4
Yorum
22
Beğeni
5,0
Puan
114
Okunma
Kırgın gözlerimi çekip dünyanın dizine
kekeme bulutun saçlarımı taramasına sustum
ve yeni yetme bir güzün gülüşüne dayadım anlımı.
Sonra
içimde unutulmuş bir kapının paslı sesini dinledim,
Biraz gökyüzü,
Çokça cebimde buruşturduğum dualardan,
biraz toprak kaldı
Ve tırnak diplerimde unutulmuş ben...
hangi harfin içinde öldüğümü bilmiyorum.
Bir yanım..
çoktan gömülmüş bir çocuğun
avuçlarında büyüyorken
bir yanım..
doğmamış bir sabaha adımı fısıldıyordu.
Bir kapı aralığından sızan çocukluğum
ayak izlerini silerek geçerken içimden
Ben hangisiydim bilmiyorum
Ahh kuşlar göğsümde taşıdığım kuşlar,
yolunu şaşırmış kuşlar
her biri başka bir susuşa kondu.
Kanat çırptıkça
Ardından bakmadım geçmişe
Çünkü bazı anlar yüreğime değil,
boğazıma yerleşti,
içimde biraz daha eksildi gökyüzü.
Ve bir güz daha geçti içimden,
yapraklarını toplamadan kendini toprağa bıraktı.
düşen her yaprakta ben
biraz daha kendimden vazgeçtim.
Sonra sustum.
Çünkü insan
en çok kendine anlatamadığı yerde
susarmış.
Kırgın gözlerimi çekip
yeniden dünyanın dizine koydum.
Bulut kekemeydi,
güz suskundu,
ben
kendime bile geç kalmıştım.
Hepsi bu...
5.0
100% (5)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.