0
Yorum
5
Beğeni
5,0
Puan
41
Okunma
Bir yürek düşünün , tam kırk yıl beklemiş,
Şairlerin hicivleri ile göğe çıkanların ,
Bir kıta şiir ile , toprağa gömülen insanların ,
Adalet terazisinin dirheminin, iki kelam olduğu ,
Yalanın gündüz ,hakkın gece kadar zifiri ,
Putların nefes kokusunun koktuğu ,
Ne aradığını bilmeyen insanların tozuttuğu,
Bir şehir düşünün ,o şehirde bir yürek,
Efkarı gözlerinde , hüznü yüzünde ,
Yıllarca bir ses arayan , Mekke sokaklarında,
Putların kavga , sarhoşların nara sesleri arasında,
Sarhoşlar ve putlar uykuya dalınca,
İbrahim’den kalan bir cümle , bir kelime arayan,
Tam kırk yıl o hüznü yüreğinde demlemiş .
Bir yürek düşünün , tam kırk yıl beklemiş,
Bir yürek düşünün ,Mekke’ye bakınca bir ceviz kadar küçülüp
Semaya bakınca , sema kadar büyüyen ,
Bal arılarına bal yapmayı ,güle kokmayı ,
Suya yağmur olup yağmayı, tohuma kök salmayı,
Güneşe , aya , yıldızlara o ilahi Devranı ,
Vahiy eden , o ilahi sesi arayan ,
Yüreğine şırıl şırıl akacak , o ateşi söndürecek,
Saf ve berrak , ilahi bir ırmak arayan ,
Bir yürek düşünün, hüzünlü,
Kulakları tırmalayan o seslerden ,
Sarhoşların ve putların pis nefesinden bunalan,
Semaya biraz daha yakın olmak için,
Nur dağına doğru tırmanan ,
Bazen , yüreğinin onu , bazen onun yüreğini taşıdı,
Kırk yıllık hüznü ve hiç bitmeyen umudu ile,
Bir kulak gibi , yüreğini semaya dayayan,
Semayı dinleyen , semanın da onu dinlediği,
Bir yürek düşünün, umutlu,
Yırtılır sema bir kağıt gibi,
Vakti saati gelmiştir, o büyük vusladın ,
Vaktiydi artık Yar ile Visalın,
İbrahim ile o "Halillulah" ile konuşan o ses,
Devam etti Muhammed (sav) ile konuşmaya,
"İkra" der, Oku,
O yürekte bir sevinç , bir o kadar korku,
Dili tutulur Muhammed’in(sav) ,der ben okuma bilmem,
Hira küçülür, Mekke sanki yok olur ,
Nur dağı o yüreğin içene kaybolur ,
"İkra" der, Oku,
Titrer dudakları , ben okuma bilmem der o ümmi,
"İkra" der , Oku,
İbrahim’den öğrendiklerinden oku ,
Alemleri yaratan Rabbinin adıyla oku .
Akmaya başlar o ilahi yağmurun ilk damlası ,
Semayı titreten şimşekler çakar gibi , her hecesi,
O ilahi ateş , bir yıldırım gibi düşer Mekke’ye ,
İbrahim’den yarım kalanlar ,dökülür hece hece,
Yüreğine nakış edilir harf harf o ilahi cümleler ,
Biter o kırk yıllık hüzün ,
Ateşler içinde kavrulmuş o yüreğe akar ,
İlahi nehrin buz gibi serinliği üşütür onu ,
Koşar Hatice’ye , "Örtün beni !" der, titreyen bir sesle,
Hatice , örter şefkatiyle , siler gözündeki o dinmeyen yaşı,
İlk damlası "İkra " olan o yağmur ,
Damla damla yağdı o yüreğe,
Her damlasında bir yıldırım düşerek ,
Yirmi üç yıl ,
Tam yirmi üç yıl taşıdı o yüreği o Nebi.
İçindeki biriken o akarsuları ,
Başka yüreklere akıta akıta.....
Binlerce yıl sonra bile , bir damlası ziyan olmadan,
Akıyor hala , yürekten yüreğe............
Bir mübarek damlası bile , can veriyor kurumuş yüreklere ,
Can buluyor , çiçek açıyor o yüreklerde yeniden,
Es Selamün Aleyküm ve Aleyküm vesselam....
5.0
100% (2)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.