4
Yorum
18
Beğeni
5,0
Puan
145
Okunma
karanlığı bir çarşaf gibi yırttım
güne gülüşünü astım sevgilim
çıplaklığın kıyısında yankılanan
kilise çanlarıdır terimiz
gecenin nefesiyle kurutur onu rüzgar
ve bir zeytin ağacı gibi
kök salar tenim tenine
şarap kokusu yayılır geceye
çözülür gizli düğmeler
rüya rüya içinde
yalnızlığı şafağın kızılına gömdüm
uslanmaz bir çocuğum ben sevgilim
ve durgun gölde taş sektirdiğimde
düşünürüm
ç’akıl taşlarının kalbindeki ince damarı
ve sonra rüzgarı düşünürüm
göğsümü öpücüklerin gibi dövmesini
sazlıklardan yükselen güvercinleri
ve cami avlusundaki çeşmeleri
heybemde kurumuş güller
kınına sığmayan bir tufanım sevgilim
bekledim
gülüşünden ninniler devşirerek çocuklara
bıçak sırtı vakitlerden geçerek
ve beklerken
sus/pus odaların içinde
mağrur öfkemi attım içime
beni biraz sevemez misin
5.0
100% (8)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.