0
Yorum
0
Beğeni
0,0
Puan
62
Okunma
Son bir çırpınışla tutundum uzattığın o dala,
Tam uçurumun en ıssız, en derin kenarında.
Eğer bir gün yorulur da bırakırsan o dalı,
Paramparça dağılırım bu hayatın kucağında.
Sıkıca tutunduğum bu dal, benim son umudum,
Kırarsan eğer, yokluğun karanlığında boğulurum.
Ben gittikten sonra ağlamanın bir manası kalmaz,
Ya şimdi tut ellerimi, ya da bırak olduğum gibi durayım.
Eğer yarı yolda bırakacaksan beni sonunda,
Hiç çıkmayalım bu yolun meçhul yokuşuna.
Varlığın can suyuysa, yokluğun zehir bana,
Gölgeni çekip de bırakma beni bu kışın ortasına.
Ben bütün köprüleri yaktım da geldim kapına,
Başka bir liman, başka bir yol yok artık ardımda.
Eğer sende fırtına varsa, sığınmam rüzgârına,
Yıkılacaksa bu dünya, yıkılsın tek bir bakışınla.
Dost diye bildiklerim vurdu da yıkılmadım ben,
Gözümdeki yaşı silen elin, itmesin beni derinden.
Bu yürek bir kez güvendi, vazgeçmez artık sözünden,
Yeter ki bir şüphe düşmesin o sevda denizinden.
Umut dediğin ince bir ip, koparsa bağlanmaz,
Gönül bir kez kırıldı mı, bir daha iflah olmaz.
Sonradan gelen pişmanlık, gideni geri getirmez,
Aşk dediğin dürüstlüktür, yalanla ömür sürmez.
Şimdi karar senin; ya bahar ol ya da kar boran,
Ya merhem ol yarama, ya da ol beni vuran.
Ama sakın unutma, bu uçurumun ucunda duran;
Senin bir sözünle yaşar, bir sözünle olur talan.
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.