1
Yorum
4
Beğeni
5,0
Puan
39
Okunma
Şu karanlık gecede, bir oda da yalnızım,
Gecem nasıl ıssızsa, bende öyle ıssızım.
Hırçın bir deniz gibi dalgalıdır yüreğim,
Amansız bir hasretle sızlar burun direğim.
Şimdiye dek çok fazla kasvetli yollar aştım,
Yıllar sonra yeniden kendimle hesaplaştım.
Bir ben daha var ettim, ellerimle yeniden,
Oturttum tam karşıma, kükredi bana birden,
İçindeki her şeyi önüme döküverdi,
Otuz üç yılın yükü omzuma çöküverdi.
Dediklerini duydum yüreğim yana yana,
Var ettiğim benliğim şöyle seslendi bana:
Sen ey rezil dünyadan, daha da rezil olan!
Sen ey hiç utanmadan yaşamdan lezzet alan!
Gönlün hâlâ sevgiyi gayret içinde besler,
Oysa çoktan ölmüştü, içindeki hevesler.
Düşün de geçmişinde neler yaşadın neler,
Senin o çirkin yüzün, hangi yüz ile güler?
Bir zamanlar sevginin yaptın felsefeni,
En sonun da sevgiye beslemedin mi kini?
Hani nefsi bilirdin, hani ona düşmandın,
Nefse uyduğun için itten beter pişmandın.
Bir zamanlar herkese, tüm her şeye kırıldın,
Sen hatta hayatına ve yaşama darıldın.
O zamanlar çağlarken, bir anda durdun, dindin,
Yaşamaktan iğrendin tüm dünyadan tiksindin.
Her zaman dua ettin, hep ölmeyi istedin,
Ölüm bana bir türlü gelmedi; gelmez dedin.
Bu feryadını duyan tüm herkes sana güldü,
Heyhat! Küçük kardeşin bak senden önce öldü.
Aslında sen tam o gün, düştün amansız zara,
Kardeşinle beraber girdin o boş mezara.
Sanma sakın ey gafil sen gerçekten de öldün,
Kardeşin ölü gibi, sen de sağken gömüldün.
Geri gelmezmiş asla, buradan ölüp giden,
Ondan sonra da sana veda etmişti deden.
Çokça fazla sürmedi, için yeniden yandı,
Yeğenin de dedenin, sol yanına uzandı.
Üç mezarın başına gider, boyun bükersin,
Yanyana gördüğünde bir acı iç çekersin.
Onlar ölüp gittiler, bak yan yana durdular,
O karanlık toprakta belki bir köşk kurdular.
Aslında sen şu an da ıssızlıktan ıssızsın,
Onlar yan yana iken sense yine yalnızsın.
5.0
100% (1)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.