0
Yorum
2
Beğeni
5,0
Puan
23
Okunma
Kara kış gibi oturdu boğazıma yine o yumru.
Küçücük bir çocuğum ben hâla.
Büyüdüm diye kendini kandıran savunmasız, ürkek bir sabi.
Kaçmalardan ibaret, en çok kendinden...
Hüngür hüngür iç çekişleriyle, saf balmumundan yapılmış.
Merhametimden ele veririm yakayı en çok.
Sana aşıkken aptallaşan, aslında zeki.
Adımı duyduğumda dudaklarından.
Göğüs kafesimin içindeki ete iğneler batan.
Ve bir iklimin değişişini haber veriyor çekirgeler!
Duymuyor musun?
Sonra bir elma şekerine kandırıyorsun beni yalancı.
Zihin soğuyor bazen, aklında bulunsun.
Zaman aleyhine işliyor yabancı.
Hassas insanların derdi midesidir.
Biliyorsun,sigaranı yakıyorsun,
Soluğunun kokusu bana doğru geliyor.
Şu ruhum inkârlar ve kaçışlarla kıvranırken.
Söz geçiremiyorum bedenime.
Gözlerim, kollarım, ayaklarım; anla işte bütün uzuvlarım sana koşuyor.
Vefa’sızım’...
Mide ağrısı demiştim ya, işte yokluğunun kadim coğrafyası.
Hayalini sığdırdım kuru bir zarfa ve mühürledim.
Kimseler bilmemeli!
Bak, ağaç krağıyı gördü, rüzgâr değdi kabuğuna.
Çok sancılarla çiçeklenip meyveye duracak.
Neden görmüyorsun beni?
Göğsümde kuş ölüsü mü taşıdım bunca zaman?
Haklısın!
Bu sadece tırtılın rüyası.
Benim derdim kuşlarla yâr...
Gökleri kuşanmadan evvel sormadı sana.
Şimdi bastığı toprakta çabalıyor, anladım.
Ah, bu modern sevgilerin dar gömleği!
Kendi yarasına eğilip "Bu da geçer," diyen garibim.
Kendi hayaletimin ellerinden tutup çıkaracağım onu bu keşmekeşlikten.
Kendi söküğünü dikebilen ruhun diktiği her yama, secde kadar kuvvetlidir kendi özüne.
Garip geliyor değil mi?
Hasta değilim merak etme,
Sadece eksiliyorum saçlarımdan.
Bitti diyorum bitmiyor içimde, bitmiyorsun.
Yüreğimde saklayacağım seni,
Kendi yaralarımı kendim saracağım.
Yoksa nasıl kokulu elma yer çocuklar kütür kütür?
Tırtılın kaderi kelebekse,
Benimki de sensizlikten.
Beni sevmediğin
O kalbinden sağ salim çıkmak.
5.0
100% (1)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.