0
Yorum
2
Beğeni
0,0
Puan
433
Okunma
Gurbet ve Hasret
Gurbetin acısı beni yiyip bitirir,
Şu fakir hanede ömrüm sökülür.
Sıla akla düşse bir derttir alır
Bu ne acı durum, bu hâl ne haldir?
Bu hasret, bu mihnet bitmez tükenmez,
İçimi dökmeye mürekkep yetmez.
Ağlasam sızlasam gözyaşım dinmez;
Bu ne acı durum, bu hâl ne haldir?
Dışarıdan görenler berhudâr sanar
Gönlümdeki ateş yandıkça yanar.
Zihnimden çıkmıyor geçmiş anılar;
Bu ne acı durum, bu hâl ne haldir?
Ağlaya ağllaya gözlerim kaldı
Düşüne düşüne gül benzim soldu
Simsiyah saçlarım bembeyaz oldu;
Bu ne acı durum, bu hâl ne haldir?
Düşündükçe aklım, hayalim durur,
Kalbimin ateşi yüzme vurur
Tüm vücudum titrer, bir tuhaf olur;
Bu ne acı durum, bu hâl ne haldir?
Hasretin elinden bitmez bu çile,
Sığmıyor dertlerim kâğıda, dile.
Gözyaşım dönüştü coşkun bir sele;
Bu ne acı durum, bu hâl ne haldir?
Dünya dar geliyor, sanki bir kabir,
Her nefes bin cefa, her ânı kahır.
Dilimde tek hece, o kutsal sabır;
Der ki; şükret, düşme nefsin eline
Toparla kendini gel sen kendine
.
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.