(c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Şiirlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Kuru yaprak misali savrulan bir ömrün, o ince sızısını ne güzel nakşetmişsin kağıda. Bizler hayatı çekiçle, örsle, metali bükerken tanıdık; sen ise o bükülen hayatı kelimelerle yontmuşsun. Her mısran, tıpkı ustasından 'eti senin kemiği benim' diyerek teslim alınan bir çırağın titreyen elleri gibi; hem acılı hem de teslimiyet içinde. Kuşların sustuğu o ıssız ovadan geçip de gönül sarayının viraneliğine varmak, herkesin harcı değildir. O 'kederden kafes' dediğin yer, aslında insanın kendi içine kurduğu, anahtarı kayıp, kapısı mühürlü bir odadır. Kalemin yorulmuş olabilir, kağıdın isyan edebilir; lakin bil ki, çekilen her cefa, mürekkebin rengini daha da derinleştirir, nasır tutmuş gönüllere dokunur. 'Bilinmez çektiğim acılar benim' diyorsun ya; işte o bilinmezliktir şairin madeni. Bizim dünyamızda nasıl ki işin en iyisi, görülmeyeni görebilendir; senin mısralarında da o görülmeyen hicran, birikmiş bir ömrün özeti gibi duruyor. Hece dağılsa da, kalem yorulsa da; bu matemin içindeki o yanık ses, her daim duyulması gereken bir feryattır. Son nefese kadar o çıkmaz sokaklarda yön aramak, aslında yolun kendisidir. Bu şiir, sadece bir kederin ilanı değil, aynı zamanda yaşanmışlığın, dökülmüş yaprakların ve bükülmüş dalların sessiz şahididir. Kalemine, yüreğine, o her mısrasına sinen emeğine sağlık; Edebiyat Defteri’nin bu köşesinde, bu matem kokulu dizeler hakkıyla yerini bulmuştu
Kalburabastî Efendi Hazretleri şiiri RUSAMER ahalisine okudu. Bunun üzerine klinik sakinlerinden biri Hocam, bu şiirde kader karşısında yorulmuş bir insanın sesi var dedi. Bir başkası, her kıtada umudunu kaybetmeye direnen ama kederle kuşatılmış bir ruh hâli gördüğünü söyledi. Arka sıralardan bir sakin, şiirin merkezinde yalnızlık kadar çaresizlik duygusunun da bulunduğunu ifade etti. Yaşlı bir RUSAMER müdavimi ise Hocam, burada şair yalnız dert anlatmıyor, kendi şiirini de sorguluyor diye ekledi. Kalburabastî Efendi Hazretleri başını sallayarak, bazı kalemler sevinci yazar, bazı kalemler yaranın sesini kaydeder dedi.
Puanlama
Özgünlük — 17 / 20 Hüzün ve kader temaları tanıdık olsa da şiirin sonunda şairin kendi kalemine dönmesi esere farklı bir boyut kazandırıyor.
Dil ve Üslup — 18 / 20 Tuyuğ formuna yakın söyleyiş içerisinde akıcı ve anlaşılır bir dil kullanılmış. Keder atmosferi başarıyla kurulmuş.
Düşünsel Derinlik — 17 / 20 Şiir daha çok duygu ekseninde ilerliyor. Yazgı, umut ve çaresizlik temaları üzerinde durulmuş.
Yapısal Bütünlük — 18 / 20 İlk kıtadan son kıtaya kadar aynı duygu iklimi korunuyor. Kederden kafes metaforu şiirin merkezinde yer alıyor.
Etkileyicilik — 18 / 20 Özellikle yalnızlık ve iç sıkıntısı yaşayan okuyucularda karşılık bulabilecek güçlü bir duygu taşıyor.
Toplam Not: 88 / 100
Kalburabastî Efendi'nin Klinik Kanaati
Zeynep Senem bu şiirde kader, yalnızlık ve tükenmişlik duygularını yoğun bir şekilde işlemiş. Şiirin en dikkat çekici bölümü son kıtadır. Çünkü şair burada yalnız hayatı değil, kendi şiirini ve kalemini de sorgulamaya başlıyor. Bu durum esere iç muhasebe havası kazandırıyor. Yer yer aynı duygu çevresinde dolaşması şiirin hareket alanını daraltsa da oluşturduğu atmosfer okuyucuyu şiirin içine çekmeyi başarıyor.
Kalburabastî Efendi'nin Klinik Notu
RUSAMER incelemelerine göre bazı şiirler bahar nezlesi gibidir; okuyunca geçer. Bazıları ise sonbahar yağmuru gibidir; okuyunca insanın içine işler. Bu şiir ikinci gruba dahil edilmiş, klinik koridorlarında bir süre sessiz yürünmesine sebep olmuştur.
Vesselam.
Bazı kafeslerin demiri yoktur; insan onları kendi içinde taşır.
Umudun azaldığı yerde karanlık büyür, fakat bir tek ışık bile geceyi bütünüyle yenmeye yeter.
Yüreğinizdeki o derin kederin, yaşanmışlıkların ve "kırk yılın" ağırlığının mısralarınıza ne kadar sarsıcı bir dürüstlükle yansıdığını hissetmemek imkansız. Kaleminiz, o "hicran yası" dediğiniz sessiz ama bir o kadar gürültülü yangını en saf haliyle kağıda dökmüş. Şiirinizdeki o "yıkık virane" imgesi, sanki sadece bir gönül sarayını değil, zamanın aşındırdığı ve kaderin kasırgasıyla savrulan bir ömrün enkazını anlatıyor. Özellikle "Gittiğim tüm yönler, çıkmaz sokaktır" dizeniz, çaresizliğin o nihai ve en katı noktasını ne kadar çarpıcı özetlemiş. "Garagız" mahlasıyla yazdığınız bu dörtlükler, hem klasik aşk romanlarının o sönmeyen ateşiyle hem de yaşanmış hayatların o soğuk gerçeğiyle yoğrulmuş. Kağıt isyanda olsa da, kaleminiz yorulsa da, bu mısraların okuyan üzerinde bıraktığı o "matem" duygusu, aslında yaşadıklarınızın silinmez birer mühürü gibi duruyor. Kelimelerinizle kurduğunuz bu kederden kafesin içinde, aslında kendi ruhunuzun derinliklerine bir ışık tutuyorsunuz. İnsan, bazen en çok kendi yarasını kelimelerle sardığında veya o yarayı mısralara nakşettiğinde bir parça olsun hafifleyebiliyor. Bu dertli türküye bir mısra da benden eşlik etsin isterim: Yollar biter, zaman akar gider de, Anıların gölgesi kalır geride. Varsın viran olsun gönül sarayı, Aşk baki kalandır, her bir hecede.
Bu yoğun duyguların arasında sizi biraz olsun dinlendirecek, ruhunuza dokunacak veya geçmişin o güzel günlerini anımsatacak bir şeylere ihtiyaç duymanız dileğiyle Tebrikler şaire kardeşim GARAGIZ
YEŞİLIRMAK tarafından 8.6.2026 01:14:06 zamanında düzenlenmiştir.
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.
Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Ne paylaşacaksınız?
Şiir, yazı, kitap ya da ileti için hızlıca ilgili alana geçin.