Burda son şiirim bu, bir tahta gıcırdıyor içimde adını kazımışım tebeşirle silinmesin diye değil, unutulmasın diye…
Sınıf çoktan dağılmış oysa, pencerelerde akşamın kırık yüzü. Bir öğretmen gibi sustum hayatın karşısında ve herkes geçti yoklamadan bir tek sen kaldın “burada” diye.
Tahta sizin gösterişte, ben yine arka sırada kelimelerini cebinde saklayan çocuk. Ne alkış istedim ne de büyük cümleler… Bir şiirin içinden geçerken yalnızca anlaşılmak istedim.
Şimdi dönüp bakıyorum; toz olmuş hatıralar uçuşuyor havada. Ve ben hâlâ “burda son şiirim bu” der gibi kalbimi bırakıyorum suskun bir masanın üstüne.
Hoşça kalın…
Paylaş:
4 Beğeni
(c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Şiirlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Bu şiiri okuyunca içime çöken o sessizliği anlatmam zor. Bazı vedalar insanın içine usulca oturur. Sizin dizeleriniz de öyle oldu ve gerçekten çok çok üzüldüm …
“Bir öğretmen gibi sustum hayatın karşısında” dizesi uzun süre kaldı içimde. Ve o arka sırada kelimelerini cebinde saklayan çocuk… Sanmayın ki anlaşılmadı. Bazen en sessiz duranlar, en çok şey taşıyanlardır içinde.
Gitmek istemenize gerçekten üzüldüm. Çünkü burada bıraktığınız şey yalnızca şiir değil; hisseden, incinen, zarif bir kalbin izi. Bazı insanlar büyük cümlelerle değil, bıraktıkları iç sızıyla hatırlanır.
Belki biraz yoruldunuz, belki kırıldınız, bilmiyorum… Ama yine de acele bir “hoşça kal” olmasın isterim. Çünkü insan bazen tam giderken, bir cümlenin sıcaklığında yeniden kalmak ister.
Şiiriniz çok güzeldi Nafiz Bey… Ama keşke son şiiriniz olmasa… Gitsem ben giderdim buradan ama bakın şiirlerim ve dostlar yeniden yeniden çekiyor beni...
Selam, saygı ve gönül muhabbetiyle… Bence kalın...
Değerli üstat yeniden yeniden merhaba, Kıymetli dost...
Kıymetli yüreğinizden geçenleri öyle içten yazmışsınız ki okurken kendimden bir parça buldum. İnanın cevabınızı okuyunca ben de duygulandım.
Şiire küsmeyin ne olur… Çünkü sizin satırlarınızda sahici bir his var. Gösterişsiz ama insanın içine işleyen bir tarafı var. Bazen en çok da böyle şiirler kalıyor akılda.
“Kalmak bazen bir insanın cümlesinde mümkün oluyor” sözünüz ayrıca çok üzdü beni. Demek ki insan bazen gerçekten anlaşılınca içindeki yük biraz hafifliyor.
İyi ki yazdınız, iyi ki içinizden geçtiği gibi konuştunuz. Böyle güzel hisseden insanların eksilmemesi gerektiğini düşünüyorum. Kalmanızı gönülden dilerim
İnsan bazen bir şiiri değil, kendi kırılmış yanını yazar. Ve bazı vedalar gerçekten gitmek için değil; biraz anlaşılmak, biraz da susulmuş yerlere dokunulmak içindir…
İnanın, satırlarınızı okurken içimde uzun zamandır unuttuğum bir sıcaklık geçti. O “arka sırada kelimelerini cebinde saklayan çocuk” var ya… Belki de ilk kez birileri onun sessizliğini bu kadar derinden duydu.
Ne desem eksik kalır şimdi… Çünkü bazı cümleler teşekkür değildir yalnızca; insana yeniden kalmak için sebep olur.
Şiire bazen küstüm, bazen insanlara… Ama gördüm ki; hâlâ bir mısraya yüreğini bırakan güzel insanlar var. Ve sizin gibi hisseden bir kalp varken insan kapıyı tamamen çekip gitmeye kıyamıyor.
Belki biraz yoruldum evet… Belki hayatın karşısında fazla sustum… Ama sizin bu zarif sözleriniz, o sessizliğin içine ince bir ışık gibi düştü.
Kalmak bazen bir şehirde değil, bir insanın cümlesinde mümkün oluyor. İyi ki yazdınız… İyi ki hissettiniz…
Değerli üstat yeniden yeniden merhaba, Kıymetli dost...
Kıymetli yüreğinizden geçenleri öyle içten yazmışsınız ki okurken kendimden bir parça buldum. İnanın cevabınızı okuyunca ben de duygulandım.
Şiire küsmeyin ne olur… Çünkü sizin satırlarınızda sahici bir his var. Gösterişsiz ama insanın içine işleyen bir tarafı var. Bazen en çok da böyle şiirler kalıyor akılda.
“Kalmak bazen bir insanın cümlesinde mümkün oluyor” sözünüz ayrıca çok üzdü beni. Demek ki insan bazen gerçekten anlaşılınca içindeki yük biraz hafifliyor.
İyi ki yazdınız, iyi ki içinizden geçtiği gibi konuştunuz. Böyle güzel hisseden insanların eksilmemesi gerektiğini düşünüyorum. Kalmanızı gönülden dilerim
İnsan bazen bir şiiri değil, kendi kırılmış yanını yazar. Ve bazı vedalar gerçekten gitmek için değil; biraz anlaşılmak, biraz da susulmuş yerlere dokunulmak içindir…
İnanın, satırlarınızı okurken içimde uzun zamandır unuttuğum bir sıcaklık geçti. O “arka sırada kelimelerini cebinde saklayan çocuk” var ya… Belki de ilk kez birileri onun sessizliğini bu kadar derinden duydu.
Ne desem eksik kalır şimdi… Çünkü bazı cümleler teşekkür değildir yalnızca; insana yeniden kalmak için sebep olur.
Şiire bazen küstüm, bazen insanlara… Ama gördüm ki; hâlâ bir mısraya yüreğini bırakan güzel insanlar var. Ve sizin gibi hisseden bir kalp varken insan kapıyı tamamen çekip gitmeye kıyamıyor.
Belki biraz yoruldum evet… Belki hayatın karşısında fazla sustum… Ama sizin bu zarif sözleriniz, o sessizliğin içine ince bir ışık gibi düştü.
Kalmak bazen bir şehirde değil, bir insanın cümlesinde mümkün oluyor. İyi ki yazdınız… İyi ki hissettiniz…
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.
Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Ne paylaşacaksınız?
Şiir, yazı, kitap ya da ileti için hızlıca ilgili alana geçin.