0
Yorum
1
Beğeni
0,0
Puan
64
Okunma

Her zamanki gibi birlikte gittiğimiz kafeye,
bu sefer tek gittim.
Garsona:
"İki çay.." dedim.
Garson şaşırdı.
"Ama dedi, siz bir kişisiniz..!"
Şaşkın yüzüne şöyle bir baktım.
Tebessüm ederek:
"Diğeri... yüreğimdeki için" dedim.
Garson nezaketle
çaylardan önce
bir demet papatya getirdi,
masaya koydu.
Bu kez şaşırma sırası bendeydi.
"Bu ne..?" dedim.
"Beyefendi,
yüreğinizdeki gönderdi" dedi.
Yüreğimdekiler hep yanınızda olsun
dileklerimle dedi
ve uzaklaştı.
Gözlerim doldu.
Geçmişe daldı.
Beni heyecan aldı.
İçimi hüzün kapladı.
O papatyalar solana kadar,
iki çay içtim.
Biri dudaklarımdan geçti,
biri yüreğimden.
Masada üç kişiydik aslında:
Ben,
hasretim,
ve senin bıraktığın boş sandalye.
Gelir misin diye sormadım.
Gelemezsin biliyordum.
Sadece...
bir dahaki sefere de
"iki çay" diyebilmek için
yaşıyorum.
Dinçer Dayı
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.