0
Yorum
3
Beğeni
0,0
Puan
53
Okunma
Datça’ya varınca ilk iş, selam vermek denize, martıya; sonra da uğramak Kadir Usta’ya, Özen Balık’ın sıcak kapısına.
Balık dürüm elde, şalgam yanda, gün batımı limanın ucunda. Terinos der ki gülümseyerek: "Bir lokma lezzet, bin hatıradan önce."
Zeytindalı da çıktı meydana, genç bir delikanlı gibi sofrada. Lezzeti güzel, niyeti sağlam, ama zaman ister her lokantaya biraz.
Caminin sokağındaki eski esnaf ise çoktan geçmiş bu imtihanlardan. Tenceresinde yılların sabrı, duvarlarında ustaların hatırası var.
Kimi balıkla anılır Datça’nın, kimi tandırla, kimi çorbayla. Ama hepsinin ortak bir sırrı vardır: Dostluk katılmadan yemek tamam olmaz.
Akşam çökerken limana, martılar döner son turuna. Terinos bardağını kaldırır sessizce:
"Lezzet gelip geçer bazen, ama güzel sofralarda kurulan dostluklar ömür boyu kalır insanın yanında."
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.