0
Yorum
7
Beğeni
5,0
Puan
45
Okunma

Geceyi susturdum seninle,
adın bir kor gibi yandı ağzımda,
söylemeyeceğim ama,
söndürmeye de niyetim yok.
Küllerden doğan bir söz vardı içimde,
hem kırılgan hem kor,
hem ölen hem dirilen.
Sen olmasan bu söz ne olurdu,
bir duman, bir his,
bir kapısı olmayan ev.
Aşk senin omzunda uyuyan rüzgârdı o gece,
ne soğuk ne sıcak,
yalnızca sen.
Yarım kalmış cümlelerin en güzeli sendin,
bir çocuğun bilmeden ettiği dua sendin.
Ne umut tam senden önce,
ne hüzün,
ikisi de sen gelmeden eksikti,
ikisi de sen gidince fazla geldi.
İçimde bir kapı açıldı,
sen miydin açan.
Koridorda adımlarım yankılandı,
her gölgede senin yüzün,
her adımda senin sesin büyüdü,
her yankıda senden bir şey kaldı bende.
Senden bir şey mi, benden bir şey mi,
artık bilmiyorum,
ikisi de aynı şey oldu.
Bahçede kelebek ararken
seni buldum çürümüş bir yaprakta.
Şaşırmadım,
ışık sensin,
gittiğin yerde de kalırsın.
Seçtiğim çiçek sendin,
acısı da senin, güzelliği de,
ve o diken,
o diken de seni korumak için oradaydı.
İnsan bunu geç anlar,
ben geç anladım.
Şimdi rüzgârın alnına yazıyorum,
silinmeden önce bilinsin,
bu gece bitmeden duyulsun.
Bir nefeste diriliyorum,
çünkü sen varsın, başka gerekçe aramıyorum.
Bir nefeste kanıyorum,
seni sevmek bu demek, başka kelimem yok.
Bir nefeste susuyorum,
sesin yeter, söz fazla gelir bazen.
Bir nefeste kendime dönüyorum,
ve sen oradasın,
her dönüşün sonunda,
her başlangıcın tam ortasında.
Yahya Doğan
5.0
100% (1)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.