34
Yorum
62
Beğeni
5,0
Puan
558
Okunma

Elimde; kıblesi sen olmuş bir kalem
Hecelerimin ücrasında mahzun hayaller
Pazarlık halindeyken ürkekliğimle üşümüşlüğüm
Suskunluğuma yar edip, şivan hallerimi
Her şiirin deminde seni arıyorum
Uçarı bir ışık giriyor, penceremden içeri
Bakışlarımda; geceyle gündüzün nöbet değişimi
Zühre yıldızı tan vaktini haber verirken
Kapılmışım çehrenin çaresizliğine
Bir mum misali, bakışlarınla eriyorum
Misal mi, masal mı, yoksa mazi mi desem?
Şahidimdir şu sokak, bu şehir şu kızıl nehir
Giderken, sen ahım, sen şahım,
Sen mihrimahımsın, diyemedim ya
Hakikatim hak katında, kabul görsün diye
Sensiz aldığım her nefeste, can veriyorum
Zaman mı, mekân mı?
Ruhumun saksısında zemheri çiçeği!
Bir insan kaç kez ölebilir ki! ne olur söyle güzelim
Söylesene! kaç zaman daha aldatır, insan kendisini
Hani sen koyu kahve kokunla, sessizce çekip gitmiştin
Sen giderken, ben de arkandan baka kalmıştım ya
O günden beri gözlerimden helallik dileniyorum
Hani, ak saçlı bi gönül annemiz vardı,
öyle kendi halinde kendi dünyasında bir nefes
Elinde kirmanı, yün eğirir, eğirdiği yünle de
Göçmen kuşkanatlı motifler örerdi ya
Gönülleri güz yorgunu aşıkların kalp söküğüne…
Sen onun ellerini öpmüştün, O da koklamıştı ya saçlarını…
Mağrurlukla, mahcupluk arası titrese de içim
Ben; gönül anneyle seni, hep aynı karede görüyorum
Simgesi imgesine düşman hecelerle
Bizim vuslata uzak, hislerime tuzak aşk öykümüzü
Bir bilinmez akılla bin akla nakleder olmuşsun
Haliyle çaresiz kalmışım sevda sorgusunda
Dokunma ne olur
Baharı kış eden hallerinle, kutsallarıma
Ki; ben ıskatımı kendi ellerimle veriyorum
Benim yeşilim alım bana
Senin peteğin balın sana
Hani, kendi yolunu çizenin
Kusur kapısı kapalı olurmuş ya
Uyup bu sözün yasasına
Kapatıp hem aşka
Hem de sana dair, kusur kapılarımı
Kanun kaçağı bir şatafatın şafağında
Hayatın keyfini sürüyorum ben
Ve her duam her dileğim de
Senin de aynı keyfi
Aynı keyifle yaşamanı diliyorum sevgili
5.0
100% (29)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.