1
Yorum
8
Beğeni
5,0
Puan
38
Okunma
Bir terzinin teyelleyip yarım bıraktığı
Bir ceket gibiydi gece.
Bir kolu meydanlarda kaldı,
Öteki karakol duvarlarında.
Zamanın yüzünü çevirdiği sokağın başında
Küsmüş bir çeşme
Seslerine yasak bulaşmış insanlar
Kimi sürgüne gönderilmiş bir türkünün izini
Kimi, bir meydanda yarım kalmış
O son cümlenin peşinden yürüyordu.
Ceplerinde açılmamış mahkeme kâğıtları,
Sararmış mektuplar,
Adresine ulaşamamış selamlar
Gözlerinde uzak sınırların buğusu,
Nefeslerinde eski baskınların külü.
Biri ekmek kuyruğunda,
Biri cezaevi kapısında,
Biri haber bülteninin alt yazısında.
Bir gaz bulutu çekilir gibi sokaklardan
Kimliğim onların ardından kaldı.
Işıkları söndürdüm.
Geceyi içime giydim.
Biriken taşları sayar gibi
Eski düşlerimi yokladım.
Dipte tortulanmış sessizlik,
Sökülmeyen son ilmek,
Kopmayan son bağ...
Gazetelere kısa düşmüş,
Tarihe eksik yazılmış bir enkaz.
O yorgun adımlar geçti.
Nehirler gibi.
Sürgünler gibi.
Kafileler gibi.
Dönüp bakmadan.
Bir kelime bile bırakmadan.
Şimdi içimde,
Adı değiştirilen şehirlerin,
Boşaltılan meydanların,
Yarım bırakılmış sevdaların arasında
Haritası çizilmemiş bir gurbet yaşıyor.
Geceleri, en çok da susturulmuş sesler konuşuyor.
12.08.2026
5.0
100% (7)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.