1
Yorum
5
Beğeni
5,0
Puan
39
Okunma
Dolar kırk sekizin balkonunda kahve içer,
Euro elli altıdan seslenir: “Bir şeker ver!”
Gram altın yedi bin yüz yetmiş üçte nazlı damat;
Kuyumcunun vitrini parlak, bizim cüzdan yine mat.
Enflasyon yıllık yüzde otuz bir yetmiş beş,
Gıdada otuz yedi buçuk: Maydanoz artık “beyefendi” eş!
Domates etiketten sorar: “Kilo mu, taksit mi?”
File eve hafif döner, fişin maşallah iştahı iyi.
Faiz yüzde otuz yedide, koltuğuna kurulmuş sabit;
Kredi kapıdan bakıp der: “Beni çağırmayın, müsait değilim!”
Hizmet, perakende, inşaatta güven biraz gerilemiş;
Ekonomi moral arıyor, moral de ekonomiyi beklemiş.
FAST limiti üç yüz bin; para saniyede gider,
Maaş ayda bir uğrar ama vedası bir saniye sürer.
Borsa on dört binlerde bugün hafiften kırmızı;
Umut Beşiktaşlıdır dostum—terk etmez tribünü!
Kabine Ahlat’ta toplanır, Malazgirt dokuz yüz elli beş,
Afyon’da Büyük Taarruz’un yüz dördüncü yılı; tarih dimdik, güneş ateş.
Devlet geleceği konuşur, millet çayını karıştırır:
“Memleket tamam da kardeşim, ay sonu nasıl barıştırılır?”
Bugün budur: Rakam ciddi, hayat biraz komik,
Dünya diplomatik, pazar ekonomik, vatandaş ironiK
Gül dostum; çünkü bu çağda en kıymetli sermaye ne altın ne para:
Akşam eve hâlâ umutla dönebilmektirelde yarım ekmek, dilde kahkaha!
5.0
100% (1)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.