0
Yorum
6
Beğeni
0,0
Puan
42
Okunma
Seni anlatacak bir alfabe kalmadı bende.
Bütün harfleri
bir otobüs biletine harcadım.
Eski köşk yıkıldı, evet.
Harabeler de sevilir
ama otuz dördüncü hat
artık senin teninden geçmiyor.
Buluştuğumuz o incir ağacı...
Belediye kesti onu bir sabah.
Gövdelerimizden ayrılan
ilk dal oydu belki.
Dedikodumuzu yapan Feride teyze öldü;
ölüm,
mahalledeki en samimi hareketti.
Şiirlerime gelince...
Unutmak,
hatırlamanın en taze biçimidir.
Ezberim kötü.
Seni yanlış ezberlemişim.
Aklımın bir köşesinde
eski bir sokak lambası yanıp sönüyor;
ne seni gösteriyor artık
ne de eve götürüyor beni.
Ben biraz
o ışığın altında kaldım.
Şehir
senin esmerliğine yetişemiyor artık.
Bütün sokak lambaları
solgun bir beyaza kesti.
Bir tek eskici aynı:
Muammer amca.
Zamanı hurdacıya satsak
kaç para eder?
Sana yazdığım o mektuplar var ya...
sarf edilmiş kelimeler çöplüğü.
Beş kuruşa alır mı dersin?
Hiç pahasına,
bir cıgara parasına belki.
Ne de olsa
işin ucunda
beş parasız ölmek de var;
üstelik
gözlerin üzerimde değilken.
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.