0
Yorum
1
Beğeni
0,0
Puan
23
Okunma

İnanın bana eskiden aşklar ömür boyu sürerdi.
Bir haftalık değil, bir mevsimlik değil.
Ömürlük olurdu.
Ölene kadar.
Bir kız camdan el salladı mı, havalara uçardık.
Yerden iki karış yukarı yürürdük.
Kalp göğsüme sığmaz,
dışarı çıkıp sokakta koşardı.
Bir gülücük.
Mahcup.
Kaçamak bir bakış.
Bir "merhaba"...
Yavru kuşlar gibi heyecanlanırdık.
Kanat çırpardık içimizde.
Cik cik ederdik sessizce.
En büyük hazine kalbimizdeydi.
Bankada değil, cebimizde değil.
Göğsümüzün solundaydı.
Adını bile söylemeye kıyamadığımız.
Nasıl utangaçtık.
Gönül verdiğimiz kişiyi incitmekten ödümüz kopardı.
Onun karşısında küçük düşmekten çekinirdik.
Bir kelime fazla söylesek,
üç gün uyuyamazdık.
Karşılıksız aşklar,
ebediyen saklanan sırlara dönüşürdü.
Kimse bilmezdi.
Deftere yazardık, sonra yırtardık.
Duvardaki resme bakardık, sonra susardık.
Uzaktan sevmek diye bir şey vardı.
Dinçer Dayı
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.