0
Yorum
11
Beğeni
0,0
Puan
115
Okunma
Tarihin yosunlu dilinde
yığınla bal ve kaymak
tek bacaklı dik başlılık üzerinde
seke seke ve delice
dünden bugüne göçmekte
Nedense ücra sanılır
o gidilmemiş kıtalar
o aç uykuların koynundaki çöl
oysa çakır keyif yankının zerresidir
ketum duvarların çatlağından sızarak
bilincin çitleriyle kaynaşan
Çetindir
her kalışın
her gidişin
kalbin sesini hiçe sayışı
ve dünden yarına yürürken kervan
mintanında hünerli bir rüzgar
dizlerin iniltisinde de
iflah olmaz bir kambur
Yine de,
özenle taranır sabahın saçlarında
durmadan böğüren a/sır...
Eli makaslı
o sürgün bahçıvan kim;
içinin vakur bahçesine dalan
kederin kuruyan dallarını
bir başına budayan?
H.K
2026 Sthlm
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.