2
Yorum
5
Beğeni
5,0
Puan
75
Okunma
1.
Sen Züleyha!
Leyla durağınının tek yolcusu
Yakından bakmak için sana
Güzergahlar kurdum, hanlar
Sen tacir ol
Ben heybende değersiz bir taş
Ve yavaş yavaş yürü yolları
Ben seni gölgelerden korur, güllerle kollarım
Mecnun olup yolları, Ferhat olup dağları
Şahlanan kısraklarla bozkırları
Meczup bir bahçıvandan tarifini alıp sevdanın
Kolayları , zorları
Gönlümde büyütüp Züleyha bestesini
Sadrımda öğütüp fısıltılı sesini
Fillerler , ebabillerle uğurlarım sensizlik menfezini..
2.
Baştan yazıyorum seni Züleyha
Hazırda bekleyen çığ denizinin özünde saklı gözlerin
Ve ellerin, sair manâlarda geçen mecnun viranesinde
Tane tane düşerken yağmur
Senin beni sevme ihtimalin uslandırıyor gönlümü
Yağmur ıslanıyor ve ben düşüyorum sarnıcından bir damla okyanusa
Aklına düştüğümü haber veriyor rüzgâr!
Haberler tez ulaşıyor sağırlar sultanlığına
Perçeminde sade bir sahra
Peçende , gece dönencesi
Alâ bir döngü iniyor tepelere
Suya kanıyor kuşlar
Bakışında Zülfikar saklı Züleyha
Alnımda biriken sessiz türküler
İsmini tütsülüyor kalbime
Nazarında buğday, başaklarını süslüyor
Sana gelen o gümüşlü yol ;
Ve ellerimde gül’den tartılar
Züleyha..
İstanbul’dan daha güzelsin
Denizden daha berrak
Eskiyen masalları dillendiriyor sesin
Uçurumlar karşılıyor mimikleriyle
Ve sen Züleyha
Baştan sona sır
Yazılmamış bir asır gönlümde
Ve ben Züleyha
Sana yazıyorum
Parmaklarım, pazarlarda ismini duyunca
Kalemi unutup, kelamı yayıyor bozkırlara
Ve sen Züleyha
Şebnem güzeli Züleyha
Uçurtmaların ulaştığı mavilikleri senin için boyadım
Gülleri, laleleri , yeşillikleri gözlerin için hazırladım
Yazamadıklarimi sadece sen bil diye
Gülüşüne kelebekler ısmarladım
Ama az’da bile coksun sen
Sen benim gözümde, ruhumun en derinindesin
Yorgunsun
Ama bitecek
Bir çay yuduumunda
Bir pencere eşiğinde açarken çiçekler saksısında
Sen bakacaksın
Ve en güzel zambaklar seni tutsuleyecek
Ve bütün yeşiller sen kokacak
Sen bana çay getir
Yorgunlugumu sende alayım
Uzanarak değil
Oturarak değil
Uyuyarak değil
Bir pazar günü değil
Kapıda çalan zilin ardında çıkan bir dolunay
Ve ben gece
O dolunaya aşkımı söylerken
Yorgunluğum kapının ardında kalacak
Yorulmak mı
Uykusuz kalmak mı
Ah Züleyha ah
Sen, bir bilsen kayalar nasıl çatlar hasretinden
Dağların ütüsü nasıl bozulur
Baharlar cemre beklerken
Ve emeklerken çocuklar annelerine
Ben bir dağın dibine " Sen " dikiyorum
Ve her gün yokuşları düzlük sayıp
Sulamak için gözlerinin yeşilliğini
Ellerim catlarsa yaprağına
Gönlüm catlarsa nazarında tutup
Uykuları unutup
Seni büyütmek için gönlümde
Düşersem, koşmak daha da güzel gelir bana
Koşarsam, düşmek daha derin bir nida
Daha ebyaz bir sadâ
Bir de yanımda oluşun, kitaplar döker gönlümün raflarına
5.0
100% (3)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.