1
Yorum
7
Beğeni
5,0
Puan
45
Okunma
Hepimiz bir gün öleceğiz;
Bir yad’da üç günlük matem
Sonrasında elem üzüntü ne elem
Öyle Asıf...
Söyle Asıf;
insan neden susmalı
Dili mi kesildi, rüzgârı mı?
Çok İnci küpe düştü yere
İncinen kalp, bir muhteva gibi kaldı karanlıkta
Beynimde fısıltılar, çığlıklar...
Vefa , sarsıldı mı
Hüzün yerini yine aldı mı yoksa
Oysa Asıf;
Tırnaklarını geçiren çok oldu
Mühim görmez canımıza
Pahalı ayakkabılarını silen gocuğumuza
Daha ismini bile bilmediğimiz çocuğumuza
Salıncaklar kurduk
Ve durduk
Başladık yine yolculuğumuza
Bu sefer Asıf;
Bu " sefer " o " sefer " mi , yoksa?!
Karar çıktı, nihayete erdi mi nefes?
" Kısa kes " der gibisin...
Sesi mi kesmeli, kefeni mi?
Burçlarımıza o sancağı diken
Surlardan taşlar aşırdı
Bardağı, su taşırırdı;
Kan dökülmüş
Yırtılmış bayramlık hevesimiz üç yerinden
Üç yerinden kırılmış adımlarımız
Öyle Asıf;
Bu bahar bence son, ya sence?
Hangi yağmurda ıslanacak bu dönence
Yarısı ömrümüzün bir han’ı
Yarısı bir an’ı viran etmekle geçti
Geçtik
Genç’tik
Daha çok genç... Değil mi!
Demir mi gönlümüz
Rıhtım aramaya yok halimiz hâlbuki;
Bir, iki...
Bu şiir de böyle bitecek demek ki...
5.0
100% (2)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.