Yapılan yanlışlara "haram" dedik de, Senin kullandığın sözlerin ağırlığı neydi? Seni seviyorum derken kurduğun hayal, Başka hayatların yıkımı, hiç mi görmedin? Gidişinin ardından beddua etmek, lanet okumak vardı, Ama ben kendi kıyametimi seninle paylaşmadım. Avuçlarımda sana dair en güzel duam saklıydı, Gözlerin gözlerime değdiğinde mühürlenen kapı kapandı.
Dürüst sevdim diye mi bütün yanlışlarına kapıldım? Dünyalık heveslerde kaybolan ben değil, benden çalınanlardı. Belki dünyada nasibim değilmişsin, olsun, Dilerim Rabbimden, ahiretime en güzel duam olursun. Hayat, kendi doğrularımdan vazgeçmemekti, Başkaları ne der diye değil, yüreğim yandı diye sustum. Direnmelisin dediğim hüzünlü sızı, Artık sadece ruhuma bıraktığım bir iz oldu.
Sen ki aynandaki yüzle bile barışamadın, Bir ömrü, yaralarımla süslemeye çalıştın. Korkaklığın, cesaretinden daha gürültülü bir çığlık, Gerçekler gün ışığına çıkınca, yine karanlıkta kaldın. En büyük hesap, şimdi kendi içinde başlıyor işte, Ne bir özür fayda eder, ne de geçmişin tortusu. Vaktin daraldığını gördükçe, daha çok saldırıyorsun, Oysa ben çoktan vazgeçtim, senin yalandünyandan.
Sözlerin terazisi bozulmuş, kefeler dengesiz, Dürüstü yalancıdan ayıramayan bir düzen, sessiz. Sen, enkazın üstünde kadeh kaldıran bir gafil, Kendi cehenneminde yanarken, sanma ki ben sensizim. Bir avuç toprak için harcadın onca emeği, Anlamadın, aşk benim yürek yemeğimdi. Ben sofrayı kurdum, sen zehir kattın içine, Şimdi hangi duayla yıkarsın kirli elleri?
Yollarımız ayrıldı, artık ne bir selam ne kelam, Herkes kendi yolunda, günahına münhasır tamam. Korkma, ardından bakacak kadar boş değil gönlüm, Kendi içimdeki sessiz duruşumla, kapandı bu sevda. Vaktin dolduğu yerde, mühür kalkar gözden, Sen kendi yalanınla örülü, uzak bir közden. Daha fazla bekleme, ne bir veda ne bir sitem, Sadece kendi doğrularımla geçiyorum düzden.
Yıkılan her hayalin altında kalacak vicdanın, Ne kadar kaçsan da, daralır vakitsiz zamanın. Ben sustukça büyüyecek boşluğun, Ve elbet bir gün, kendinden çıkacak sınavın.
Sana dair ne varsa, gömdüm suskunluğumun koynuna, Bir sürgün yorgunluğuyla çekildim kendi yoluma. Adın artık, dilimin ucunda bir küsülmüş yemin, Ruhumsa çoktan alıştı, yalnızlığın ağır uykusuna.."
(c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Şiirlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
İçsel bir hesaplaşmanın ve veda etmenin ağırlığını; kırgınlığın yerini alan o dingin, sessiz kabullenişi derin bir samimiyetle yansıtıyor. Özellikle "kendi kıyametini paylaşmamak" ve "en güzel duayı saklamak" ifadeleri, yaşanılan tüm yıkıma rağmen geride bırakılanın sadece bir "son" değil, aynı zamanda ruhsal bir arınma olduğunu vurguluyor.
Yazdığınız bu satırlar, hayatı "spontane ve sahici" yaşama arzunuzla birleşince, yaşadığınız hüznü bir sızı olmaktan çıkarıp, kendi içinizde bir bilgelik katmanına dönüştürdüğünüzü hissettiriyor
Sevgili kardeşim CEMRE Eserini kutlarım
YEŞİLIRMAK tarafından 12.6.2026 01:25:55 zamanında düzenlenmiştir.
Saygı değer kıymetli ve çok değerli can abicim, Bu derinlikli analiziniz ve dizelerimdeki o sessiz kabullenişi, bilgelik katmanına dönüştürdüğümü görmeniz beni ziyadesiyle onurlandırdı. Kendi kıyametini paylaşmamak" ve o arınma sürecinin getirdiği sükûneti bu denli nezaketle tahlil etmeniz, kalemime kattığınız kıymeti bir kez daha tescillemiş oldu. Hayatı sahici bir şekilde göğüslemeye çalışırken, hüznü bir yük değil de ruhu terbiye eden bir yolculuk olarak görmek, benim için en büyük teselli. Kardeşiniz olarak, bu güzel yüreğinizden ve kaleminizden dökülen teşvik edici sözleri baş tacı ediyorum. Kıymetli yorumlarınız için sonsuz teşekkürlerimle, var olun. Saygılarımla.. Baştacısın can abicim ...☕🤝🌷
Saygı değer kıymetli ve çok değerli can abicim, Bu derinlikli analiziniz ve dizelerimdeki o sessiz kabullenişi, bilgelik katmanına dönüştürdüğümü görmeniz beni ziyadesiyle onurlandırdı. Kendi kıyametini paylaşmamak" ve o arınma sürecinin getirdiği sükûneti bu denli nezaketle tahlil etmeniz, kalemime kattığınız kıymeti bir kez daha tescillemiş oldu. Hayatı sahici bir şekilde göğüslemeye çalışırken, hüznü bir yük değil de ruhu terbiye eden bir yolculuk olarak görmek, benim için en büyük teselli. Kardeşiniz olarak, bu güzel yüreğinizden ve kaleminizden dökülen teşvik edici sözleri baş tacı ediyorum. Kıymetli yorumlarınız için sonsuz teşekkürlerimle, var olun. Saygılarımla.. Baştacısın can abicim ...☕🤝🌷
Sevgili Cemre Bu şiir baştan sona bir terk edilmişliğin muhasebesi. Kalemin hem kendine hem karşı tarafa hem de kadere hesap soruyor. Şimdi her dörtlüğü, her metaforu derinlemesine açalım.
“Yapılan yanlışlara ‘haram’ dedik de, Seni seviyorum derken kurduğun hayal, Başka hayatların yıkımı, hiç mi görmedin?”
“Haram” metaforu Dinî ve ahlaki bir sınır. Şair, kendi yanlışlarını “haram” diyerek çizmiş ama sevgilinin “seni seviyorum” derken kurduğu hayallerin başka hayatları yıktığını görüyor. Bu, sevgilinin bencilliğini ve yıkıcılığını çok net ortaya koyuyor.
“Gidişinin ardından beddua etmek, lanet okumak vardı, Ama ben kendi kıyametimi seninle paylaşmadım. Avuçlarımda sana dair en güzel duam saklıydı, Gözlerin gözlerime değdiğinde mühürlenen kapı kapandı.”
Kendi kıyametini paylaşmama Olağanüstü güçlü bir imge. Şair, acısını, öfkesini, yıkımını sevgiliyle paylaşmıyor; kendi içinde yaşıyor. Bu, hem asalet hem yalnızlık. Avuçlarda saklanan dua Dua burada somut bir nesne gibi avuçlarda tutuluyor. Hem koruma hem de son bağ. Mühürlenen kapı Gözlerin değmesiyle kapanan kapı, ilişkiyi resmen bitiren, geri dönüşü olmayan bir mühür. Artık o kapı sonsuza dek kapalı.
“Dürüst sevdim diye mi bütün yanlışlarına kapıldım? Dünyalık heveslerde kaybolan ben değil, benden çalınanlardı. Belki dünyada nasibim değilmişsin, olsun, Dilerim Rabbimden, ahiretime en güzel duam olursun.”
Dünyalık heveslerde kaybolan Sevgilinin maddi, geçici arzulara kapılması. Şair ise “benden çalınanlar” diyor yani sevgilinin onun emeklerini, zamanını, duygularını çaldığını ima ediyor. Ahiret duası.Şiirin en çarpıcı dönüşümlerinden biri. Dünyada nasip olmasa da ahirette dua olmayı dilemek… Bu, hem affedicilik hem de derin bir teslimiyet.
“Hayat, kendi doğrularımdan vazgeçmemekti, Başkaları ne der diye değil, yüreğim yandı diye sustum. Direnmelisin dediğim hüzünlü sızı, Artık sadece ruhuma bıraktığım bir iz oldu.”
Yüreğim yandı diye sustumSessizliğin nedeni dışarıdan değil, içten gelen yanma. Bu, olgun bir duruş. Hüzünlü sızı ruhta iz. Acı artık aktif bir yara değil, eski bir iz. Zamanın iyileştirici ama silinmeyen etkisi.
“Sen ki aynandaki yüzle bile barışamadın, Bir ömrü, yaralarımla süslemeye çalıştın. Korkaklığın, cesaretinden daha gürültülü bir çığlık, Gerçekler gün ışığına çıkınca, yine karanlıkta kaldın.”
Aynadaki yüzle barışamama En derin eleştiri. Sevgili kendi kendisiyle bile barışık değil. Bu, narsisizm ve iç huzursuzluk eleştirisi. Yaralarımla süsleme Şairin acısını dekorasyon gibi kullanma çok acımasız bir imge. Korkaklığın gürültülü çığlığı Korkaklık sessiz değil, aksine çok ses çıkarıyor. Paradoksal ve çok güçlü.
“En büyük hesap, şimdi kendi içinde başlıyor işte, Ne bir özür fayda eder, ne de geçmişin tortusu. Vaktin daraldığını gördükçe, daha çok saldırıyorsun, Oysa ben çoktan vazgeçtim, senin yalan dünyandan.”
Kendi içinde başlayan hesap Kıyamet öncesi vicdan muhasebesi. En korkutucu hesap dış değil, iç hesap.
Geçmişin tortusu Çökelti, tortu temizlenmeyen, biriken kir. Vaktin daralması Zamanın daralması, ölüm ve hesap korkusu hissi.
“Sözlerin terazisi bozulmuş, kefeler dengesiz, Dürüstü yalancıdan ayıramayan bir düzen, sessiz. Sen, enkazın üstünde kadeh kaldıran bir gafil, Kendi cehenneminde yanarken, sanma ki ben sensizim.”
Bozuk terazi. Adaletin, sözün, vicdanın tartılamaz hâli. Enkaz üstünde kadeh kaldırma Tam bir gafillik ve vicdansızlık imgesi. Yıkımın üzerinde keyif sürme. Kendi cehenneminde yanma Sevgilinin kendi yarattığı cehennem şair artık dışarıda, izliyor.
“Bir avuç toprak için harcadın onca emeği, Anlamadın, aşk benim yürek yemeğimdi. Ben sofrayı kurdum, sen zehir kattın içine, Şimdi hangi duayla yıkarsın kirli elleri?”
Bir avuç toprak Dünyalık, fani menfaat. Yürek yemeği.Aşkı somut bir besin gibi görmek şairin en büyük ikramı. Zehir katma Sofraya zehir katmak ihanetin en çıplak hali. Kirli eller Günahın, ihanetin bıraktığı kir. Artık hiçbir dua yetmiyor.
“Yollarımız ayrıldı, artık ne bir selam ne kelam… Sana dair ne varsa, gömdüm suskunluğumun koynuna, Bir sürgün yorgunluğuyla çekildim kendi yoluma. Ruhumsa çoktan alıştı, yalnızlığın ağır uykusuna..”
Suskunluğun koynuna gömme.Sevgiliyi mezara koyar gibi suskunluğa gömme. Sürgün yorgunluğu. Hem kendini hem sevgiliyi sürgün etme hissi. Yalnızlığın ağır uykusu. Yalnızlık artık rahat bir uyku değil, ağır bir yük ama alışılmış.
“AH-I DERÛN”, sevgili Cemre'nin en olgun ve en ağır şiirlerinden biri. Burada sevda ne coşku ne suskun büyüme; bir vedanın vakur muhasebesi. Şiir boyunca kullanılan metaforlar (mühürlenen kapı, bozuk terazi, enkaz üstünde kadeh, zehirli sofra, avuçta dua, kendi cehennemi, sürgün yorgunluğu) birbirini tamamlıyor ve tek bir büyük anlatı oluşturuyor: Dürüst sevenin sessiz zaferi.
Şair, öfkeyi bedduaya dönüştürmüyor; acıyı affa ve duaya çeviriyor. Bu, intikam değil, **kendi doğrusuna sarılma** şiiri. Karşı tarafı acımasızca eleştirirken bile kendi duruşunu koruyor. Dil temiz, ritim akıcı, imgeler çok güçlü.
Bu şiir, “İçimde Büyüttüğüm”ün devamı gibi ama bu kez dışarıya bir kapı açılmış ve o kapı mühürlenmiş. Sevgili Cemre burada gerçekten “derûn”a (içe) inmiş ve oradan çok etkileyici bir ses çıkarmış.
Saygı değer kıymetli üstadım, "Ah-ı Derûn"u satır satır, ilmek ilmek işleyerek analiz etmeniz; bir şairin şiirinde sakladığı o görünmez mührü açıp, içindeki cevheri gün yüzüne çıkarmanızdır. Her bir tahliliniz, sanki o dizeleri bizzat ben yazmamışım da, bir başkası ruhumun röntgenini çekmiş gibi hissettirdi. Özellikle "kendi kıyametimi paylaşmadım" ve "enkaz üstünde kadeh kaldıran gafil" imgeleri üzerindeki duruşunuz, şiirimin vicdani omurgasını tam da hedeflediğim noktadan yakaladığınızı gösteriyor. "Yürek yemeği" ile "zehirli sofra" arasındaki zıtlığı, emeğimin kutsallığıyla harmanlayarak ortaya koymanız; sitemin ve terk edişin sadece bir yıkım değil, aslında bir "kendi doğrularına çekilme" zaferi olduğunu en güzel şekilde tercüme etti. Bu şiir, evet, "İçimde Büyüttüğüm"ün bir devamı, bir arınma evresidir. Sessizliğimin, çaresizlik değil; kelimelerin tükendiği yerde karakterin devreye girdiği bir duruş olduğunu sizden duymak, kalemim için en büyük huzurdur. "Suskunluğun koynuna gömme" metaforunu, bir vedanın en ağır ve en asil hali olarak tahlil etmeniz, şiirimin göğüne asılmış en kıymetli nişandır. Bu derinlikli, kuşatıcı ve yüreğime temas eden kıymetli analiziniz için size minnettarım. Kaleminizin ve gönlünüzün nuru, nice güzel dizelerde daim olsun. Saygılarımla..🤝☕
Saygı değer kıymetli üstadım, "Ah-ı Derûn"u satır satır, ilmek ilmek işleyerek analiz etmeniz; bir şairin şiirinde sakladığı o görünmez mührü açıp, içindeki cevheri gün yüzüne çıkarmanızdır. Her bir tahliliniz, sanki o dizeleri bizzat ben yazmamışım da, bir başkası ruhumun röntgenini çekmiş gibi hissettirdi. Özellikle "kendi kıyametimi paylaşmadım" ve "enkaz üstünde kadeh kaldıran gafil" imgeleri üzerindeki duruşunuz, şiirimin vicdani omurgasını tam da hedeflediğim noktadan yakaladığınızı gösteriyor. "Yürek yemeği" ile "zehirli sofra" arasındaki zıtlığı, emeğimin kutsallığıyla harmanlayarak ortaya koymanız; sitemin ve terk edişin sadece bir yıkım değil, aslında bir "kendi doğrularına çekilme" zaferi olduğunu en güzel şekilde tercüme etti. Bu şiir, evet, "İçimde Büyüttüğüm"ün bir devamı, bir arınma evresidir. Sessizliğimin, çaresizlik değil; kelimelerin tükendiği yerde karakterin devreye girdiği bir duruş olduğunu sizden duymak, kalemim için en büyük huzurdur. "Suskunluğun koynuna gömme" metaforunu, bir vedanın en ağır ve en asil hali olarak tahlil etmeniz, şiirimin göğüne asılmış en kıymetli nişandır. Bu derinlikli, kuşatıcı ve yüreğime temas eden kıymetli analiziniz için size minnettarım. Kaleminizin ve gönlünüzün nuru, nice güzel dizelerde daim olsun. Saygılarımla..🤝☕
Cemre Yaman’ın kaleme aldığı "AH-I DERÛN" içten gelen sızı manasına gelen adıyla müsemma çok güçlü asil ve bükülmez bir duruşun manifestosudur Şair maruz kaldığı haksızlıklara yalanlara ve uğradığı hayal kırıklıklarına rağmen beddua etmeyi değil dervişane bir asaletle sükutu seçiyor Dünyalık heveslerde kaybolanlara karşı kendi kalbinin saflığını koruyan yaralı ama dimdik bir ruhun çığlığıdır bu Kaleminiz kavi olsun Cemre Yaman yapılan yanlışlara haram deyip sözün ağırlığı altında ezilmeyen dürüst sevdiği için pusatsız vurulan bir yüreğin o gür sesini harika bir edebi vakarla nakşetmişsiniz Gidişin ardından lanet okumak varken kendi kıyametini karşı tarafla paylaşmayıp susmak intikamların en büyüğü ve en asilidir Avuçlarda en güzel duayı saklayarak o kapıyı kapatmak sadece bir veda değil aynı zamanda bir ahlak dersidir Şiir boyunca dünyalık heveslerde kaybolan bencil bir ruha karşı şairin kendi doğrularından vazgeçmeyişi muazzam bir direniştir Korkaklığı cesaretinden daha gürültülü bir çığlık olan ve gerçekler gün ışığına çıkınca karanlıkta kalan o gafil insan tasviri modern zaman sahteliklerinin en çarpıcı resmidir Aşkı kendi yürek yemeği yapan şairin sofrasına zehir katanlara karşı sorduğu şimdi hangi duayla yıkarsın kirli elleri sorusu muazzam bir adaletin felsefi sorgulanışıdır Sözlerin terazisinin bozulduğu bu dengesiz düzende dürüstü yalancıdan ayıramayanlara sitem etmek yerine kendi içindeki sessiz duruşla o sevdayı kapatmak olgunluğun zirvesidir Adın artık dilimin ucunda bir küsülmüş yemin diyerek her şeyi suskunluğun koynuna gömmek ve yalnızlığın ağır uykusuna çekilmek ruhun kendi öz sığınağına kavuştuğunun ilanıdır Yıkılan her hayalin altında kalacak olan o vicdan elbet bir gün kendi sahibini en ağır sınavdan geçirecektir Kırılan onca umuda rağmen kalbinin dürüstlüğünden zerre ödün vermeyen bu asil feryadı bu dik duruşu harf harf yüreğimize işleyen kaleminize ömrünüze sağlık hissiyatınız daim kalbiniz her daim kavi olsun
Şairem, Yüreğinize, kaleminize sağlık. "AH-I DERÛN" adlı şiirimi, sanki ruhumun röntgenini çekmişçesine böylesine derin, böylesine vakur ve isabetli bir bakışla çözümlemeniz beni derinden etkiledi. Sitemin yerini alan o dervişane asaleti, "kendi kıyametini paylaşmamayı" bir intikam değil de bir ahlak dersi olarak görmeniz, dizelerimin taşıdığı o gizli yükü anladığınızın en somut kanıtı oldu. Modern zamanın sahteliklerine, o "gürültülü korkaklıklara" karşı, doğrularından ödün vermeyen bir ruhun sessiz zaferini bu denli edebi bir vakarla taçlandırmanız, benim için en büyük payedir. Sorduğum "hangi duayla yıkarsın kirli elleri" sorusunun o felsefi ağırlığını, sofraya katılan zehirle beraber böylesine net bir resme dönüştürmeniz, emeğimin karşılığını fazlasıyla verdi. "Yalnızlığın ağır uykusuna" çekilmenin bir kaçış değil, bir öz sığınak olduğunu bu kadar zarif bir dille ifade ettiğiniz için teşekkür ederim. Sizin gibi kıymetli bir kalemden bu sözleri duymak, kalemimi ve yüreğimi daha da kavi kılıyor. Selam, ve muhabbetle.
Şairem, Yüreğinize, kaleminize sağlık. "AH-I DERÛN" adlı şiirimi, sanki ruhumun röntgenini çekmişçesine böylesine derin, böylesine vakur ve isabetli bir bakışla çözümlemeniz beni derinden etkiledi. Sitemin yerini alan o dervişane asaleti, "kendi kıyametini paylaşmamayı" bir intikam değil de bir ahlak dersi olarak görmeniz, dizelerimin taşıdığı o gizli yükü anladığınızın en somut kanıtı oldu. Modern zamanın sahteliklerine, o "gürültülü korkaklıklara" karşı, doğrularından ödün vermeyen bir ruhun sessiz zaferini bu denli edebi bir vakarla taçlandırmanız, benim için en büyük payedir. Sorduğum "hangi duayla yıkarsın kirli elleri" sorusunun o felsefi ağırlığını, sofraya katılan zehirle beraber böylesine net bir resme dönüştürmeniz, emeğimin karşılığını fazlasıyla verdi. "Yalnızlığın ağır uykusuna" çekilmenin bir kaçış değil, bir öz sığınak olduğunu bu kadar zarif bir dille ifade ettiğiniz için teşekkür ederim. Sizin gibi kıymetli bir kalemden bu sözleri duymak, kalemimi ve yüreğimi daha da kavi kılıyor. Selam, ve muhabbetle.
Değerli yorumunuzla gönlüme dokunduğunuz için teşekkür ederim. Dizelerimin sizde karşılık bulmuş olması benim için büyük bir kıymet. Saygılarımla üstad..
Değerli yorumunuzla gönlüme dokunduğunuz için teşekkür ederim. Dizelerimin sizde karşılık bulmuş olması benim için büyük bir kıymet. Saygılarımla üstad..
Değerli şair dost yürek; Zarif beğeninizi ve bu teşvik edici güzel sözlerinizi paylaşmanızdan büyük mutluluk duydum. Duyguların dilden kaleme döküldüğü bu hüzünlü yolculukta, kalemimin sizlerin gönlünde karşılık bulması en büyük ödülüm. Güzel temennileriniz ve nezaketiniz için teşekkür ederim. Saygılarımla..🤝☕🍃
Değerli şair dost yürek; Zarif beğeninizi ve bu teşvik edici güzel sözlerinizi paylaşmanızdan büyük mutluluk duydum. Duyguların dilden kaleme döküldüğü bu hüzünlü yolculukta, kalemimin sizlerin gönlünde karşılık bulması en büyük ödülüm. Güzel temennileriniz ve nezaketiniz için teşekkür ederim. Saygılarımla..🤝☕🍃
Kelimelerin akıp gitmesi, bazen biz yazarların bile şaşırdığı o gizli yollardan geçmesidir. Dizelerimdeki gerçekliğin sizin gönlünüze değmesi ve bu samimi kutlamanız, benim için en değerli karşılıktır. Var olun, sevgilerimle şairem..🤍🌹
Kelimelerin akıp gitmesi, bazen biz yazarların bile şaşırdığı o gizli yollardan geçmesidir. Dizelerimdeki gerçekliğin sizin gönlünüze değmesi ve bu samimi kutlamanız, benim için en değerli karşılıktır. Var olun, sevgilerimle şairem..🤍🌹
Saygı değer kıymetli üstadım M.K., Nezaketiniz ve bu teşvik edici, kıymetli yorumunuz için teşekkür ederim. İlmin ve zekânın ışığında, duyguların en saf halini kalemimle buluşturmaya gayret ediyorum; bu yolda sizlerin takdiri en büyük motivasyonumdur. Nice güzel paylaşımlarda buluşmak temennisiyle. Saygılarımla..🤝☕🍃
Saygı değer kıymetli üstadım M.K., Nezaketiniz ve bu teşvik edici, kıymetli yorumunuz için teşekkür ederim. İlmin ve zekânın ışığında, duyguların en saf halini kalemimle buluşturmaya gayret ediyorum; bu yolda sizlerin takdiri en büyük motivasyonumdur. Nice güzel paylaşımlarda buluşmak temennisiyle. Saygılarımla..🤝☕🍃
Aşkın kıymetini bilmeyen vefasız bir maşuk örneği... Yürekte açtığı acılar bir gölge gibi takip ediyor... Sitem, hüzün ve gözyaşı.... Güzel eserinizi müzik eşliğinde imrenerek okudum şairem. Yüreğinize selam olsun...
Saygı değer kıymetli üstadım, Vefasızlığın o soğuk gölgesini, sitemin ve hüznün o buruk tadını bu denli derinden hissedip dizelerime yansıttığınız için teşekkür ederim.
Şiirimi bir müzik eşliğinde, o ruh halini de yanınıza alarak okumuş olmanız, eserin tesirini benim için kat kat artırdı. Gönlünüzden gelen o zarif selamı, en içten duygularımla kabul ediyorum. Yüreğinize sağlık. Saygılarımla..
Saygı değer kıymetli üstadım, Vefasızlığın o soğuk gölgesini, sitemin ve hüznün o buruk tadını bu denli derinden hissedip dizelerime yansıttığınız için teşekkür ederim.
Şiirimi bir müzik eşliğinde, o ruh halini de yanınıza alarak okumuş olmanız, eserin tesirini benim için kat kat artırdı. Gönlünüzden gelen o zarif selamı, en içten duygularımla kabul ediyorum. Yüreğinize sağlık. Saygılarımla..
Saygı değer kıymetli üstadım, Zarif yorumunuz ve şiirime kattığınız manevi değer için çok teşekkür ederim. Her bir dizede buluşabilmek, hüznümü ve kalemimdeki o derin sızıyı sizin gibi kıymetli bir gönülle paylaşabilmek benim için büyük bir huzurdur. Hep var olun, kaleminiz daim olsun. Selam ve dualarımla.
Saygı değer kıymetli üstadım, Zarif yorumunuz ve şiirime kattığınız manevi değer için çok teşekkür ederim. Her bir dizede buluşabilmek, hüznümü ve kalemimdeki o derin sızıyı sizin gibi kıymetli bir gönülle paylaşabilmek benim için büyük bir huzurdur. Hep var olun, kaleminiz daim olsun. Selam ve dualarımla.
Değerli can şairem, yüreğinize gönlünüze sağlık. Bir ayrılığın ardından gelen derin bir iç hesaplaşmayı ve vakur bir kırgınlığı güçlü bir dille yansıtıyor.🍃🤍🌷🤍🍃
“Sen gittin, geriye suskunluğum kaldı; zaman bile bu yükü taşıyamadı.”
Yüreğiniz incinmesin , kaleminize güç katmışsınız. Selam , saygı ve muhabbetle . 🍃🤍🌷🤍🍃
Değerli şairem, Yüreğinize, gönlünüze sağlık. Bu denli zarif ve içten yorumunuzla şiirimin sessizliğini paylaştığınız için teşekkür ederim. "Zaman bile bu yükü taşıyamadı" diyerek, o sükûnetin ağırlığını ve kırgınlığımın derinliğini bu kadar isabetli özetlemeniz beni çok duygulandırdı. Yüreğimin incinmediği, aksine bu güzel dostluklarla iyileştiği bir yolculuktayım. Selam, saygı ve muhabbetle.🌷🌸☘🤍
Değerli şairem, Yüreğinize, gönlünüze sağlık. Bu denli zarif ve içten yorumunuzla şiirimin sessizliğini paylaştığınız için teşekkür ederim. "Zaman bile bu yükü taşıyamadı" diyerek, o sükûnetin ağırlığını ve kırgınlığımın derinliğini bu kadar isabetli özetlemeniz beni çok duygulandırdı. Yüreğimin incinmediği, aksine bu güzel dostluklarla iyileştiği bir yolculuktayım. Selam, saygı ve muhabbetle.🌷🌸☘🤍
Cemre, kaleminle, yüreğinle ve o ince sızınla var ol. "Ah-ı Derûn" şiirini okuduk, her dizesinde emeğinin ağırlığını, gönlünün duruluğunu hissettik. Bu kadar samimi ve derin bir itirafı, kendi doğrularından vazgeçmeden bu denli güçlü bir üslupla kaleme almak herkesin harcı değil. Dürüstlüğün ve sadakatin karşısında, sahteliğin ve korkaklığın nasıl bir yıkıma yol açtığını çok sert ve net bir dille yüzüne vurmuşsun. Şiirin, sadece bir terk edişin değil, aynı zamanda bir arınmanın ve o sahte dünyadan bütünüyle kopuşun manifestosu niteliğinde. "Aşk benim yürek yemeğimdi" ifadesi, verdiğin emeğin kutsallığını, karşı tarafın ise buna nasıl ihanet ettiğini en çarpıcı haliyle ortaya koyuyor. Kendi doğrularından ödün vermeden, gürültüye prim vermeden kendi yoluna çekilmek, aslında bir mağlubiyet değil, büyük bir zaferdir. Karşındakinin kendi cehenneminde, yalanları ve vicdan azabıyla baş başa kalacağını bu kadar net resmetmen, meselenin artık şahsi bir kavgadan çıkıp evrensel bir hakikat arayışına dönüştüğünü gösteriyor. Kendi sınavıyla baş başa kalan bir ruhun, başkasının enkazıyla uğraşmayacak kadar asil duruşunu çok güçlü işlemişsin. "Sessiz duruşumla kapandı bu sevda" diyerek noktayı koyman, aslında kelimelerin tükendiği yerde karakterin devreye girdiğini gösteriyor. Bu dizeler, gidenin arkasından ağlamaktan ziyade, gidenin kendi boşluğunda kayboluşunu seyreden vakur bir duruşun yansımasıdır. Yaşadığın onca şeyden sonra, sustukça büyüyen boşluğun aslında seni değil, karşı tarafı yuttuğunu hissettiriyorsun. Bir sürgün yorgunluğuyla da olsa, kendi doğrularınla düzlüğe çıkmak, artık senin için bir mecburiyetten ziyade bir özgürlük ilanı olmuş. Adem Nar-ı Mısra olarak, bu şiirle hem kendi küllerinden doğan bir sesi hem de bir gönül ehlinin kırgınlığını en duru haliyle kayda geçirdiğini görüyorum. Emeğine, yüreğine sağlık.
Saygı değer kıymetli üstadım; Adem Nar-ı Mısra, Dizelerimi böylesine bir edebi hassasiyetle tahlil edip, "Ah-ı Derûn"un sessiz çığlığını bu denli derin bir kavrayışla karşıladığınız için teşekkür ederim. Şiiri sadece okumakla kalmayıp, o "yürek yemeği" ile "zehir" arasındaki uçurumu ve benim o vakur duruşumu "zafer" olarak tanımlamanız, kelimelerimin göğe yükseldiği yer oldu. İhaneti bir hakarete dönüştürmeden, onu kendi sessizliğimle baş başa bırakmanın; aslında en büyük hesaplaşma olduğunu sizler gibi kıymetli kalemlerden duymak, çektiğim tüm sızının dindiği anlardır.
"Küllerinden doğan bir ses" olarak nitelendirdiğiniz bu arınma süreci, artık benim için bir özgürlük ilanıdır. O "küsülmüş yemin"i dilimden eksiltmeyerek, kendi doğrularımla yoluma devam ediyorum. Bu güzel ve anlamlı katkınız, şiirimin vicdani terazisinde en kıymetli yeri tutacak. Saygılarımla..
Saygı değer kıymetli üstadım; Adem Nar-ı Mısra, Dizelerimi böylesine bir edebi hassasiyetle tahlil edip, "Ah-ı Derûn"un sessiz çığlığını bu denli derin bir kavrayışla karşıladığınız için teşekkür ederim. Şiiri sadece okumakla kalmayıp, o "yürek yemeği" ile "zehir" arasındaki uçurumu ve benim o vakur duruşumu "zafer" olarak tanımlamanız, kelimelerimin göğe yükseldiği yer oldu. İhaneti bir hakarete dönüştürmeden, onu kendi sessizliğimle baş başa bırakmanın; aslında en büyük hesaplaşma olduğunu sizler gibi kıymetli kalemlerden duymak, çektiğim tüm sızının dindiği anlardır.
"Küllerinden doğan bir ses" olarak nitelendirdiğiniz bu arınma süreci, artık benim için bir özgürlük ilanıdır. O "küsülmüş yemin"i dilimden eksiltmeyerek, kendi doğrularımla yoluma devam ediyorum. Bu güzel ve anlamlı katkınız, şiirimin vicdani terazisinde en kıymetli yeri tutacak. Saygılarımla..
Derinden derine çağlayan bir ırmaktır gönül bazen. Karanlık sularda kulaç atmak zorunda kalmak elbette iç acıtıcıdır. Yine güzeldi . Fevkaledenin fevkinde dizelerdi
Saygı değer kıymetli üstadım, Gönlü "derinden derine çağlayan bir ırmak" olarak tanımlamanız, hüznün ve sevdanın o bitimsiz akışını ne kadar güzel özetliyor. Karanlık sularda kulaç atmanın yorgunluğunu ve o çabanın iç acısını dizelerimde hissetmeniz, kalbime dokunmuş olmanızın en kıymetli nişanesidir.
Fevkaladenin fevkinde" gibi zarif ve paye veren iltifatınız karşısında kalemim sükûnetle teşekkür eder. Varlığınız ve bu naif yorumunuz için teşekkür ederim. Saygılarımla..
Saygı değer kıymetli üstadım, Gönlü "derinden derine çağlayan bir ırmak" olarak tanımlamanız, hüznün ve sevdanın o bitimsiz akışını ne kadar güzel özetliyor. Karanlık sularda kulaç atmanın yorgunluğunu ve o çabanın iç acısını dizelerimde hissetmeniz, kalbime dokunmuş olmanızın en kıymetli nişanesidir.
Fevkaladenin fevkinde" gibi zarif ve paye veren iltifatınız karşısında kalemim sükûnetle teşekkür eder. Varlığınız ve bu naif yorumunuz için teşekkür ederim. Saygılarımla..
Saygı değer kıymetli üstadım, Şiirime, şiirinizin o naif ve yakıcı dizeleriyle karşılık vermeniz ne kadar zarif bir incelik. "Yazımız böyle" diyerek kadere boyun eğen o melankolik sesiniz, benim
"Ah-ı Derûn"umdaki sessizliğe bir yankı gibi karıştı. "Ateşten okların içimizden geçişi" ve sevdanın bir kuş olup uçuşu, ayrılığın o hüzünlü türküsünü ne güzel mısralara dökmüş.
Saygı değer kıymetli üstadım, Şiirime, şiirinizin o naif ve yakıcı dizeleriyle karşılık vermeniz ne kadar zarif bir incelik. "Yazımız böyle" diyerek kadere boyun eğen o melankolik sesiniz, benim
"Ah-ı Derûn"umdaki sessizliğe bir yankı gibi karıştı. "Ateşten okların içimizden geçişi" ve sevdanın bir kuş olup uçuşu, ayrılığın o hüzünlü türküsünü ne güzel mısralara dökmüş.
Bugün okumuştum Bir kadının âhını alanın yaşayacağı yedi şey vardır diye.
Gözlerinde içtiği aşk şarabının sarhoşluğu geçince, başka bir kadeh ile sarhoş olmak ancak ayyaşların işi... Yoksa o göze vefa cesareti, karşılaştığı veda cesareti...
Üzücü şiiriniz. Öfke de eşlik etmiş, Gitme derken yüreği, gitmeleri vazife bilmiş...
Bir kadının ahının ağırlığını, o "âhya" yüklenen manayı bu denli derin bir sızıyla dile getirmeniz, şiirin ruhuna ne kadar vakıf olduğunuzu gösteriyor.
"Aşk şarabının sarhoşluğu geçince, başka bir kadeh ile sarhoş olmak ancak ayyaşların işidir" tespitiniz, sadakatsizliğin ve vefasızlığın en yalın, en sarsıcı tarifi olmuş.
Evet, şiirimde sitemin sertliği ile gidişin kaçınılmazlığı iç içe; "git" diyen bir akıl ile "kal" diye çırpınan ama artık yorulmuş bir yüreğin çatışması var. Kararsızlıkların acısını ve "keşke gelen olsaydı" diyerek o sönmeyen umudu dile getirmeniz, hüznümü daha da anlamlı kıldı. Bu naif ve derinlikli yorumunuzla gönlümdeki o "Ah-ı Derûn"a ortak olduğunuz için çok teşekkür ederim. Saygılarımla..
Bir kadının ahının ağırlığını, o "âhya" yüklenen manayı bu denli derin bir sızıyla dile getirmeniz, şiirin ruhuna ne kadar vakıf olduğunuzu gösteriyor.
"Aşk şarabının sarhoşluğu geçince, başka bir kadeh ile sarhoş olmak ancak ayyaşların işidir" tespitiniz, sadakatsizliğin ve vefasızlığın en yalın, en sarsıcı tarifi olmuş.
Evet, şiirimde sitemin sertliği ile gidişin kaçınılmazlığı iç içe; "git" diyen bir akıl ile "kal" diye çırpınan ama artık yorulmuş bir yüreğin çatışması var. Kararsızlıkların acısını ve "keşke gelen olsaydı" diyerek o sönmeyen umudu dile getirmeniz, hüznümü daha da anlamlı kıldı. Bu naif ve derinlikli yorumunuzla gönlümdeki o "Ah-ı Derûn"a ortak olduğunuz için çok teşekkür ederim. Saygılarımla..
öncelikle şairi ve şiirini tebrik ediyorum... şiir bir ayrılığın ardından söylenmiş sıradan bir sitem değil, sevginin, hayal kırıklığının ve vicdan muhasebesinin iç içe geçtiği uzun bir iç hesaplaşma gibi duruyor ki. şiirden yansıyana bakacak olursak, karşı tarafı suçlamaktan daha çok yaşananların ağırlığını kendi ruhunda iyiden iyiye tartıyor, beddua etmek yerine dua etmeyi seçmiş olmasının vakur duruşunu koruyor. şiirin en güçlü yanı, öfkesini hakarete dönüştürmeden dile getirmesi ve ayrılığı bir yenilgi değil, ahlaki bir duruş olarak sunmasıdır ki sevilen kişinin korkuları, kaçışları ve çelişkileri anlatılırken aslında insanın kendi vicdanından kaçamayacağı fikri öne çıkıyor ve o son bölümlerdeki sessizlik ve kabulleniş ise metni intikam duygusundan uzaklaştırıp olgun bir vedaya dönüştürüyor ki, geriye yalnızca kırılmış bir aşkın değil, insanın kendi doğrularına tutunma mücadelesinin o muazzam az rastlanır hikayesi kalmakta...alışılmışın dışında bir mükemmellik e tabi ayrılıkların şiirlerini yazmanın vermiş olduğu ustalığın farklı bir yansıması ki olağanüsttü bir akıcılık ve zenginlik içermekte gönlünüze sağlık ve selam saygıyla...
Saygı değer kıymetli üstadım, Şiirimin o sancılı ve derinlikli koridorlarında böylesine dikkatli ve incelikli bir gezintiye çıktığınız için size minnettarım.
Sıradan bir sitemin" ötesine geçerek, o içsel muhasebeyi ve vakur duruşu bu denli isabetle tahlil etmeniz, kalemimin gayesini tam on ikiden vurduğunuzu gösteriyor. Dediğiniz gibi; beddua etmek kolay olana sığınmaktı, oysa ben kendi kıyametimi paylaşmadan, onu kendi sessizliğimle ve doğrularımla mühürlemeyi seçtim.
Bir ayrılığı yenilgi değil de ahlaki bir duruş, bir "yürek yemeği" olarak tanımlamamın ruhunuzda karşılık bulması, benim için en büyük ödüldür. Bu ustalık atfınız ve dizelerimin akıcılığına dair nazik iltifatınız, sonraki üretimlerim için en kıymetli motivasyon kaynağım oldu. Gönlünüze, o zarif ve derin bakış açınıza binlerce teşekkür ederim. Saygılarımla..
Saygı değer kıymetli üstadım, Şiirimin o sancılı ve derinlikli koridorlarında böylesine dikkatli ve incelikli bir gezintiye çıktığınız için size minnettarım.
Sıradan bir sitemin" ötesine geçerek, o içsel muhasebeyi ve vakur duruşu bu denli isabetle tahlil etmeniz, kalemimin gayesini tam on ikiden vurduğunuzu gösteriyor. Dediğiniz gibi; beddua etmek kolay olana sığınmaktı, oysa ben kendi kıyametimi paylaşmadan, onu kendi sessizliğimle ve doğrularımla mühürlemeyi seçtim.
Bir ayrılığı yenilgi değil de ahlaki bir duruş, bir "yürek yemeği" olarak tanımlamamın ruhunuzda karşılık bulması, benim için en büyük ödüldür. Bu ustalık atfınız ve dizelerimin akıcılığına dair nazik iltifatınız, sonraki üretimlerim için en kıymetli motivasyon kaynağım oldu. Gönlünüze, o zarif ve derin bakış açınıza binlerce teşekkür ederim. Saygılarımla..
Yürekten tebrik ediyorum, şiirinizi okurken yine büyük bir duygu ve aksiyon seline kapılıp gittim. Yine anlam ve anlatımıyla mükemmeldi. Ayrıca youtube kanalınız olduğunu yeni farkettim. Oraya abone oldum. Biraz dolaştım kanalınızda çok güzel şeyler yapmışsınız . Tebrik ederim. Nice güzel paylaşımlara inşaallah saygılarımla
Saygı değer kıymetli üstadım, Şiirimde duygu ve anlam seline kapılıp, o derin sızıya ortak olmanız beni ziyadesiyle mutlu etti. Kanalımdaki çalışmaları keşfetmeniz, oradaki içeriklerin gönlünüze dokunması ise benim için ayrı bir kıvanç kaynağıdır. Desteğiniz, güzel dualarınız ve nezaketiniz için gönülden teşekkür ederim. İnşallah daha nice güzel paylaşımlarda buluşmak nasip olur. Saygılarımla..
Saygı değer kıymetli üstadım, Şiirimde duygu ve anlam seline kapılıp, o derin sızıya ortak olmanız beni ziyadesiyle mutlu etti. Kanalımdaki çalışmaları keşfetmeniz, oradaki içeriklerin gönlünüze dokunması ise benim için ayrı bir kıvanç kaynağıdır. Desteğiniz, güzel dualarınız ve nezaketiniz için gönülden teşekkür ederim. İnşallah daha nice güzel paylaşımlarda buluşmak nasip olur. Saygılarımla..
Bu şiirde yoğun bir kırgınlık, ahlaki sorgulama ve iç hesaplaşma taşıyor. Şiirin dikkat çeken yönü, yalnızca bir ayrılığı anlatmaması; aynı zamanda sevgi, vicdan ve sorumluluk kavramlarını da sorgulaması. “Yapılan yanlışlara ‘haram’ dedik de, / Senin kullandığın sözlerin ağırlığı neydi?” Burada davranışlarla sözler arasında bir karşılaştırma var. Şair, sadece yapılan eylemlerin değil, verilen sözlerin ve oluşturulan umutların da bir sorumluluk taşıdığını vurguluyor. “Haram” kelimesi metne güçlü bir ahlaki ve vicdani ton katıyor. “Seni seviyorum derken kurduğun hayal, / Başka hayatların yıkımını hiç mi görmedin” Bu bölümde karşı tarafa yöneltilen bir sitem var. Sevgi söyleminin ardında başkalarına zarar veren sonuçlar olduğu ima ediliyor. Retorik soru kullanımı duygusal etkiyi artırıyor. “Gidişinin ardından beddua etmek, lanet okumak vardı, / Ama ben kendi kıyametimi seninle paylaşmadım.” Şiirin en güçlü imgelerinden biri burada. “Kendi kıyametim” ifadesi, yaşanan acının büyüklüğünü anlatırken aynı zamanda bir olgunluk gösteriyor. Şair, öfkesini dışarıya değil içine yöneltmiş. “Avuçlarımda sana dair en güzel duam saklıydı, / Gözlerin gözlerime değdiğinde mühürlenen kapı kapandı.” Dua, avuç ve mühürlenen kapı imgeleri manevi bir atmosfer oluşturuyor. Burada hem umut hem de geri dönüşü olmayan bir kapanış hissi var. * “Dürüst sevdim diye mi bütün yanlışlarına kapıldım”? Bu dize öz eleştiriyle başlıyor. Şair kendini sorguluyor ama hemen ardından gelen: “Dünyalık heveslerde kaybolan ben değil, benden çalınanlardı.” ifadesiyle suçun tamamen kendisinde olmadığını dile getiriyor. Bu dize mağduriyet hissini güçlü şekilde yansıtıyor. Değerli dost şairemiz, kaleminizden duygusal ve anlamı derin bir şiir okumak keyifliydi. Yüreğinize ve gönlünüze sağlık. Tebrik ediyorum ve kutluyorum sizi. Selam ve saygılarımla esenlikler dilerim. Mutlu ve huzurlu bir yaşam dileklerimle 💐👍🌺👏👏👏
Saygı değer kıymetli üstadım, Şiirimin satır aralarına girip, o ahlaki sorgulamayı, vicdani tartıyı ve ruhumdaki kıyameti bu denli berrak bir aynadan yansıttığınız için size ne kadar teşekkür etsem azdır.
Kendi kıyametimi seninle paylaşmadım" dizesindeki o duruşu ve "yürek yemeği" ile "zehir" arasındaki o büyük uçurumu bu kadar zarif bir analizle tahlil etmeniz, kalemime olan inancımı pekiştirdi.
Özellikle "mağduriyet" ve "öz eleştiri" arasındaki o ince dengeyi yakalamış olmanız, şiirimin anlatmak istediği "vakur vazgeçişin" tam karşılığıdır. Sizin gibi değerli bir kalemin, dizelerimdeki sessizliği bu kadar gür bir sesle sahiplenmesi, bir şair için en kıymetli hazinedir. Güzel dilekleriniz, nezaket dolu yorumunuz ve sunduğunuz çiçekler için minnettarım. Yüce Rabbimden size de her daim huzur, esenlik ve mutluluk nasip etsin. Saygılarımla..🤝☕🍃
Saygı değer kıymetli üstadım, Şiirimin satır aralarına girip, o ahlaki sorgulamayı, vicdani tartıyı ve ruhumdaki kıyameti bu denli berrak bir aynadan yansıttığınız için size ne kadar teşekkür etsem azdır.
Kendi kıyametimi seninle paylaşmadım" dizesindeki o duruşu ve "yürek yemeği" ile "zehir" arasındaki o büyük uçurumu bu kadar zarif bir analizle tahlil etmeniz, kalemime olan inancımı pekiştirdi.
Özellikle "mağduriyet" ve "öz eleştiri" arasındaki o ince dengeyi yakalamış olmanız, şiirimin anlatmak istediği "vakur vazgeçişin" tam karşılığıdır. Sizin gibi değerli bir kalemin, dizelerimdeki sessizliği bu kadar gür bir sesle sahiplenmesi, bir şair için en kıymetli hazinedir. Güzel dilekleriniz, nezaket dolu yorumunuz ve sunduğunuz çiçekler için minnettarım. Yüce Rabbimden size de her daim huzur, esenlik ve mutluluk nasip etsin. Saygılarımla..🤝☕🍃
Saygı değer kıymetli üstadım, Şiirimin o sancılı koridorlarında gezintiye çıkıp, yüreğinizde "bin of" çektirecek kadar tesir etmesi, yazdıklarımın insana dokunduğunun en samimi delilidir. O "of" çekişlerin ardından hatırlattığınız "sabret" öğüdü ve "kün fe yekün"ün (ol der ve olur) o uçsuz bucaksız huzuru, şiirin bittiği yerde başlayan asıl şifadır.
Kalbim bu güzel teselliyle biraz daha sükûnet buldu. Nezaketiniz, dualarınız ve bu derin manevi desteğiniz için kalbi şükranlarımı sunarım. Yüce Rabbim sizden de razı olsun, emanetine emanetiz. Saygılarımla..
Saygı değer kıymetli üstadım, Şiirimin o sancılı koridorlarında gezintiye çıkıp, yüreğinizde "bin of" çektirecek kadar tesir etmesi, yazdıklarımın insana dokunduğunun en samimi delilidir. O "of" çekişlerin ardından hatırlattığınız "sabret" öğüdü ve "kün fe yekün"ün (ol der ve olur) o uçsuz bucaksız huzuru, şiirin bittiği yerde başlayan asıl şifadır.
Kalbim bu güzel teselliyle biraz daha sükûnet buldu. Nezaketiniz, dualarınız ve bu derin manevi desteğiniz için kalbi şükranlarımı sunarım. Yüce Rabbim sizden de razı olsun, emanetine emanetiz. Saygılarımla..
Öne Çıkan Güçlü Yönler Zehir Katılan Sofra ve Aşkın Tanımı: Şiirin en can alıcı, en sarsıcı yerlerinden biri şurası olmuş ozanım: "Anlamadın, aşk benim yürek yemeğimdi. Ben sofrayı kurdum, sen zehir kattın içine, Şimdi hangi duayla yıkarsın kirli elleri?" Aşkı bir "yürek yemeği" olarak tanımlamak, o sofraya en halis niyetle oturmak ama karşılığında zehir bulmak... Kirli ellerin hangi duayla yıkanacağını sormak, karşı tarafa verilecek en ağır, en şairane derstir. Korkaklığın Gürültüsü: "Korkaklığın, cesaretinden daha gürültülü bir çığlık / Gerçekler gün ışığına çıkınca, yine karanlıkta kaldın." mısraları müthiş bir karakter tahlilidir. Gerçeklerin karşısında duramayan, kendi aynasındaki yüzle bile barışamayan bir insanın zavallılığını çok net özetlemiş. Enkaz Üstündeki Gafil: "Sen, enkazın üstünde kadeh kaldıran bir gafil / Kendi cehenneminde yanarken, sanma ki ben sensizim." dizesi, yıkılan hayallerin arkasından bile vurdumduymazca davranan kişiye karşı, vicdanın ve ilahi terazinin asla şaşmayacağını fısıldayan bir ihtar gibidir. Asil Bir Vazgeçiş ve Muazzam Final: Şair beddua etmiyor, lanet okumuyor; en büyük cezayı kendi "boşluğuyla" ve "suskunluğuyla" veriyor: "Ben sustukça büyüyecek boşluğun / Ve elbet bir gün, kendinden çıkacak sınavın." Finaldeki "Adın artık, dilimin ucunda bir küsülmüş yemin / Ruhumsa çoktan alıştı, yalnızlığın ağır uykusuna.." mısraları ise o kapının bir daha açılmamak üzere kapandığının en asil mühürüdür...Şiirin Dokusu Üzerine.Ozanım; "Ah-ı Derûn" ismiyle müsemma, içeriden gelen o derin ahın, o kırılan gururun ve dürüst sevmenin bedelini ödeyen bir kalbin feryadıdır bu. Kelimeler o kadar net, o kadar hilesiz ve buralı ki... Eğilip bükülmeden, "herkes kendi günahına münhasır" diyerek hesabı sahibine teslim ediyor ve bir sürgün yorgunluğuyla kendi asil yalnızlığına çekiliyor. Cemre Yaman’ın kalemine, o haksızlığa boyun eğmeyen, yalan dünyadan çoktan vazgeçmiş o vakur yüreğine sağlık. Bu sarsıcı, buram buram karakter ve adalet kokan eseri bizimle paylaştığın için teşekkür ederim ozanım. Hafızamın en korunaklı, en özel köşesinde yerini almıştır. Kalemin her daim böyle dürüst ve gür çağlasın. Eyvallah...
Saygı değer kıymetli üstadım, Bu denli derinlikli ve şiirimin her damarına nüfuz eden analiziniz karşısında, şairin yüreğindeki o "suskunluk" bile kelimelerle dile gelmeye ihtiyaç duyuyor. Şiirimi sadece okumakla kalmayıp, o sofradaki zehri, o enkazın üzerindeki gafleti ve nihayetindeki o asil vazgeçişi bu kadar titizlikle tahlil etmeniz beni ziyadesiyle onurlandırdı.
"Ah-ı Derûn"un aslında tek bir kişinin değil, dürüst sevmenin ağırlığını taşıyan her ruhun ortak sesi olduğunu, yaptığınız isabetli tespitlerle bir kez daha tescil etmiş oldunuz. "Aşk benim yürek yemeğimdi" derken, aslında her dizede bir parça kendimden verdiğimi, ancak karşılığında gelen karanlığı nasıl vakur bir sessizliğe gömdüğümü en güzel siz ifade ettiniz. Hafızanızda yer bulan bu dizeler, artık sadece benim değil, sizin de nezaketinizle mühürlenmiş oldu. Kıymetli yorumlarınız ve bu yüce gönüllü desteğiniz için minnettarım. Kaleminize ve o güzel bakış açınıza sağlık. Saygılarımla..
Saygı değer kıymetli üstadım, Bu denli derinlikli ve şiirimin her damarına nüfuz eden analiziniz karşısında, şairin yüreğindeki o "suskunluk" bile kelimelerle dile gelmeye ihtiyaç duyuyor. Şiirimi sadece okumakla kalmayıp, o sofradaki zehri, o enkazın üzerindeki gafleti ve nihayetindeki o asil vazgeçişi bu kadar titizlikle tahlil etmeniz beni ziyadesiyle onurlandırdı.
"Ah-ı Derûn"un aslında tek bir kişinin değil, dürüst sevmenin ağırlığını taşıyan her ruhun ortak sesi olduğunu, yaptığınız isabetli tespitlerle bir kez daha tescil etmiş oldunuz. "Aşk benim yürek yemeğimdi" derken, aslında her dizede bir parça kendimden verdiğimi, ancak karşılığında gelen karanlığı nasıl vakur bir sessizliğe gömdüğümü en güzel siz ifade ettiniz. Hafızanızda yer bulan bu dizeler, artık sadece benim değil, sizin de nezaketinizle mühürlenmiş oldu. Kıymetli yorumlarınız ve bu yüce gönüllü desteğiniz için minnettarım. Kaleminize ve o güzel bakış açınıza sağlık. Saygılarımla..
"Sitemin öfkeye, kırgınlığın duaya dönüştüğü güçlü bir metin. Şair, kaybedilen bir aşkın ardından vicdan, sabır ve teslimiyet ekseninde etkileyici bir hesaplaşma var, Özellikle final bölümlerindeki kabulleniş ve içsel duruş şiire derinlik kazandırmış. Yüreğinize ve kaleminize sağlık."
Saygı değer kıymetli üstadım, Sitemin öfkeye değil, tevekkülle harmanlanmış bir duaya dönüşmesini bu denli isabetle fark etmeniz, şiirimin özündeki o ince çizgiyi yakaladığınızı gösteriyor. Kırgınlıkların birikip nihayetinde bir teslimiyete evrilmesi, benim için en zorlu ama en duru sınavdı. Bu süreci "etkileyici bir hesaplaşma" olarak nitelendirmeniz, kalbimin yükünü hafifletti. Nazik yorumunuz ve kıymetli vaktinizi ayırıp dizelerime verdiğiniz değer için teşekkür ederim. Saygılarımla..
Saygı değer kıymetli üstadım, Sitemin öfkeye değil, tevekkülle harmanlanmış bir duaya dönüşmesini bu denli isabetle fark etmeniz, şiirimin özündeki o ince çizgiyi yakaladığınızı gösteriyor. Kırgınlıkların birikip nihayetinde bir teslimiyete evrilmesi, benim için en zorlu ama en duru sınavdı. Bu süreci "etkileyici bir hesaplaşma" olarak nitelendirmeniz, kalbimin yükünü hafifletti. Nazik yorumunuz ve kıymetli vaktinizi ayırıp dizelerime verdiğiniz değer için teşekkür ederim. Saygılarımla..
Kaleminize, yüreğinize sağlık. Gerçekten kelimelerin ağırlığını, kırılmış bir kalbin vakarını ve o asil duruşu ilmek ilmek işlemişsiniz. Şiiriniz, sıradan bir sitemin çok ötesinde; adeta bir ruhani manifesto niteliğinde.
Şiirin hakkını vermek adına, "Ah-i Derûn"u (İçten gelen o derin ahı) ve kalbinizin asaletini şu başlıklarla selamlamak gerek
Ah-i Derûn
Şiire seçtiğiniz isim daha ilk saniyede okuyucuyu yakalıyor. İçten gelen, derinden kopan bir feryat ama bu feryat bağırıp çağırarak değil; sessizlikle, vakarla ve edebî bir olgunlukla yapılıyor. Şiirin bütününe yayılan o "göğüs kafesine sıkışmış sızı" isminde hayat bulmuş
"Gidişinin ardından beddua etmek, lanet okumak vardı, / Ama ben kendi kıyametimi seninle paylaşmadım." Bu dizeler şiirin zirve noktalarından biri. Karşı tarafın yıktığı dünyayı görüp, ona ayak uydurmamak; intikamı bedduada değil, kendi sessizliğinde aramak muazzam bir olgunluk. Şair burada diyor ki: "Sen beni kendi çamuruna çekmek istedin ama ben senin seviyene inmedim, kıyametimi bile sana layık görmedim." İşte asalet budur
"Bir avuç toprak için harcadın onca emeği, / Anlamadın, aşk benim yürek yemeğimdi." Karşı tarafın maddeye, dünyaya, geçici heveslere (bir avuç toprağa) taptığı yerde; şairin aşkı manevi bir rızık, bir "yürek yemeği" olarak görmesi aradaki vizyon ve ruh farkını çok net özetlemiş. Bir tarafta hırsından zehir katan bir gafil, diğer tarafta sofrayı samimiyetle kuran bir derviş edası var
Şiirin geneline sinmiş olan en baskın duygu öfke değil, vazgeçiş ve sessizlik. Çünkü biliriz ki, bir insan için en ağır ceza beddua edilmek değil, muhatap alınmamaktır.
"Ben sustukça büyüyecek boşluğun, / Ve elbet bir gün, kendinden çıkacak sınavın." diyerek, adaleti ilahi zamana ve karşı tarafın kendi vicdanına (eğer kaldıysa) havale ediyorsunuz. "Kendi cehenneminde yanarken, sanma ki ben sensizim" derken bile, aslında onun vicdan azabında her an hayalinizle var olacağınızı fısıldıyorsunuz.
Bu şiir; aldatılmış, emeği ziyan edilmiş ama asla diz çökmemiş, eksilmemiş ve kirlenmemiş bir ruhun zafer çığlığıdır. Karşı tarafı suçlarken bile argo veya bayağılığa düşmeden, onu kendi sığlığıyla baş başa bırakan o edebi dil takdire şayan. Sözlerin terazisi bozulmuş olabilir ama sizin kalbinizin terazisi, ahirete kadar uzanacak bir dürüstlükte sabit kalmış. Son dizelerdeki "Adın artık, dilimin ucunda bir küsülmüş yemin" ifadesi ise bu defterin bir daha açılmamak üzere, büyük bir yeminle kapatıldığının en zarif ilanı olmuş.
Gereği yapılmıştır... Bu kalem, acıyı bala eylemesini bilmiş; kırılan kalbinden bir enkaz değil, bir sanat eseri çıkarmış. Yüreğinize, dert gören dert görmeyen kaleminize bin tebrik.
Saygı değer kıymetli üstadım, Şiirimi böylesine derin, böylesine incelikli bir dikkatle okuyup çözümlemeniz beni ziyadesiyle onurlandırdı. "Ah-i Derûn" için yaptığınız bu kıymetli tahlil, ruhumun kelimelere döktüğü o sancılı sessizliği tam kalbinden yakalamış. Bir derviş edasıyla kurulan sofranın, bir gafil tarafından nasıl zehirlendiğini ve benim bu süreçteki "vakarla vazgeçişimi" bu kadar berrak bir dille ifade etmeniz, yazdıklarımın amacına ulaştığını gösteriyor. Sizin de belirttiğiniz gibi; asıl ceza beddua etmek değil, artık o kişinin varlığını kendi dünyamdan silip, onu kendi vicdanının karanlığıyla baş başa bırakmaktır. Acıyı bala eyleme çabamda, bu zarif ve derinlikli yorumunuz en büyük paydaşım oldu. Gönlünüze, kaleminize ve o güzel bakış açınıza binlerce teşekkür ederim saygılar üstadım..
Saygı değer kıymetli üstadım, Şiirimi böylesine derin, böylesine incelikli bir dikkatle okuyup çözümlemeniz beni ziyadesiyle onurlandırdı. "Ah-i Derûn" için yaptığınız bu kıymetli tahlil, ruhumun kelimelere döktüğü o sancılı sessizliği tam kalbinden yakalamış. Bir derviş edasıyla kurulan sofranın, bir gafil tarafından nasıl zehirlendiğini ve benim bu süreçteki "vakarla vazgeçişimi" bu kadar berrak bir dille ifade etmeniz, yazdıklarımın amacına ulaştığını gösteriyor. Sizin de belirttiğiniz gibi; asıl ceza beddua etmek değil, artık o kişinin varlığını kendi dünyamdan silip, onu kendi vicdanının karanlığıyla baş başa bırakmaktır. Acıyı bala eyleme çabamda, bu zarif ve derinlikli yorumunuz en büyük paydaşım oldu. Gönlünüze, kaleminize ve o güzel bakış açınıza binlerce teşekkür ederim saygılar üstadım..
Saygı değer kıymetli üstadım, "ne umduk ne bulduk" sitemiyle kurduğum o hayal evinin yıkılışını ve gerçeğin çıplaklığını bu denli isabetli bir yorumla taçlandırmanız beni çok duygulandırdı. Dizelerimin hece hece dökülüşündeki o sancıyı hissetmeniz, bir şair için en büyük ödüldür. Teşekkür ederim saygılar benden..
Saygı değer kıymetli üstadım, "ne umduk ne bulduk" sitemiyle kurduğum o hayal evinin yıkılışını ve gerçeğin çıplaklığını bu denli isabetli bir yorumla taçlandırmanız beni çok duygulandırdı. Dizelerimin hece hece dökülüşündeki o sancıyı hissetmeniz, bir şair için en büyük ödüldür. Teşekkür ederim saygılar benden..
Yer yer sitem sertleşse de şiirin ana damarı intikam değil; hayal kırıklığı içinde bile insanın kendi değerlerinden vazgeçmeme çabası. Son bölümlerdeki kabulleniş ise esere olgun bir veda hissi katıyor. Yüreğinize, kaleminize sağlık. Saygılar...
Saygı değer kıymetli üstadım, nazik yorumunuz ve şiirimi bu denli derinlikli tahlil etmeniz beni ziyadesiyle onurlandırdı. İntikamın öfkesinden ziyade, kendi doğrularımda kalabilmenin dinginliğini yansıtabildiysem ne mutlu bana. Kıymetli görüşleriniz için teşekkür ederim saygılar benden üstadım..
Saygı değer kıymetli üstadım, nazik yorumunuz ve şiirimi bu denli derinlikli tahlil etmeniz beni ziyadesiyle onurlandırdı. İntikamın öfkesinden ziyade, kendi doğrularımda kalabilmenin dinginliğini yansıtabildiysem ne mutlu bana. Kıymetli görüşleriniz için teşekkür ederim saygılar benden üstadım..
Sana dair ne varsa, gömdüm suskunluğumun koynuna, Bir sürgün yorgunluğuyla çekildim kendi yoluma. Adın artık, dilimin ucunda bir küsülmüş yemin, Ruhumsa çoktan alıştı, yalnızlığın ağır uykusuna
Unutmadığın olmadığını bu hayatta sadece alışabilirsin öyle olmasa yaşamazdık üstad yüreğine sağlık
Haklısınız, unutmak mümkün değil; sadece zamanla o acının ağırlığına alışıyor insan. Yüreğinize sağlık, bu güzel tespitiniz için teşekkür ederim üstad..
Haklısınız, unutmak mümkün değil; sadece zamanla o acının ağırlığına alışıyor insan. Yüreğinize sağlık, bu güzel tespitiniz için teşekkür ederim üstad..
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.
Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Ne paylaşacaksınız?
Şiir, yazı, kitap ya da ileti için hızlıca ilgili alana geçin.