1
Yorum
5
Beğeni
0,0
Puan
251
Okunma

Bir yanda sessiz Sultanahmet’te yankılanan dualar,
Bir yanda Beyoğlu gece kulüplerinde şampanyalı, şuh kahkahalar.
Bir yanda paraya, pula kayıtsız kulluk,
Çalışana her yerde bereket, bolluk,
Çalışmayana çetin bir hayat pulluk.
Ey İstanbul, neden senin iki yüzün var?
Bir yüzün gülerken,
Neden diğer yüzünde hasret dolu hüzün var?
Sende ibadet, gece gündüz, her vakit sessiz sedasız yapılır,
Eğlencelerin ise diz boyu rezaletle karılır.
Hem gürültülü, hem gümbür gümbür, çınlar kulaklarda.
Çirkinliğin gecenin koynunda örtülü,
Güzelliğin yedi tepenin üstünde görüntülü.
Sabah kalkınca günün kızıl tülü sarar surlarını,
Haliç’te, Boğaz’da alev alev durur ufukların.
Gecelerin ne çok günaha gebe, kim bilir kaç sırra gebe?
Taksim’de, İstiklal’de savrulan günaha,
Eyüp Sultan’da, Haliç kıyısında büyük bir tövbe durur.
Dinçer Dayı
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.