Birinin iyi niyetini istismar etmek, o iyi niyetin başkalarına sunulmasını da yok eder. noblese oblige
Devrimkaya~
Devrimkaya~

Begonvil...

Yorum

Begonvil...

( 3 kişi )

2

Yorum

6

Beğeni

5,0

Puan

50

Okunma

Begonvil...

Gökyüzünde aradığın güneş,
içinde açmayı bekleyen
bir begonvil
hadi uyan maviliklere...




Hadi, aç gözlerinin perdesini,
sabahın saçlarından süzülen güneşe.
Bugün hiçbir şey sorma hayata,
bırak biraz da hayat seni sevindirsin.
Begonviller taşsın şehrin suskun duvarlarından,
pencerene değen rüzgâr eski bir şarkıyı getirsin.



Sen de gül
öyle uzun zamandır unuttuğun yerinden.
Bak,
kumrular telaşlı, martılar göğün peşinde.
deniz, kıyıya mavi bir sır bırakıyor.
Bir avuç petunya yüreğinin kıyısında usulca açıyor.
Belki de bahar,
insanın içinde başlamayı bekleyen küçük bir cesarettir.



Hadi, uyan içinde koşan sevinçlere.
Sarıl bir an, anda kalan sana.
Hem demiş miydim sana;
uçurum koylarından bakma öyle hayata.
Her düşüş, düşmek değildir bazen,
bazı yollar aşağıya değil,
kendine çıkar.



Ne geçmişin kapısını çal, ne yarının gölgesini çağır.
Çünkü bak, güneş omzuna konmuş,
begonvil ellerini göğe uzatmış
ve sen hâlâ bilmiyorsun,
Huzur, sandığın kadar uzak değil.


Biraz sus,
biraz dinle...
Kendi kalbinin
dehlizlerinde
çiçeklenen
o sessiz sabahı....



Paylaş:
(c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Şiirlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Şiiri Değerlendirin
 

Topluluk Puanları (3)

5.0

100% (3)

Begonvil... Şiirine Yorum Yap
Okuduğunuz Begonvil... şiir ile ilgili düşüncelerinizi diğer okuyucular ile paylaşmak ister misiniz?
Begonvil... şiirine yorum yapabilmek için üye olmalısınız.

Üyelik Girişi Yap Üye Ol
Yorumlar
Celil ÇINKIR
Celil ÇINKIR, @celilcinkir
3.8.2026 07:55:35
5 puan verdi
RUSAMER – Ruh ve Us Sağlığı Ayarı Merkezi

UNESCO EDEBİYAT ŞEHRİ KAHRAMANMARAŞ

Begonvil Taşkını, İç Bahar ve Huzur Arama Salonu

Kalburabastî Efendi Hazretleri meşhur fötr şapkası, uzun cübbesi ve bastonuyla salona girdi. Bu defa bir elinde sulama kabı, ötekinde saksı, cebinde de nereden bulduğu bilinmeyen üç begonvil dalı vardı. Sayın Devrim Kaya’nın Begonvil şiirini okuyacağız, dedi. Begonviller taşsın şehrin suskun duvarlarından kısmına gelince durdu, saksıya baktı. Devrim Hanım, şiire begonville başlayıp petunyayı da içeri almışsınız. Bir kıta daha sürse ortanca, sardunya, fesleğen de gelecek; biz şiir yorumlamaya geldik, belediyenin Park ve Bahçeler Müdürlüğüne döndük. Yalnız hakkını teslim edelim, hanımefendi okuru daha ilk kıtada hayattan sorguya çekmek yerine güneşe çıkarmış. RUSAMER’e böyle neşeli vaka pek düşmüyor; biz genellikle hasretten ciğeri delinmişleri teslim alıyoruz.

Ozan Duranoğlu Köşesi’nden Haceli Dayı güneşe doğru sandalyesini çevirdi. Bırak biraz da hayat seni sevindirsin demiş ya, şiirin anahtarı burada. Millet yıllardır hayatı sevindirmek için uğraşıyor; kredi ödüyor, işe yetişiyor, çocuk büyütüyor, misafir ağırlıyor. Devrim Hanım ilk defa Hayat kardeşim, biraz da sen çalış demiş. Çok haklı. Bu hayat kaç yıldır maaş alıyor da bütün icraatı biz yapıyoruz? Üstelik Sen de gül, öyle uzun zamandır unuttuğun yerinden diyor. Gülmenin bile adresini unutmuşuz. Navigasyona yazsak Gülümseme noktası, üç yüz metre sonra sağa dön diyecek hâle gelmişiz.

Âşık Feymanî Köşesi’nden Berber Hakkı Uçurum koylarından bakma öyle hayata dizesine takıldı. Hele burası pek güzel. İnsan bazen bulunduğu yeri değiştirmeden yalnız baktığı yeri değiştirerek ferahlıyor. Her düşüş düşmek değildir, bazı yollar aşağıya değil kendine çıkar sözü de şiirin düşünce yükünü taşıyor. Ama kızım, aşağı giden yol nasıl kendine çıkıyor diye fazla kurcalamayalım; RUSAMER Coğrafya Şubesi geçen ay mecaz yüzünden kapatıldı. Bizim bazı sakinler kendini bulacağım diye Andırın dağlarına çıktı, üçünü Başkonuş’ta zor yakaladık.

Karacaoğlan Köşesi’nden Emine Nine begonvil dalını eline aldı. Ne geçmişin kapısını çal, ne yarının gölgesini çağır diyor. İşte bugünün insanına reçete. Geçmişin kapısında nöbet, geleceğin penceresinde gözcülük derken bugünü evde yalnız bırakıyoruz. Sonra Huzur sandığın kadar uzak değil diyor. Ben de bunu söylüyorum. Millet huzuru dağ başında, deniz kıyısında, beş yıldızlı otelde arıyor; hanımefendi kalbin dehlizlerine saklamış. Yalnız dehliz biraz sıkıntılı kelime kızım. Huzuru oraya koyarsan vatandaş madenci baretiyle arar. Bir dahaki şiirde girişe iki ok levhası koyalım: Huzur 50 metre ileride, begonvili geçince solda.

Kalburabastî Efendi Hazretleri sulama kabıyla saksıya su verdi, fötrünü düzeltti ve raporu kapattı. Begonvil, okuru karanlığın içinde dolaştırmak yerine onu ışığa, ana ve kendi iç dünyasına çağıran iyimser bir şiir. Begonvil, güneş, rüzgâr, deniz, petunya ve sabah imgeleri aynı içsel diriliş düşüncesini besliyor. Şiirin en güzel tarafı da baharı takvimden çıkarıp insanın içine taşıması. RUSAMER teşhisi kesindir: Devrim Kaya’da ileri derecede begonvil çoğalması, kronik mavilik isteği ve tedavi gerektirmeyen iç bahar tespit edilmiştir. Reçeteye sabah bir miktar güneş, öğleden sonra iki doz deniz, akşam tok gönülle sessizlik yazılmıştır. Yan etkisi gülümsemedir. Muska isteyenlere ayrıca duyurulur: Kalburabastî Efendi bu vakada muska yazmayacaktır; saksıya begonvil dikip verecektir. Çünkü bazı gönüllere üflemek değil, biraz su vermek lazım. Sonra da bırakın kardeşim, çiçek nereye isterse oraya taşsın. Özün sözü budur. Vesselam.

Ser Feyzlizof Kalburabastî Efendi Hazretleri
Celil ÇINKIR – Delibal
erbensalim
erbensalim, @erbensalim
3.8.2026 07:54:32
5 puan verdi
Umut ve Şifa: “Belki de bahar, insanın içinde başlamayı bekleyen küçük bir cesarettir” dizesi, şiirin kalbi gibi çarpıyor. Baharı dışarıda değil, insanın kendi iç cesaretinde araması çok derin bir hakikat.
Kabulleniş ve İç Yolculuk: “Her düşüş, düşmek değildir bazen / bazı yollar aşağıya değil, kendine çıkar” ifadeleri, hayatın zorluklarına karşı ne kadar bilgece ve duru bir bakış açısı sunulduğunu gösteriyor.
An’da Kalma Çağrısı: Geçmişin yükünü ve yarının kaygısını bir kenara bırakıp, omza konan güneşin ve ellerini göğe uzatan begonvilin farkına varma arzusu, şiire çok huzurlu bir dinginlik katmış.
Kendi kalbinin dehlizlerinde çiçek açan o sessiz sabahı dinlemek; karmaşadan uzaklaşıp insanın kendine verebileceği en güzel hediyedir.
Yazarın yüreğine, hissiyatına ve kalemine sağlık. İnsanın içini aydınlatan, hüznü umuda tebessümle bağlayan çok kıymetli bir eser olmuş.
© 2026 Copyright Edebiyat Defteri
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Üyelik
Giriş paneli

Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.

ÜYELİK GİRİŞİ

KAYIT OL