4
Yorum
8
Beğeni
5,0
Puan
56
Okunma

Bir yer olsun, öylesine de güzel
Ayrılık olmasın bir daha,
Burkulmasın zavallı yürek,
Odalarda kokusu kalır gidenin
Korkular korksun, cesur olsun muhabbet
Saatler geçmek bilmesin, sinsin an
En güzel anılar yaşansın yeniden
Kalemi boynu büküktür yitenin.
Canlansın fotoğraflar, girelim içeri
Zaman olsun artık kulların keyfiyeti
Uzanınca tutulabilsin sevgiyle eller
Yitenin ardından niçin boştadır kollar?
Dağların ardında kalmasın efsunlar
Geceye dalmasın yitik sevdalar
Bağlamasın karaları anne, babalar
Gökkuşağı vermez rengi vuslat yaşanmadan.
Mazi olmasın yeter, şu an olsun biteviye
Bükülmesin bel, kırışmasın alınlar
Yürek dediğin, sevgisizlikten kanar
Ayrılık anaforu hayatı alır, savurur.
Bedenler öldü de bitti mi her şey
Kan oturdu gözüme maziyi dermekren
Ne sesi gelir ne nefesi canlarımızın
Acılar kaynar fanide, yitimlerse peşpeşe.
Eklendikçe gün gün üstüne artar
Özlemler büyür de büyür tutulamaz
Kalbi olanlar duyar atım sesini uzaktan
Kavuşma hissi olmasa kimse yaşayamaz.
Belli olmaz sevenlerin sağı solu
Yürüdümü yol dayanmaz Mecnun’a
Ya çöllerde yitimdir bu sevgi yoluna
Yahut ölüm utanır ebedi aşk uğruna.
Sessizce içine işler sevgi hissiyatı
Onsuz anlamsız kalır neyin varsa
Düşen kalkabilsin artık, sağlıkta huzur
Gül bahçesine bülbül varken baykuş oturur.
Karacaoğlan gezmiş onca diyarı
Sevgiye adamış benliğini, sanatı
Bir meçhule derler O da gitti dün
Bizi anlatan, duyguların ortağı ozan
Suretiydi giden, duygusu bâki kalan.
Arayıp dururum fakat hep nafile
Onca sevdik, sevdik onlar yok, nerede
Gitti gençlik, günle soluyor ömür
Gurbetin dağları neden mor, hep kömür?
Oğuzhan KÜLTE
5.0
100% (5)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.