

Ama benim dünyamda
bir sandalye hep boş kalacak.

Senin oturduğun sandalye…

Ve ben her akşam
farkında olmadan
oraya bakacağım.

Belki gelirsin diye…

Belki kapı çalar diye…

Belki telefonum titrer
ve ekranda adını görürüm diye…

Ama olmayacak.

Biliyorum…

Yine de insan
bile bile bekliyor.

Çünkü aşk bazen
umut etmek değil,
umut kalmadığı halde
beklemektir.

Sen şimdi kalkıp gidiyorsun…

Ben ise sana
“kal” demekten yorulmuyorum.

Kal…

Bir gün daha kal.

Bir gece daha kal.

Bir sabah daha
yanımda uyan.

Kırılmışsak onaralım.
Yorulmuşsak dinlenelim.
Yanlış yaptıysak affedelim.
Birbirimizi anlamadıysak
yeniden konuşalım.

Ama gitmeyelim…

Çünkü bazı yolların dönüşü yoktur.

Bazı vedalar
dilin söylediği kadar kısa değildir.

Bir insan gider…
Ama yokluğu yıllarca kalır.

Bir insan susar…
Ama sessizliği ömür boyu konuşur.

Bir insan kapıyı kapatır…
Ama ardında bıraktığı acı
hiç kapanmaz.

Sen şimdi kalkıp gidiyorsun…

Ben sana kızamıyorum.

Çünkü sevdiğim insana
kızsam bile
kalbim onu savunuyor.

“Git” desen bile
içimde bir ses
“Gitme” diye ağlıyor.

Ne garip değil mi?

İnsan bazen
en çok sevdiğine
en çok yeniliyor.

Ben sana yenildim.

Gözlerine yenildim.
Sesine yenildim.
Gülüşüne yenildim.
Bana “seviyorum” dediğin
o güzel günlere yenildim.

Şimdi o günler yok.

Sadece hatıraları var.

Ve hatıralar…

İnsanın en ağır yüküymüş.

Bir fotoğraf görüyorum,
kalbim sızlıyor.

Bir şarkı duyuyorum,
gözlerim doluyor.

Bir yerden geçiyorum,
“burada beraber yürümüştük” diyorum.

Sen belki çoktan unutmuşsundur…

Ama ben
unutmayı bilmiyorum.

Çünkü ben seni
aklımla değil,
kalbimle sevdim.

Akıl bazen vazgeçebilir.

Ama kalp…

Kalp sevdiğini
ölümüne kadar taşıyabilir.

Gitme ne olur…

Bana bir şans daha ver.

Bütün hatalarımı önüme koy,
tek tek hesap sor.
İstersen kız,
istersen sus,
istersen saatlerce konuşma…

Ama gitme.

Ben senin sessizliğine bile razıyım.

Yeter ki
hayatımın dışına çıkma.

Yeter ki
bir gün seni aradığımda
“artık çok geç” deme.

Çünkü bazı “geç”ler vardır,
insanın bütün ömrünü yakar.

Ben o “geç”ten korkuyorum.

Sen şimdi kalkıp gidiyorsun…

Ve ben ilk defa
bir insanın arkasından
bu kadar çaresiz bakıyorum.

Ne gurur kaldı bende,
ne kibir…

Sadece sen kaldın.

Bir de
seni kaybetme korkusu.

Bak…

Ellerim titriyor.

Sana belli etmemeye çalışıyorum.

Ama gözlerim
beni ele veriyor.

Bir damla yaş düşüyor.

Sonra bir tane daha…

Ben ağlamıyorum sanma.

Ben sadece
içimde yıkılan bir hayatın
sesini dinliyorum.

Sen şimdi kalkıp gidiyorsun…

Gitme ne olur.

Beni bu gecenin ortasında
kendimle baş başa bırakma.

Çünkü ben kendimle kaldığımda
hep seni düşünüyorum.

Sen yokken
kendime bile yabancılaşıyorum.

Duvarlara bakıyorum,
saatlere bakıyorum,
pencereden dışarı bakıyorum…

Her yerde seni arıyorum.

Ama yoksun.

Belki de en acısı bu:

İnsan sevdiğini
gözleriyle arayıp
bulamayınca değil,

Kalbiyle arayıp
bir daha ulaşamayacağını anlayınca
yıkılıyor.

Sen şimdi kalkıp gidiyorsun…

Belki başka bir sabaha uyanacaksın.

Belki başka insanlarla güleceksin.

Belki benim adımı bile
bir gün hatırlamayacaksın.

Ama ben…

Ben seni
bir ömür hatırlayacağım.

Çünkü sen benim hayatımdan
geçip giden biri değilsin.

Sen benim hayatımda
iz bırakan insansın.

Öyle bir iz ki…

Üstünden yıllar geçse de
silinmeyecek.

Bir gün yaşlanacağım.

Saçlarıma ak düşecek.

Yüzümde yılların çizgileri olacak.

Belki herkes
beni unutacak.

Ama sen…

Senin adın
kalbimin bir köşesinde
hep genç kalacak.

Çünkü bazı insanlar
yaşlanmaz.

Onlar insanın hatıralarında
hep ilk günkü gibi kalır.

Sen de öyle kalacaksın.

Belki ilk gördüğüm günkü gibi…

Belki ilk gülümsediğin an gibi…

Belki bana ilk kez
“seviyorum” dediğin gece gibi…

Ve ben o geceyi
ömrümün sonuna kadar
içimde taşıyacağım.

Ama yine de…

Sen şimdi kalkıp gidiyorsun.

Gitme ne olur.

Bir kere olsun
benim için kal.

Bir kere olsun
aşkımız için savaş.

Bir kere olsun
“bırakmayacağım” de.

Ben senden mucize istemiyorum.

Sadece biraz sevgi

Biraz sabır…

Biraz merhamet…

Biraz da
biz istiyorum.

Çünkü ben hâlâ
“biz” kelimesine inanıyorum.

Hâlâ bir ihtimal olduğuna inanıyorum.

Hâlâ kırılmış bir kalbin
sevgiyi yeniden öğrenebileceğine inanıyorum.

Yeter ki sen gitme.

Yeter ki
kapıyı kapatma.

Yeter ki
son sözün “hoşça kal” olmasın.

Çünkü ben sana
“hoşça kal” diyemem.

Ben senden sonra
nasıl hoş kalınır bilmiyorum.

Sen benim içimde
öyle bir yere dokundun ki…

Şimdi orası boş kalırsa
ben ömrüm boyunca
o boşluğu taşırım.

Ve belki bir gün
herkes bana
“unuttun mu?” diye sorar.

Ben de gülümserim.

“Unuttum” derim.

Ama kimse bilmez…

İnsan bazen
en çok unuttum dediği şeyi
geceleri gizlice hatırlar.

Kimse bilmez…

Ben hâlâ seni
bazı geceler
rüyamda çağırırım.

Hâlâ bir kapı sesi duyunca
içimde bir umut doğar.

Hâlâ telefon çaldığında
kalbim bir anlığına
sen sanır.

Hâlâ adını duyduğumda
içimde eski bir yara
yeniden kanar.

Sen şimdi kalkıp gidiyorsun…

Gitme ne olur.

Eğer illa gideceksen
son kez sarıl bana.

Öyle bir sarıl ki
yokluğun başlamadan önce
varlığını son kez hissedeyim.

Öyle bir bak ki gözlerime…

Hiç konuşma.

Ben gözlerinden
her şeyi anlayayım.

Sonra git…

Ama bil ki
sen kapıdan çıktığın anda
benim içimde bir kapı daha kapanacak.

Ve o kapının anahtarı
sende kalacak.

Belki yıllar sonra
geri dönersin.

Belki bir gün
“Beni affeder misin?” dersin.

Ben bilmem…

Ama şunu bil:

Ben seni beklemekten değil,
seni unutamamaktan korkuyorum.

Çünkü beklemek bir gün biter.

Ama unutmak…

Bazen hiç bitmez.

Sen şimdi kalkıp gidiyorsun…

Gitme ne olur.

Bu gece
biraz daha benimle kal.

Sabah olunca
istersen git.

Ama bu gece gitme.

Çünkü geceler uzundur.

Çünkü yalnızlık ağırdır.

Çünkü insan
en çok geceleri özler.

Ve ben bu gece
seni özlemeye başlamak istemiyorum.

Sen şimdi kalkıp gidiyorsun…

Ben burada kalıyorum.

Seninle yaşadığım bütün güzel günlerin
ortasında…

Bir elimde
hatıraların,

Bir elimde
yokluğun…

Ve kalbimde
tek bir cümle:

Gitme ne olur…

Gitme…

Çünkü seni kaybetmek,
seni sevmekten daha ağır.


Gitme…

Çünkü sen gidersen
bu kalp bir daha
eskisi gibi atmayacak.


Gitme…

Ne olur gitme…

Çünkü ben seni
bir gün unutmak için değil,

bir ömür sevmek için sevdim.

Paylaş:
2 Beğeni
(c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Şiirlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Şiiri Değerlendirin
 

Topluluk Puanları (1)

5.0

100% (1)

Gitme ne olur. Şiirine Yorum Yap
Okuduğunuz Gitme ne olur. şiir ile ilgili düşüncelerinizi diğer okuyucular ile paylaşmak ister misiniz?
Gitme ne olur. şiirine yorum yapabilmek için üye olmalısınız.

Üyelik Girişi Yap Üye Ol
Yorumlar
yudumyunus
yudumyunus, @yudumyunus
30.8.2026 17:55:16
5 puan verdi
Çok çok uzun bir şiir diye düşündüm ilk baktigimda fakat okumaya bir başladım ne zaman bittiğini bile fark etmedim

Akıcı bir dille bu kadar anlamlı cümlelerin yoğunluğunda seven bir yüreğin feryadı figanı vardı her gitme dediğinde

Yaşanmışlıkların neler olduğunu ancak yaşayan bilir okuyucu tabiki bilemez ama şu bir gerçek ki şair her gitme dediğinde biraz daha eksiliyor kendinden

Gitme illada gideceğim diyorsan al silahı sık şakağıma diyordu mısra aralarında şair ve onsuz yaşamanın ölümden beter olduğunun farkındaydı

Şiir şiir olarak her haliyle mükemmel bir o kadarda anlamlıydı kutlarım sizi vede eserinizi tebrikler

yudumyunus
© 2026 Copyright Edebiyat Defteri
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Üyelik
Giriş paneli

Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.

ÜYELİK GİRİŞİ

KAYIT OL