1
Yorum
2
Beğeni
5,0
Puan
36
Okunma
Didim’de akşam iner, deniz susar usulca,
Bir sandal geçer içimden, adı hep “anne” olur.
Rüzgâr saçlarımı değil, yüreğimi okşar da,
Her dalga kıyıya vurdukça, gözlerim nemle dolur.
Sen gideli anne, evin sesi eksik kaldı,
Çay demi tutmuyor, ekmek bile yarım sanki.
Bir tabak fazla koyar elim hâlâ sofraya,
Sonra anlarım… yokluğun oturmuş karşıma sessizce.
Didim’in mavisi güzel, güneşi sıcak elbet,
Ama senin bir bakışın kadar ısıtmıyor beni.
Ne Altınkum’un sabahı, ne akşamın serini,
Senin “oğlum” deyişinin yerini tutmuyor anneciğim.
Bazen balkonda oturur, uzaklara dalarım,
Belki bir bulut olur da geçersin diye üstümden.
Belki bir martının kanadında sesini duyarım,
“Üzülme evladım” dersin, dokunursun içimden.
Toprak aldı seni ama sevgini alamadı,
Duan kaldı başımda görünmez bir gölge gibi.
Ben yaş aldıkça anlıyorum her geçen gün,
Anne dediğin insanın dünyadaki cennetiymiş meğer.
Şimdi Didim’de her akşam adını anarım,
Denize bakar, içimden Fatiha okurum.
Sen yoktun sanma anne, her nefesimde varsın;
Ben seni kaybetmedim… kalbimde saklıyorum.
5.0
100% (2)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.