1
Yorum
1
Beğeni
5,0
Puan
30
Okunma
bazen çok sövüp sayıyor bazen de susuyorum
benliğime sığınmak tek çare, anlıyorum
yalnızlığımın gölgesi karşılıyor beni o kırık kaldırımlarda
ve hissiyatımın renk veren ayinesini takip ediyorum
farkındayım, nereye gitsem bitmez yollar
ve o yolların üstünde kalabalığa karışmış insanlar
kimin ne derdi var bilinmez
amansız hastalık mıdır yoksa bir somun ekmek parası mı
sonra onca derdin içine kendi ızdırabımı karıp harmanlıyorum
düşünüyorum, ömür sermayesi tükenecek mi?
mahallede fadime teyzeye rastladım sonra
suratı bir karış, rengi solmuş
dedim nedir sıkıntın betin benzin atmış
oğlunu askere göndermiş, cebine de beş kuruş para koyamamış
omzuma yaslanıp ağladı, ben de onunla birlikte ağladım
sordum sonra kendime, seninki de dert mi be oğlum, bak ne dertler var
ne hikayeler var bilmediğimiz, ne çok acı var bedeli fazlasıyla ödenmiş..
biz de aşk meşk diye tutturmuşuz bir dümen gidiyoruz
yaşamak ağrıları içinde ödenen bedellerden bîhaberiz
olur mu dersin bu işin sonu mutlak zaferimiz
bilabedel tüm sıkıntılarımız dökülecek mi üzerimizden
aşk-ı hakikiye erişebilecek miyiz dersin
fena bulutları üstümüzden atıp
sırrın sahibini bulabilecek miyiz tüm varıdatı ardımıza atıp..
neyse cemal sen bir çay demle de içelim
halimizden taze bir çay anlar bizim
doldur da içelim hiç ölmeyecek gibi
yanında sigaramız olmazsa olmaz tabi
bir de hikaye uydurduk mu gırgır şamata
sonra sonerin hiç bitmeyen sorunları
hepsini bi çuvala koyup doğru çöpe
nasıl olsa giden de gidiyor gelen de..
hangi hikaye mutlu sonla bitiyorsa yalandır
varlığın hılkatinde ölüm denen bir perde vardır
asıl kapı açılır gözleri kapayınca
sen gözünü dört aç varmadan sonsuzluğa..
5.0
100% (1)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.