1
Yorum
4
Beğeni
5,0
Puan
213
Okunma
Gece var,
Ben varım,
Başka kimse yok.
Ne sarılmak istiyorum,
Ne dokunmak,
Ne de konuşmak...
Bir sigara gibi
Yanıp sönüyor benlik,
Umurunda değil şehrin,
Ama gece içiyor,
Gece küfelik…
Ve ben;
Kaldırım taşlarına yaslı bir sürgün,
Cebimde yarım kalmış vedalar,
Bir liman işçisi gibi
Yük boşaltıyorum kalbimden...
Saat kaç bilmiyorum,
Belki iki,
Belki iki yirmi...
Duvar saatinin nabzı ağır,
Benimki ondan da kederli...
Gece saçlarını omuzuma sermiş
Siyah, uzun, nemli,
Uzakta… çok uzakta,
Bir vapur düdüğü deliyor sessizliği
İstanbul birilerini bekliyor şimdi...
Ve kimse gelmiyor şüphesiz,
En çok da bu dar vakitlerde,
Yalnızlık boğuyor içimi,
Sisli, derin, kasvetli,
İstanbul gibi...
Hava tuzlu, hava nemli,
Gece üşütüyor içini,
Ve ben adını söylemeden
İstanbul’a nazire yapar gibi,
Seviyorum seni...
Bu şehir;
İnsanı boğuyor sevgilim,
Yalnızlığı çoğaltıyor,
Ses cümbüşü içinde,
En çok da susanı duyuyor...
Sokak lambaları sarhoş,
Yanımda gölgeler geçiyor,
Adımı fısıldıyorum kendime,
İstanbul kulakların açmış, dinliyor,
Ama insanlar duymuyor...
Kendi kendime,
Yanıt vermiyorum tabi,
Çünkü insan bazen
Kendi sesinden bile ürküyor;
Böylesi anlarda,
En çok da
İçindeki yankıdan korkuyor.
Gece ağır,
Gece çekilmiyor.
Gece Büyük Rakı olmuş,
Yüklendiği omuzlardan
Sabaha kadar inmiyor...
Öyle bir an geliyor ki,
Bütün sözler susuyor,
Bütün kelimeler
Dilimde düğümlenmiş,
Tarifsiz bir çığlığa dönüyor.
Öylesine yorgun ki gözlerim,
Bütün kadın yüzleri,
Birbirine benziyor,
Hepsinde biraz sen,
Ama hiçbiri tamam olmuyor.
Öylesine derin ki kasvet,
Gece bile adını fısıldıyor,
Hayret!
Bütün vedalar,
Bütün ayrılıklar,
Aynı kapıya çıkıyor...
Ve ben anlıyorum ki,
Yalnızlık;
Gelmemesi değildir beklenenin,
Tam aksine gelmeyeceğini bilerek
Bekleyebilmektir...
Ve şimdi sabah olmak üzere,
Ben yine susuyorum.
Yine umursamıyor şehir,
Ama gece sarhoş,
Gece uykusuz,
Gece,
Gelmeyecek olanı bekliyor.
5.0
100% (1)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.