4
Yorum
11
Beğeni
5,0
Puan
590
Okunma

Baş Ağrısı
(1)
Başı ağrıyor dünyanın!
Çiğnenmiş gövdesi halılar gibi
Yıllar boyu
İnsafsızca...
Bir acı inilti kulağıma değiyor rüzgârla
Saba makamından
Bir kısık ses,
Veda şiirlerine benzer türkü;
Taşımış sırtında binlerce yıldır
İnsan denen yükü!
(2)
Başı ağrıyor dünyanın!
Sularda uyumuyor artık yıldızlar,
Rengârenk nakışları ölgün,
Gri bulutlar ardında tutuklu.
Denizde isyan:
Tsunami! Tsunami!
Bir devi uyandırmada deniz.
Herkesin kimsesi var da
Dünya kimsesiz!
(3)
Başı ağrıyor dünyanın!
Bir ağaç kadar hür,
Yıldızlar kadar âli,
Bir seyyah kadar özgür
Değil artık.
Âlem-i beşerde,
Şaşırmış yolu;
Umut sensin, bir el salla Anadolu!
(4)
Başı ağrıyor dünyanın!
Namerde yenilmiş mertlik,
Kutsallığı satın almış para.
Hayret, hiç mi hatırası yok?
Vicdanlar sağır, cüzdanlar derin.
Dünya nereye gidiyor?
(5)
Başı ağrıyor dünyanın!
Kaç dişi sökülmüştür acep çenesinden?
Kaç hançer saplanmış yüreğine?
Bu geceler, bu ahenk
Aşina menevişler değil.
Şen sevdalılar için yayılan şehirlere
Rengârenk ışığı değil;
Ah samanyolu, vah bu ay,
Eski ay değil!
(6)
Başı ağrıyor dünyanın!
Ne güzeldi gelin çiçekleri kırların,
Her gül de ranâ,
Her lale de bir aşk dokunurdu.
En güzel sözlerini
Meczuplar gibi döküverirdi kâğıda şairler.
Kalem mürekkepsiz,
Şair ilhamsız,
Güller edasız,
Lale vefasız,
Bülbüller figanda aşksız...
Isıtmıyor ışıkların ey yıldızlar efendisi!
Üşüyoruz yaz ortasında toprağa sarılı.
Yansak da bir humma sıtmasında,
İnsanoğlu, sen burada olsan bile
Sıcaklığın kutupların kıyısında!
(7)
Başı ağrıyor dünyanın!
Binlerce minik minik alev gibi terler...
İçinde bir hasta görüyorum karşımda,
Yatağı bir mezar gibi heybetli.
Bir soluk nefes giriyor ağzına,
Göğsü bedenine inat yükseliyor.
Dalıp gidiyorum gözlerine;
İki boş delik, kuyular kadar derin ve boğuk.
Ürperiyorum.
Odam kaçmak istiyor yarıya kadar açık pencereden,
Tavan üzerime geliyor gibi,
Döşemeler tavanla benim aramda sıkışmış.
Derken,
Etini terk etmiş iskelet gibi bir elin hareketini görüyorum,
Son bir damla yaş süzülüyor alnından.
Leş gibi koku sarıveriyor odamı.
Kapının arkasında bir ziyaretçi mi var?
Tak! Tak! Vuruluyor kapım.
"Geç kaldın ey ölümlerin efendisi!" diyeceğim.
Açıyorum!
Bütün varlığıyla dünya karşımda!
Ekseninden kaçmış bir çehreyle!
İnsanlığa inat, kararlı bir sesle:
"Artık dönmem!" diyor.
Serhat Aygün Tüfekçi
Not : İnsanlar kıyametten korkarlar asıl kıyametten korkan dünyanın kendisidir.
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.