3
Yorum
5
Beğeni
5,0
Puan
92
Okunma

Bitip tükendim işte, son demler son yaştayım
Bitmez bu acı keder, boşa bir uğraştayım,
Nereye dönüp baksam, ne görsem siyah beyaz
Ne bu rüzgâr tanıdık, ne fırtına ne ayaz,
Göğsümün ortasında bir avuç ince sızı
Rüzgârın kanattığı gözlerim kan kırmızı,
Neden solmuş bir anda bahçelerin renkleri
Her kapıya asılmış boş mezar çelenkleri.
Kör perdeler mi indi bakışlardaki fere
Nasıl da serildiler bir gölge gibi yere,
Baktığım onca yüzden masumiyet silinmiş
Kiminin kötülüğü hücrelerine sinmiş,
Köşe bucak her yerden bir ibretlik akıyor
Biri bir uçurumdan, birini bırakıyor,
Kaç kişi ekmeğini katiliyle bölüştü
Aldığı son nefese buz gibi ateş düştü.
Soldu masum gülüşler, acılar kalbe indi
Ne o çığlıklar sustu, nede ağıtlar dindi,
Çığrından çıkmış gibi sarsılırken bedenler
Yeri göğü inletir aklını kaybedenler,
Bir bir sönüp gidiyor yaşama hevesleri
Bir ben mi duyuyorum kesilen nefesleri,
Tanrım, dayanmak ne zor, artık beni aşıyor
Her gün ölen ruhumu bedenim zor taşıyor.
Sanki bir çığ düşüyor tam öleceğim yere
Kanım dönüp dolaşıp kendine akan dere,
Acı acı içinde, acı insan biçimde
Kan gövdeyi götürür ağaç, toprak ve çimde,
Ne karanlık bir suret, hırs ile taşı delen
İnsan mı şu gördüğüm yerlerde debelenen,
Can’a susamış insan, bir insan kılığında
Daha kötü ne var ki insan karşılığında?
5.0
100% (4)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.