8
Yorum
28
Beğeni
5,0
Puan
236
Okunma

Hangi sonbaharın kızılı düştü
Şehrin camlarına bu akşam?
Kuşlar sustu
Gökyüzü kurşuni bir yorganı
Yavaşça çekti şehrin üstüne...
Sokak lambaları
Islak kaldırımlarda
Sırılsıklam umutlar gibi
Titreyerek yandı...
Seni düşünürken
Zamanın köşesinde sıkışmış
Bir akrep gibi duruyor özlem
Zehrini kustu kusacak...
Beklemek seni
Çınar ağacının dalında
Tek başına asılı kalmış
O son yaprak gibi
Yalnızlığın özünü taşıyor
Rüzgâr vurdukça sallanıyor
İnadına direniş
Bir gün mutlaka
Düşmeden evvel toprağa...
Aynalar tüm kırılganlığıyla
Bana küs
Gittiğin yola ah ederken ben
Hep geliş yoluna yansıtıyorlar
Senin aksini...
Ve sen...
Sen gelince
Birden
Kayıp gitmesen
Ellerimden...
Hangi sonbaharın rüzgârı
Dağıtır bu yığınla düşünceyi?
Artık sensizlik bile
Bizim sessizliğimiz gibi
Birbirine dolanmış iki kökün
Toprak altında
Sonsuza uzanışı...
Hangi sonbahar kavuşturur bizi?
Bilmiyorum...
Bekliyorum usanmadan
Bir tohum sabrıyla
Yeniden...
Yeniden...
Sürgün vereceğimiz o anı....
Çağdaş DURMAZ
5.0
100% (11)