0
Yorum
1
Beğeni
0,0
Puan
20
Okunma
Karanlık bir sokakta yürürüm,
ay yok,
yıldız da,
Adımlarım yankılanır boşlukta,
sanki bir yas.
Cebimde bir pusula var ama ibre hep sola,
Gidilen yer aynı,
geri dönülmez o soka.
Aradığım yüzü göremem,
aynalar kırık şimdi,
Parçaları keskin,
her biri bir hikâye,
her biri bir iz.
Biri bana gülerken,
diğeri ağlar sessizce,
Hangisi gerçek ben?
Hangisi bu karanlık gece?
Katilim kim diye sorarım rüzgâra,
taşlara,
Rüzgâr fısıldar: "O, senin en yakın dostun aslında."
Taşlar cevap vermez, sadece soğuk bakışlarla,
Zihnimdeki sesler çığlık atar, "Artık yeter!" diye bağırdı.
Yürüdükçe uzar yol,
her adım bir yük daha,
Sırtımda taşıdığım günahlar,
omuzlarımda bir kara bulut.
Belki de ben arıyorum,
belki de o beni bekler,
Bir oyun bu,
kuralları yok,
kazanan ya da kaybeden yok.
Ellerim titrer, kalbim hızlanır,
nefesim kesilir,
Her köşe başında bir hayalet,
her pencerede bir göz.
Onlar beni izler, ben onları ararım,
Bu döngü bitmez,
sonsuz bir labirentin içindeyim.
Acı tatlı bir his,
korku karışık bir özlem,
Kendi sonumu hazırlamak,
belki de en büyük istek.
Çünkü yaşamak zordur,
ölmek ise kolay bir kaçış,
Kendi katilimi ararken,
kendimi kaybediyorum, biliyorum....
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.