0
Yorum
2
Beğeni
5,0
Puan
40
Okunma
Gözlerimi açıyorum; odada yabancı bir koku,
Sanki az önce buradaydın,
Şimdi içimde büyüyor korku.
Gittin mi, yok mu senden kalan?
Ama yastıktaki çöküntü sadece soğuk bir yalan,
Benim sol omzumun bıraktığı o çaresiz oyuk.
Duvardaki saate sorsam, söyler mi bir şey kendince?
Bu tiktaklar niye hızlı böyle,
Metalik bir kalp gibi gecenin sessizliğinde?
Hatırlıyorum, “Sanırım seni kafamın içinde uydurdum,” demişti Plath,
Bir çılgın kızın şarkısında, kelimeleri iğne gibi saplarken geceye.
Haklıydı.
Ben de seni bu loş odada, bu kırık dökük zihinde
Parça parça, tırnaklarımla kazıyarak uydurdum.
Saçlarını rüzgârdan çaldım,
Gözlerinin rengini solmuş bir Roselli’den
Sesini eski bir plaktan.
Şimdi karşımda durmuş beni yok etmekle
Tehdit ediyorsun,
Kendi yarattığı canavardan korkan bir mucit gibi.
Bakıyorum ellerime; mürekkep lekeleri ve tırnak diplerinde kuruyan o sızı...
Sen varsın, çünkü ben öyle karar verdim.
Sen yoksun, çünkü gözlerimi kapattığımda koca bir dünya yıkılıyor üzerime.
5.0
100% (3)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.