5
Yorum
15
Beğeni
5,0
Puan
265
Okunma

Gelseydin…
Başımı omzuna yaslayacaktım,
anlatacaktım
Sensizlikte nasıl olduğumu..
Gelseydin…
Sana ömrümü hediye edecektim.
El ele tutuşup
bir sabah güneşi selamlayacaktık.
Üstüm başım sen kokacaktın;
böyle her gece elim kolum bağlı
sensizlige ağlamayacaktım.
Gelseydin…
Tepeden tırnağa aşk kokacaktım.
Evim olacaktın,
dizime yatırıp
saçlarını okşayıp
yanağına bir buse konduracaktım.
Gelseydin
Bir kahve kokusu gibi nefesini içime çekecektim
Gülmeyen yüzüm gülecekti,
Gögüs kafesim sen diye carpacaktı.
kafesteki güvercinimi özgürlüğe salacaktım.
Gelseydin…
Lale, sümbül çiçek açacaktı,
bahar içime dolacaktı.
Gül cemalinde huzuru bulacaktım
Baharı müjdeleyecektim
Bagıma bülbüller konacaktı
Şimdilerde dilimin ucunda bir sensizlik senfonisi
Gelseydin
Senli bu şehirde,
hatıralarımız sokaklarında
ayak izlerimiz olacaktı;
kahkahalarımız tutsaklı olmayacaktı.
Yüzüne bakıp adınla başlayan.
bir şiir daha yazacaktım.
Gelseydin…
Kız Kulesi’ne karşı bir bankta oturup.
gözlerinin derinliklerinde kaybolacaktım.
Kulağımızda melodi gibi martıların,
sesini dinleyecektik.
Sahile vuran dalgaların sesiyle
iskeleye yanaşan gemilerin, vapurların
gidiş gelişine dalardık.
Gelseydin
şiirlerimin adı sen olacaktın..
Şimdi kime anlatsam anlar ki yokluğunda
Yok olduğumu..
Ve ben her gecen gün yokluğunla
Biraz daha eksiliyorum
Gelseydin Gelseydin...
Asya Öztürk
5.0
100% (7)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.