20
Yorum
43
Beğeni
0,0
Puan
467
Okunma
Diz çöktüm vaktin en tenha yerinde,
Gök kapıları aralanırken sessizce.
Bir emanet taşıyorum göğüs kafesimde,
Ne yer sığdırabildi beni, ne de gökler;
Sadece bir ’Hicret’ sancısı bu içimdeki.
Avuçlarımda birikmiş duaların serinliği,
Eski bir secdeden kalma huzurla alnım mühürlü.
Biliyorum, her gidiş Sana çıkıyor sonunda,
Ve her durak, bir parça daha eksiltiyor dünyayı bizden.
Işık süzülürken kalbin karanlık dehlizlerine,
Ruhumun pası siliniyor bir ’Ol’ emriyle.
Ne mülk davası kaldı geride, ne de hırsın gölgesi;
Sadece bir avuç toprak,
Ve sonsuz bir rahmetin kapısında bekleyiş...
Güneş batarken ufkun kızıl dudağında,
Bütün kelimeler susuyor, sadece ’O’ kalıyor.
Biz sustukça yankılanıyor hakikat:
Dönüş ancak O’nadır,
Vuslat ancak O’nunladır...
Merdümgiriz
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.